Tekil Mesaj gösterimi
Alt 12-31-2007, 01:45 AM   #2 (permalink)
ennur
Banned

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 249
Mesajlar: 5.372
Konular: 624
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 66
REP Seviyesi : ennur will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Dârû 'n-Nedve 'de Toplantı

Derhâl bu hususu görüşüp tedbir almak için Dârû'n-Nedve'-de toplanmayı kararlaştırdılar.

Dârû'n-Nedve, Resûl-i Ekrem Efendimizin atalarından Ku-say b. Kâb'ın yaptırdığı, kapısı Kabe'ye bakan konağı idi. Kureyş ileri gelenleri, mühim işlerini hep burada toplanıp konuşur, meşveret ederlerdi.

Peygamber Efendimizin işini görüşmek üzere de daha önceden kararlaştırdıkları günün sabahında Dârû'n-Nedve'de bir araya geldiler.

Bu sırada düzgün giyimli, cin bakışlı bir ihtiyarın kapıda dikilip durduğunu gördüler. Tanımadıkları bu adama, "Kimsin?" diye sordular.

"Necidli bir ihtiyarım." diye cevap verdi adam, "Böyle bir toplantının yapılacağını duymuştum. Ben de katılıp fikirlerimi söylemek istedim. Uygun görüp görmediğim tedbirler hususunda mütalâalarımı beyan etmek istiyorum!"

Kureyşliler, "Olur, gir!" dediler ve onu içeri aldılar. Aslında ihtiyar, insan suretine girmiş Şeytan'dı!

VERİLEN KORKUNÇ KARAR!

Toplantıda 100 kadar Kureyşli bulunuyordu. Alınacak karardan hemen haberleri olmasın diye, Haşîm Oğullarından sâdece İslâm düşmanı Ebû Leheb alınmıştı.

"Muhammed için ne gibi bir tedbir almamız lâzımdır?" diyerek meseleyi görüşmeye açtılar.

Bazıları, "Onu zincere vurup hapsettirelim." fikrini ileri sürdüler.

Necidli bir ihtiyar suretine girmiş olan Şeytan, "Hayır!.." dedi, "Vallahi bu görüşünüz uygun değildir. Siz, onu hapsedecek olursanız, bunu duyan arkadaşları üzerinize yürürler. Onu elinizden çekip alırlar. Onun telkin ve propagandası ile çoğalarak, bu işte size galib gelirler! Siz başka bir tedbir düşününüz!"

Bunun üzerine bazıları, "Onu aramızdan, memleketimizden sürüp çıkaralım! Aramızdan ayrıldıktan sonra nereye giderse gitsin!" dediler.

Necidli ihtiyar tekrar söz aldı ve, "Hayır, vallahi bu düşünceniz de yerinde değildir! Onun sözünün güzelliğini, tatlılığını, getirdikleri ve tebliğ ettiği şeylerin insanların kalblerine hâkim olup durduğunu görmüyor musunuz? Onu aranızdan kovacak olursanız, o da Arap kabileleri arasında dolaşır ve onlara hâkim olur. Sonra da üzerinize yürüyerek, size istediğini yapabilir. Onun için siz başka bir şey düşününüz!" dedi.

Sonunda Ebû Cehil söz aldı ve, "Vallahi ben, onun hakkında hiçbir zaman düşünemeyeceğiniz bir tedbir düşündüm!" dedi.

"Nedir o?.." diye sordular.

Ebû Cehil, "Onu öldürmekten başka çâre yoktur! Bunun için de aramızda her kabileden güçlü kuvvetli birer delikanlı seçeriz. Sonra onların her birine keskin birer kılıç veririz. Hepsi birden onu vurup öldürürler. Böylece ondan kurtulmuş oluruz. Böylece kimin öldürdüğü de belli olmaz. O hâlde, Haşîmîler, bütün kabilelerle çarpışmayı göze alamazlar ve çarnâçar diyete razı olurlar. Biz de diyetini ödeyip meseleyi hallederiz!" diye konuştu.

Necidli ihtiyar kılığına girmiş olan Şeytan ileri atıldı ve, "En doğru fikir ve uygun çâre budur!" dedi.

Diğerleri de Ebû Cehil'in bu görüşünü kabul ettiler ve dağıldılar.387


--------------------------------------------------------------------------------

381 Ibn-i Hişam, Sîre, c. 2, s. 111; ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 226; Buharî,Sahih, c. 2, s. 330; Halebî, Insanû'l-Uyun, c. 2, s. 180.

382 Doç. Dr. İbrahim Canan, Tebliğ Terbiye ve Siyasî Taktik Açılarından Hicret,s. 17.

383 Buharî, Sahih, c. 3, s. 65.

384 Bkz.: Nisa, 97.

385 Doç. Dr. ibrahim Canan, A.g.e., s. 17-16.

386 Halebî, fnsanû'l-Uyun, c. 2, s. 183-184.

387 ibn-i Hişam, Sîre, c. 2, s. 124-126; ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 227; Taberî, Tarih, c. 2, s. 242-243; Süheylî, Ravdû'l-Ünf, c. 1, s. 290-291; ibn-i Seyyid, Uyûnû'l-Eser, c. 177-178; Halebî, Insanû'l-Uyun, c. 2, s. 189-190.
ennur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder