Tekil Mesaj gösterimi
Alt 04-11-2008, 12:46 AM   #2 (permalink)
Lieclillah
Super Moderator

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
Lieclillah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1461
Mesajlar: 1.572
Konular: 324
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 6
REP Seviyesi : Lieclillah is an unknown quantity at this point
İletişim
Takımı
Saat
Siz hayattakilere İLK ve SON TAVSİYEMİZ:


“ÖMRÜNÜZÜ ÖYLE GEÇİRİNİZ Kİ; KABRİNİZ SİZİN İÇİN KÜÇÜK BİR CENNET OLSUN...”


"Dünya derdiyle bitap düştüğümüz şu hengamelerde nazarımızı ahirete tevcih etmenin vakti gelmedi mi?..

Saniyeler aleyhimize hızla işlemekteyken durmak bilmeyen zamanın kollarında ne vakit, kaç yaşında geleceği belli olmayan bir ölüm hadisesiyle karşı karşıyayız.


Peki ölüm öldürülebilir mi? Cevabı, içinde bulunduğumuz asrın hal ehli Bediuzzaman Said Nursi Hazretlerinden:


“…. MADEM ÖLÜM ÖLDÜRÜLMÜYOR ve KABİR KAPISI KAPANMIYOR..”

Evet en büyük meselemiz, MEYDANA GELMESİ “MUHAKKAK” OLAN ÖLÜME ÇARELER ARAMAKTIR.

Ölümü madem öldüremiyoruz öyle ise ölümü halk eden Hâlık’ın bizden ne istediğini ve neler vaat ettiğini bilmemiz gerekiyor. Sual de cevap da Üstad Bediuzzaman’dan:


“Mâdem herşey elimizden çıkacak, fâni olup kaybolacak. Acaba bâkiye tebdil edip ibka etmek çaresi yok mu?”.

“Evet. Var”

“Sual: Nedir?”

“Elcevab: EMANETİ HAKİKİ SAHİBİNE SATMAK..”


Peki biz, bize verilen canımızı, malımızı bize bunları veren, bunların asıl sahibi olan Allah için kullandığımızda, ilahi ferman olan Kur’an lisanıyla “emaneti sahib-i hakikisine” sattığımızda kârımız ne olacak?

Sözü yine Üstadımıza havale ediyoruz:


“Fâni mal, beka bulur…”. ”Cennet gibi bir fiyat veriliyor”.

Acaba bu ücret az mıdır ki biz hala gaflet sarhoşluğunda naralar atıyoruz ve hiç ölemeyecekmiş gibi dünyaya bütün himmetimizle çalışıyoruz.

Dünyanın bu çürüyüp pis kokan kokularını MİSK-Ü AMBER diye yüzümüze dürüyoruz.


Gül-i Muhammedî (s.a.v) kokusuna ne zaman hasret duyacağız?

Yoksa Allah’ın vadinden şüphemiz mi var? Haşa ve kella.

Ya; insanoğlu BU DÜNYAYA İNSAN NEDEN GELDİ ve NEDEN GİDİYOR ve NEREYE SEVK OLUNUYOR?

İman beraatıyla, iman senediyle ALLAHIN HUZURUNA gittiğimizde, Allah’ın rahmetinden vaat ettiği şeyler nelerdir acaba?

Aksi durumunda başımıza neler gelecek biliyor muyuz? Nazarımızı tekrar üstadımıza kalbediyoruz:


“Şu zamanda her mü'min için, belki herkes için küre-i arz kadar bir bâkî tarla ve o tarla baştan başa bahçeler ve kasırlarla müzeyyen ebedî bir mülk almak; ve o mülkü kazanmak veya kaybetmek dâvası açılmış.

Demek, her birtek adamın başına öyle bir dâva açılmış ki: Eğer İngiliz ve Alman kadar serveti ve kuvveti olsa ve aklı da varsa, yalnız o dâvayı kazanmak için bütününü sarfedecek.


Elbette o dâvayı kazanmadan evvel başka şeylere ehemmiyet veren dîvânedir.”

Üçüncü alternatifi olmayan bir müsabakanın içerisindeyiz: Kazanmak ya da kaybetmek!

Adem (a.s.) zamanından bu yana çok şeyler değişti; binekler, elbiseler, asırlar.. Hatta hayaller bile.


TEK DEĞİŞMEYEN NEDİR?


“Ey nefsim! Deme: “ZAMAN DEĞİŞMİŞ, ASIR BAŞKALAŞMIŞ, HERKES DÜNYAYA DALMIŞ, HAYATA PEREŞTİŞ EDER. GEÇİM DERDİ İLE SARHOŞTUR.”

Çünkü: ÖLÜM DEĞİŞMİYOR.. AYRILIK, BEKAYA KALBOLUP BAŞKALAŞMIYOR.. İNSANIN ACİZLİĞİ VE FAKİRLİĞİ DEĞİŞMİYOR, ZİYADELEŞİYOR.. İNSANIN YOLCULUĞU KESİLMİYOR, DAHA HIZLANIYOR..”



ECEL TOKADINI YEMEDEN, AKLIMIZI BAŞIMIZA DEVŞİRMENİN ZAMANI GELDİ DE GEÇİYOR..

BELKİ; GAFLETE DÜŞMEKLE HATA YAPTIK AMA ARTIK BU SARHOŞLUKTAN UYANMANIN DA ZAMANI GELDİ; GEÇİYOR.

KAYBEDEN ÇOK ŞEY KAYBEDECEK… AMA KAZANAN ÖYLE ŞEYLER KAZANIYOR Kİ:


"ÖYLE BİR RAHMAN, BÖYLE BİR ALEMDE, ÖYLE HAS KULLARINA, ÖYLE İKRAM EDECEK; NE GÖZ GÖRMÜŞ, NE KULAK İŞİTMİŞ, NE İNSAN KALBİNE HUTUR ETMİŞTİR.. AMENNA



"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." (Bakara Sûresi, 2:32.)

"Duâları ise şu sözlerle sona erer: 'Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." (Yûnus Sûresi, 10:10.)

EY RABBİMİZ!.. BİZLERİ; NEFİS ve ŞEYTANIN ŞERRİNDEN ve KABİR AZABINDAN ve CEHENNEM ATEŞİNDEN MUHAFAZA EYLE ve CENNETÜ’L-FİRDEVSTE MES’UD KIL!.... AMİN AMİN AMİN

“Asra yemin olsun ki, insanlar mutlaka ziyandadır.. Ancak; iman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine hep hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna..” (ASR SURESİ)



EL-FATIHA...

...Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...

YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Lieclillah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder