Geri git   > ISLAM ONDERLERI > Alim-Evliya-Seyh
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et





Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-07-2008, 02:50 PM   #1 (permalink)
Kidemli üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2225
Mesajlar: 87
Konular: 51
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 17
REP Seviyesi : enam32 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Mevlana mezarının bilinmeyenleri...

Hazreti Mevlana'nın mezarına bugüne kadar sadece bir kişi girebildi. Giren kişi çıktıktan sonra bir daha bir daha konuşamadı.

Hz. Mevlana'nın yaşarken dergah olarak kullandığı ve 1926 yılında Atatürk tarafından müzeye çevrilen Mevlana Müzesi sadece Hz. Mevlana'nın türbesinin bulunmasıyla değil, içinde barındırdığı ilginç özellikleriyle de insanların ilgisini çekiyor.

Bugün müze olarak kullanılan Mevlana Dergahı'nın yeri, Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi iken bahçe, Sultan Alaeddin Keykubad tarafından Mevlana'nın babası Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'e hediye edilmişti. Hz.Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince Mevlana'nın oğlu Sultan Veled, Mevlana'nın mezarı üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiş, "Kubbe-i Hadra" (Yeşil Kubbe) denilen türbe 8 kalın sütun üzerine 130 Bin Selçuki dirhemine Mimar Tebrizli Bedrettin'e yaptırılmıştı. Mevlevi Dergahı ve Türbe 1926 yılında "Konya Asar-ı Atika Müzesi" adı altında müze olarak hizmete başladı, 1954 yılında ise müzenin teşhir ve tanzimi yeniden gözden geçirilmiş ve müzenin adı "Mevlana Müzesi" olarak değiştirildi.

MÜZENİN BİLİNMEYEN ÖZELLİKLERİ

Mevlana Müzesi gerek mimarisinde gerekse müze içinde bulunan ilginç tarihi eserler ile gizemini hala saklıyor. Özellikle mimarisinde ve dergah içindeki eserlerin yapım malzemelerinin o günün özelliklerine göre oldukça ileri bir safhada olması dikkat çekiyor. Binanın inşası sırasında inşaa malzemesinin içine hem yapı sağlam olsun hem de karıncalar içeri girmesin diye inşaat ustaları tarafından yumurta akı katıldı. Bu sayede duvarlara çivi bile çakarken zorlanacak kadar sağlam bir yapı elde edilirken karınca ve böceklerin dergah içine girmesi engellendi. Ayrıca müze içinde yapılan özel bir düzenek ile mum isleri ve insanların ağzından çıkan su buharı bir yerde toplanarak yapıya ve müze içindeki eserlere nemden dolayı zarar gelmesi engellendi.

Müzede şu an sergilenen ve zamanında Mevleviler tarafından kullanılan el yazması Kur'an-ı Kerim'ler, hem nemden etkilenmesin hem de güveler yemesin diye mum isi ile yazıldı. Bu sayede 11. Yüzyıldan bu yana dergahtaki birçok Kur'an-ı Kerim bugün bile hala bozulmadan durabiliyor. Ayrıca müze içine örümceklerin girmemesi ve yuva yapmaması için müzenin muhtelif yerlerine devekuşu yumurtaları asıldı. Bu yumurtalar sayesinde müzenin içine hiç bir koşulda örümcek giremiyor.

ZAMANININ ÖTESİNDE BİLİM MALZEMELERİ
Hz. Mevlana zamanında Mevlevilerin musiki ile ilgilendikleri tarihi belgelerde belirtiliyor. Müze içinde yer alan bir bölümde Mevlevilerin o zamanlar musiki yapmak için kullandıkları müzik aletleri sergileniyor. Bu aletler içinde bulunan keman ise özellikle dikkat çekiyor. Dünyadaki tek 8 telli keman olan bu kemanın Türk Musikisinde bulunan bütün makamların rahatlıkla çalınabildiği nadir kemanlardan olduğu belirtiliyor.

yrıca Galileo'nun "Dünya Yuvarlaktır" diye ortaya attığı tezi nedeni ile Engizisyon mahkemesinde yargılanıp işkence gördüğü ve asıldığı o yıllarda dergahta eğitim gören Mevlevilere dünyanın yuvarlak olduğu gerçeği hazırlanan küçük dünya küresi ile uygulamalı olarak anlatılıyordu. Müzede bulunan seccadelerde ise Pablo Picasso'nun fikir babalığını yaptığı iddia edilen soyut resim örneklerinden Picasso'dan yüzyıllar önce bulunması ise dikkat çekici özelliklerden birisi.

