05-12-2008, 07:40 PM
|
#1 (permalink)
|
|
Super Moderator
Profilime Git
|
'Güneş'i Tanimayinca 'aynadaki Güneşe" Aşik Olmak!!!
 |
|
 |
 |
Bazı eblehler var ki,
güneşi tanımadıkları için, bir âyinede güneşi görse, âyineyi sevmeye başlar.
Şedid bir his ile onun muhafazasına çalışır. Tâ ki içindeki güneşi kaybolmasın.
Ne vakit o ebleh; güneş, âyinenin ölmesiyle ölmediğini ve kırılmasıyla fena bulmadığını derketse (ANLASA),
bütün muhabbetini gökteki güneşe çevirir.
O vakit anlar ki, âyinede görülen güneş; âyineye tâbi değil, bekası ona mütevakkıf değil..
belki güneştir ki, o âyineyi o tarzda tutuyor ve onun parlamasına ve nuruna meded veriyor.
Güneşin bekası onunla değil; belki âyinenin hayatdar parlamasının bekası, güneşin cilvesine tâbidir.
Ey insan!
Senin kalbin ve hüviyet ve mahiyetin, bir âyinedir.
Senin fıtratında ve kalbinde bulunan şedid bir muhabbet-i beka, o âyine için değil ve o kalbin ve mahiyetin için değil..
belki o âyinede istidada göre cilvesi bulunan Bâki-i Zülcelal’in cilvesine karşı muhabbetindir ki,
belâhet yüzünden o muhabbetin yüzü başka yere dönmüş.
Madem öyledir. “Ya Bâki Ente-l Bâki” de.
Yani madem sen varsın ve bâkisin; fena ve adem ne isterse bize yapsın, ehemmiyeti yok!..
ONDÖRDÜNCÜ NOTA - İKİNCİ REMİZ
|
|
 |
|
 |
|
|
|