Tekil Mesaj gösterimi
Alt 12-31-2007, 02:01 AM   #4 (permalink)
ennur
Banned

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 249
Mesajlar: 5.372
Konular: 624
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 66
REP Seviyesi : ennur will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Ancak, büyük îman sahibi Hz. Ebû Eyyûb ve zevcesinin gönlü bir türlü rahat etmiyordu. "Fahr-i Âlem alt katta, bizler üst katta!... Bu nasıl olur?" diye düşünüyor ve bundan son derece sıkılıyorlardı.

Hz. Ebû Eyyûb, bir gece uyandı ve bu duygunun tesiriyle bir türlü uyuyamadı. Ufak tefek eşyalarını evin başka tarafına taşıdılar ve orada uykusuz sabahladılar.

Sabah olunca, Hz. Ebû Eyyûb, olanları Efendimize anlattı. Peygamber Efendimiz, yine, "Aşağısı bana daha uygundur." dedi.

Fakat, büyük sahabî buna daha fazla tahammül edemedi ve, "Yâ NebîyyallahL Ben yukarıda, siz aşağıda olmaz!" dedi.Bunun üzerine Resûl-i Kibriya Efendimiz üst kata, Ebû Eyyûb ve zevcesi Ümmü Eyyûb ise alt kata taşındılar.429

Resûl-i Kibriya Efendimiz, Ebû Eyyûb el-Ensârî Hazretlerinin mütevazi evinde tam yedi ay ikamet buyurdu. Bu zaman zarfında Medineli Müslümanlar (Ensâr), bu eve yemekler taşımada ve Efendimizin ihtiyaçlarını yerine getirmede birbirleriyle âdeta yarışırlardı.

Resûl-i Ekrem 'in Soğan ve Sarımsak Kokusundan Hoşlanmaması

Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin evine yerleşen Fahr-i Âlem E-fendimize, Medineli Müslümanlar her gün muntazaman yemek getirirlerdi.

Hz. Ebû Eyyûb ve ailesi ise, devamlı akşam yemeklerini hazırlarlardı. Hazırladıkları yemeklerden geri kalanını ise teberrüken yerlerdi.

Yine, bir gece, soğanlı veya sarımsaklı bir yemek yapıp göndermişlerdi.

Resûlullah, yemeği, geri çevirdi!

Ebû Eyyûb (r.a.), yemekte Resûlullah'ın parmaklarının izini görmeyince feryad ederek yanına gitti ve, "Yâ Resûlallah!.. Anam babam sana feda olsun! Sen akşam yemeğini geri çevirdin!" dedi.

Resûlullah, "O sebzede bir koku hissettim, ondan yemedim. Ben, arkadaşım Cebrail'i rahatsız etmek istemem!" buyurdu ve ilâve etti: "İnsanı rahatsız eden şeyden, melekler de rahatsız olurlar."

Bunun üzerine Ebû Eyyûb, "Yâ Resûlallah!.. Yoksa o yemek haram mıdır?" diye sordu.

Müslim, Sahih, c. 6, s. 127.

Resûl-i Ekrem Efendimiz, "Hayır!.. Fakat, ben kokusundan dolayı ondan hoşlanmadım."430 buyurdu.

Ebû Eyyûb Hazretleri de, "Senin hoşlanmadığın şeyden ben de hoşlanmam!" dedi.431

Mucizeli Bir Yemek Ziyafeti

Resûl-i Kibriya Efendimizin, Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin evinde kaldığı sıradaydı.

Hz. Ebû Eyyûb, Nebîyy-i Muhterem Efendimizle Hz. Ebû Bekir-i Sıddık'a kâfi gelecek iki kişilik yemek yapıp getirmişti.

Peygamber Efendimiz, ona, "Git, Ensâr'ın eşrafından bana 30 kişi çağır!" diye emretti.

Hz. Ebû Eyyûb emri yerine getirdi. Otuz kişi gelip yediler. Sonra yine ferman etti: "Altmış kişi daha çağır!"

Hz. Ebû Eyyûb, 60 kişi daha davet etti. Onlar da gelip yediler.

Efendimiz sonra tekrar, "Yetmiş kişi daha çağır!" diye ferman etti.

Hz. Ebû Eyyûb bu emri de yerine getirdi. Yetmiş kişi daha gelip yediler.

