|
Super Moderator
Profilime Git
|
Geceleyin sizi vefat ettirir; uyutur, kendinizden geçirir, nefislerinizi sizden alır
 |
|
 |
 |
Uyku bir yokluk değil dinlenme vaktidir.
Ayeti kerimede uyku ölüme benzetilmiştir.
وَهُوَ ٱلَّذِى يَتَوَفَّٮٰڪُم بِٱلَّيۡلِ وَيَعۡلَمُ مَا جَرَحۡتُم بِٱلنَّہَارِ ثُمَّ يَبۡعَثُڪُمۡ فِيهِ لِيُقۡضَىٰٓ أَجَلٌ۬ مُّسَمًّ۬ىۖ ثُمَّ إِلَيۡهِ مَرۡجِعُكُمۡ ثُمَّ يُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Ve huvellezî yeteveffâkum bil leyli ve ya’lemu mâ cerahtum bin nehâri summe yeb’asukum fîhi li yukdâ ecelun musemmâ(musemmen), summe ileyhi merci’ukum summe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn.
O’dur ki geceleyin uykuda sizi kendinizden geçirip alır, gündüzün ne işlediğinizi bilir.
Mukadder olan ömür müddetiniz doluncaya kadar, bu bilincinizi alıp,
gündüzün sizi uyandırma sürecini devam ettiren de O’dur.
Bu sürecin sonunda da dönüşünüz O’na olacak
ve O size yaptıklarınızı bir bir bildirip karşılığını verecektir.
(En’âm, 60)
O Allah, o kâdirdir ki geceleyin sizi vefat ettirir;
uyutur, kendinizden geçirir, nefislerinizi sizden alır, kabzeder,
ve o halde gündüzün kazandığınız, elinizle yaptığınız, elde ettiğiniz şeyleri,
siz bilmezken, O bilir.
Yani, siz o gün uyumazdan önce organlarınızın hareketleriyle birtakım tesirler icra etmiş, işler yapmış,
maddî veya manevî, hayır veya şer birtakım şeyler kazanmış bulunuyorsunuz ki, bunlar sizin amellerinizdir.
Bedenininizin, organlarınızın yıpranması, yaralanmış olması da bu kazanılmışlar cümlesindendir.
Siz gündüzün uyanık iken kazandığınız ve hatta kendi elinizle yaptığınız bu işlerin bir kısmını bilmezsiniz de, bazısını bilirsiniz.
Fakat gece oldu mu Allah düşünme yeteneğinizi sizden alır,
siz ölü gibi kendinizden geçersiniz, şuur ve idrakinize sahip ve malik olamazsınız.
O zaman gündüzün bildiklerinizi ve kendi eseriniz olmak üzere en yakın bildiklerinizi bile bilemez olursunuz.
Halbuki siz böyle ölü bir halde iken Allah onların hepsini bilir.
Sonra gündüzün yine sizi diriltir.
Bedeninizde zedelenen, uzuvlarınızdan ölen kısımlarınızı uykuda haberiniz olmadan telafî ederek yeniler
ve sizden aldığı şuur ve idraklerinizi yine sabahleyin size geri verip
önceki gibi maddî ve manevî hayatınızla sizi tekrar diriltir,
uyandırır ve o zaman siz geceyi gündüzü farkeder,
kendinizi ve geçmiş kazançlarınızı hiç kaybetmemiş,
arada hiçbir durgunluk fasılası geçmemiş gibi bilir tanırsınız.
Bunun, düşünüp anlayanlar için manevî hayat açısından
açık ve seçik öldükten sonra dirilme olduğu apaçık olduktan başka,
maddî hayat bakımından da böyledir.
Her iki hayat, her gün, her gece ve hatta her ân
böyle rûhânî ve cismanî bir "öldükten sonra dirilme" içindedir.
Bunu, birçokları mecazî bir mânâ ile dirilme kabul ederlerse de
ciddî bir şekilde ilmî bir gözle bakıldığı zaman,
bunun tam mânâsıyla bir "ba's" (dirilme) olduğu ortaya çıkar.
Bir yaprağın, bir tanenin, bir taşın düşmesiyle yıldızların hareketlerindeki düşme
ve genel çekim aynı mânâda nasıl bir ve ondan bunları çıkarmak nasıl ilmî ise,
uyuyup uyanmaktan öldükten sonra dirilmeyi anlamak ondan daha açık bir gerçektir.
Gayet normal bir mesele gibi görünen uyuyup uyanmak meselesi,
gerek organların görevleri ilmi ve gerek psikoloji ilmi açısından
son derece dikkate şayan ve öneme haizdirler.
Her gün yıpranıp ölen organ kısımlarının ve her gece duran
ilmî idraklerin tekrarlanması ve aynılarının geri verilmesi içinde,
gidip gelerek aynı hayatı devam ettirme ve aynı nefsin şahsiyet ve birliğini ifade edip durması,
ilâhî hikmet ilmi bakımından, ruhun bizzat bir ve ebedî oluşuna delaletten önce Allah'ın varlığına,
bâkî oluşuna, birliğine, tekrar ve iade edilen ruh ve cisme ait
tam mânâsıyla öldükten sonra diriltme kudretine delalet eden şahidler ve kesin delillerdendir ki,
bununla ölümden sonra dirilmenin yalnız mümkün olması değil,
bilfiil vaki olduğu da görülüp durmaktadır.
İşte Allah, insanları her gece böyle vefat ettiriyor
ve onlar uyurken maddî manevî neleri varsa hepsini biliyor
ve ertesi gün aynen iade edip diriltiyor ki, takdir edilmiş bir ecel tamamlansın,
yazılmış olan vakit, ömür tamam olsun.
Bu böyle olduğu gibi, sonra o saat gelince dönüşünüz yine O'nadır.
Nihayet yine yalnız O'na dönersiniz.
Ondan sonra da O size bu hayatta yaptıklarınızı haber verecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri
|
|
 |
|
 |
|