Resulullah'in (sav) Zahir isimli bir sahabesi vardı.Zahir çölde yaşardı.
Ara sıra Allah Resulune,çöl,çiçek meyvelerinden hediyeler getirir,Peygamberimiz de onu çölde lazım olabilecek hediyelerle sevindirirlerdi.
Efendimizin şakalaştığı sahabelerden biri de Zahir idi.Onun için Peygamberimiz:
-Zahir bizim çölümüz,biz de onun şehriyiz..buyururlardı.
Ticaretle ugraşan Zahir,yine bir gün bir şeyler satmak amacıyla şehre gelmişti.
Resulullah Efendimiz,o görmeden arkasından gelip,kollarından tuttuktan sonra gözlerini kapadılar.Zahir,telaşlı bir şekilde:
-Kimsin? Beni bırak,diyerek geri döndü.Peygamberimiz oldugunu görünce de sevindi ve başını Resulullahın şefkatli sinesine koydu.Allah Resulü şakalarına şu soruyla devam ettiler:
-Bu köleyi kim satın alır?
Bu soruya Zahir:
-Pek alıcı bulamazsınız,benim ne degerim olabilir ki?diye cevap verince,
Peygamberimiz şöyle buyurdular:
-Sen görünüşte belki öylesin,fakat Allah karında değeri yüksek,
pahası ağır bir kölesin...