Ve Hz. Eyyûb der ki:

"Kablarda yemek daha kaldı. Bütün gelenler o mucize karşısında Islâmiyete girip biat ettiler. O iki kişi için yaptığım yemeğimden 180 adam yediler!"432

Bu, Resûl-i Kibriya Efendimizin, mucizeli bir yemek ziyafetiydi. Berekete dair olan bu mucizeler gösteriyor ki, "Muham-med-i Arabî (a.s.m.), umuma rızık veren ve rızıkları halkeden bir Zât-ı Rahîm ve Kerîm'in sevgili memurudur, pek hürmetli bir abdidir ki, rızkın envaında, hilâf-ı âdet olarak, ona hiçten ve sırf gaybtan ziyafetler gönderiyor."433

HİCRİ TARİH

Resûl-i Kibriya Efendimiz, Medine'ye hicret ettiklerinde, Müslümanların kullandıkları kendilerine mahsus bir tarihleri yoktu. Bunun üzerine Efendimizin hicretini başlangıç kabul ederek, "Resûlullah'ın gelişinden bir ay, iki ay sonra..." diye hicrî tarih kullanmaya başladılar.

Hz. Resûl-i Ekrem'in dar-ı bekaya irtihâline kadar da bu suretle kullanıldı. Fakat, sonra kesildi, kullanılmadı. Hz. Ebû Bekir'in hilâfeti zamanı ile Hz. Ömer'in hilâfetinin dört senesi böyle geçti. Sonra resmî muameleler ve medenî münâsebetlerin vakitlerini belli etmeye ve tâyinine ciddî gerek duyuldu.

Bunun üzerine Hz. Ömer, ashabı topladı, onlarla istişare etti.

Sa'd b. Ebî Vakkas Hazretleri, Peygamberimizin vefatı zamanının esas alınmasını; Talha b. Ubeydullah Hazretleri, E-fendimizin peygamber olarak gönderiliş tarihini; Hz. Ali, Resûl-i Kibriya'nın Medine'ye hicretlerini; başkaları ise, Efendimizin doğum gününün tarihe başlangıç olarak kabul edilmesini teklif ettiler.

Hicret'in 17 veya 16. yılında toplanan bu şûranın müzâkereleri neticesinde, Hz. Ali'nin teklifi üzerine ittifak edildi. Ancak, hangi ayın başlangıç olarak kabul edileceği hususunda bir mutabakata varılmadı. Abdurrahmân b. Avf Hazretleri, "Haram Aylar"ın ilki olduğu için Receb'i; Talha b. Ubeydullah, Müslümanların mübarek ayıdır diye Ramazan'ı; Hz. Ali (r.a.) ise, sene başıdır diye Muharrem'i başlangıç olarak teklif etti. Bu hususta da yine Hz. Ali'nin teklifi kabul edildi.

Böylece, Kamer senesi esas ve hicret tarihi başlangıç kabul edilerek, Müslümanlar kendilerine mahsus bir takvim tanzim etmiş oldular.434


--------------------------------------------------------------------------------

413 ibn-i Hişam, A.g.G., c. 2, s. 137; Ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 233.

414 Ibn-i Hişam, A.g.e., c. 2, s. 138; ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 233.

415 Halebî, insan, c. 2, s. 233.

417 Ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 3, s. 227-229.

418 Bakara, 207.

420 Ibn-i Hişam, A.g.e., c. 2, s. 147.

421 Halebî, İnsanû'l-Uyûn, c. 2, s. 58.

422 Müslim, Sahih, c. 8, s. 236; Taberî, Tarih, c. 2, s. 248.

423 Ibn-i Mâce, Sünen, c. 2, s. 612.

424 ibn-i Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 235; Buharî, Sahih, c. 2, s. 335.

425 ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 236; Buharî, A.g.e., c. 2, s. 335.

426 ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 234; Buharî, A.g.e., c. 2, s. 337.

427 ibn-i Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 234.

428 İbn-i Hişam, Sîre, c. 2, s. 143-144.

430 ibn-i Hişam, Sîre, c. 2, s. 144.

431 Müslim, Sahih, c. 6, s. 126-127.

432 Kaadı iyaz, eş-Şifa, c. 1, s. 563; Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbat, s.117.

433 Bediüzzaman Said Nursî, A.g.e., s. 123.

434 ez-Zebidî, Tecrid-i Sarih, Tere, c. 10, s. 120-121.
ennur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder