 |
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA: Zamanın birinde çok salih bir genç vardı.yaşadığı ülkenin yöneticisinin oğluydu.bu gencin ayağında daima bir ağrı vardı.kimse onu tedavi edemiyordu.birgün pencereden dışarı seyrederken, elinde çantasıyla sokaklarda hekim geldi,hekim geldi,diye bağıran nur yüzlü bir amca gördü.amcayı yanına çağırır.amca der yıllardır benim ayağımda bir ağrı var kimse beni iyileştiremedi.benim ilacım sende varmı acaba.Var evladım dedi, hekim amca.ayağını uzat bir bakıyım der, hekim amca.sağ eliyle bismillah deyip gencin ayağına dokunur ve ona sorar şimdi nasıl.genç cevap verir ayağım iyi oldu fakat ağrı bacağıma çıktı, hekim amca bu sefer bacağına dokunur şimdi nasıl der genç şaşkın bir şekilde şimdide göğsüme çıktı der.hekim amca şimdi tamamıyla kurtulacaksın der ve O mübarek elleriyle çocuğun göğsüne masaj yapar.Ağrılardan tamamıyla kurtulur.Genç ona sorar amca borcum ne kadar, borcun yok evladım der.ben Allah rızası için yaptım der.Vedalaşıp dışarı çıkar.dışarı çıkar çıkmaz evden feryatlar,figanlar yükselir.Hekim amca tekrar eve girer ve o salih gence sorar ne oldu?Bende anlamıyorum amca annem,babam,kız kardeşlerim,sanki ben ölmüşüm gibi üzerime ağlıyorlar.onlarla konuşuyorum bana cevap vermiyorlar.Ben burdayım diyorum sanki beni duymuyorlar.hekim onu teselli eder,istiyorsan biz şu yan odaya geçelim durumu anlayıncaya kadar.yan odaya geçerler.genç bir ara pencereden dışarı bakarki evden bir cenaze çıkarıyorlar!hekime sorar bu cenazede kimin?hekim cevap verir,evladım merak ediyorsan bizde arkasından gidelim der.hekimle beraber mezarlığa doğru giderler.Mezarlığa vardıklarında salih genç gözlerine inanamaz!mezarlığın içinde, hayatında hiç görmediği güzellikte muhteşem bir köşk altından,yakuttan,elmastan duvarlarıyla kendine aşık ediyodu adete.heyecanla hekime sordu!Amca bu kimin dedi.Hekim benim dedi.İstiyorsan sana içini gezdireyim der.o genç cenazayi bile unutmuştu ve hekim onu köşkün kapısından içeri sokar genç öyle kendinden geçer ki aşık olur o köşke.hekim ona bir teklifte bulunur madem bu köşkü bu kadar beğendin ozaman burasını sana vereyim.yalnız bir şartım var sana. pencereden bak haala ailen mezarlıkta sen onlarla geri dönmiyeceksin anlaştıkmı der,o da anlaştık der ve hekim ondan ayrılır.gencin karnı çok acıkmıştır,tam o sırada kapı çalınır,kapıyı açar,bir bakarki ona altın tepside hiç görmediği yemekler ve yemeği getiren genç bir kız okadar güzelki,boynundaki inciler gözleri kamaştırıyor,salih genç acıktığını unutuyor böyle güzellik karşısında.sen kimsin diyor.ben senin hurinim diyor ve ekliyor,Allah beni senin için yarattı der.genç inanmaz sen şakamı yapıyorsun,ben ölmedimki bak annem babam mezarlıkta akrabalarım orda ben on dakikadır burdayım der.huri ona cevap verir sen tam 500 yıldır vefat etmişsin o seni iyileştiren hekimde Azrail(as)dı.Allah seni okadar sevdiki sana ölümü hiç hissetirmedi.yalnızlık çekmiyesin diye annen babanı daima mezarlıktaymış gibi sana gösterdi.genç sorar ben bu makamı nasıl hakettim?hurisi cevap verir.sen nerde olsaydın daima içinden Allahı zikrederdin çarşılarda, pazarlarda,herkes dünya alışverişindeyken,gafletteyken sen rabbini kalbinle Allah,Allah,Allah damla damla zikrederdin daha sonra bütün namazlarında misvak kullanırdın.Son olarakta baban çok zengindi sen hergün babanın hazinesine girer 100 altın alır nerde bir fakir,bir fukara,bir kör,bir sakat,birdüşkün varsa onları bulup o altınları onlara dağıtırdın yardım ederdin.bu üç şeyden dolayı Allahü Teala sana bu dereceyi ihsan etti. selam ve dua ile(Mehdix).
|
|