Hz. Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat edince türbesi Dergahın içine yaptırıldı ancak Mevlana'nın asıl mezarı sandukasının aşağısında yer alıyor. Yaptırıldığı yıldan beri Mevleviler dahil kimsenin girmediği bu mezara rivayete göre sadece bir kişi girebildi.

Mevlana'nın türbesini ziyaret ettiğinde dergahta bulunanlara mezara girmek istediğini söyleyen ve bütün ısrarlarına rağmen mezara girmesine izin verilmeyen Sultan 4. Murat bunun üzerine elindeki tespihi, ağzı açık olan mezar yerinin içine atmış ve tespihini düşürdüğünü ve birinin gidip almasını istemiş. 7 yaşındaki bir çocuk mezara indirilerek tespih aldırılmış. Mezar yerine girip çıkan çocuğun dilinin tutulduğu ve o günden sonra bir daha konuşamadığı rivayet ediliyor. O günden sonra mezar yerinin üzeri betonla kapatılıp üzeri kurşunla kapatıldığı ve kimsenin mezara girmediği ifade ediliyor...

ALINTI

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِي BİSMİLLAH,,HER HAYRIN BAŞIDIR



Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttakî olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
ENAM SURESİ
32.AYET
enam32 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-11-2008, 03:07 PM   #2 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
en'am32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2403
Mesajlar: 685
Konular: 197
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 26
REP Seviyesi : en'am32 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Mevlana'nın Muhteşem Namaz Değerlendirmesi

Mevlana'nın Muhteşem Namaz Değerlendirmesi

--------------------------------------------------------------------------------
Namaza tekbir getirip başladıklarında, kurban misali bu alemden çıktılar. Çünkü imamın 'Allahü ekber' demesinin manası şudur:

- İlahi! .. biz senin huzurunda kurban olduk!...

O sırada beden İsmail, can da İbrahim (sav) gibidir ki can, bedenin heva ve hevesini kesmek için tekbir getirmiştir.

İşte o zaman beden, şehvetlerden ve hırslardan ölüp kurtulmuş, kul namaza başladığında :

- Bismillâhirrahmânirrahim, diyerek boğazlanmıştır.

Namaz kılanlar kıyamet gününde Allahu Teâla'nın huzurunda nasıl ki saflar halinde duracaklar, aynen o şekilde nefislerini hesaba çekerek, Rablerine yalvararak gelirler.

Allah'ın huzurunda göz yaşı dökerler. Kıyamet gününde kabirden kalkıp mahşer yerinde dikilir gibi namazda kıyam ederler. Cenab-ı Hak onlara şöyle der :

-Sana verdiğim süre içinde ne kazandın, bana ne getirdin ?
-Ömrünü hangi amelde bitirdin ?
-Rızkını ve kuvvetini hangi işte tükettin ?
-Gözünün cevherini nerede eskittin ?
-Beş duyu organını nerede kullandın ?
-Sana bel ve kazma gibi el, ayak verdim. Ben onları kendi lütfum ile bağışlamıştım. Ne oldular ?

Onlar bu halde iken sorular ardı ardına gelir. Soruya muhatap olan utancından iki kat olup rüku halini alır. Zira utandığından ve ayakta duracak hali kalmadığından, Allahu Teâla'yı tesbih eder :

-Sübhane Rabbiyel Azim, der. Cenab-ı Hak :

-Ey Kulum ! Başını kaldır da sorularıma cevap ver, diye ferman eder.

Kul mahcup bir halde başını kaldırır ama ayakta duramaz.Hemen secdeye kapanır. Bu kez ona :

-Secdeden başını kaldır, yapmış olduklarını anlat, denir.

Fakat kul, mahcup olarak başını secdeden bir ara kaldırsa da duramaz. Hemen yüz üstü kapanır. Cenab-ı Hak tekrar :

-Başını kaldır ve açıkla! Yaptıklarından birer birer hesap soracağım , buyurur :

İşte bu heybetli hitaplar o kulun ruhuna tesir eder. Artık ayakta duracak hiç hali kalmamıştır. bu ağır yükün tesirinden dolayı ayakları üstüne otura kalır. Cenab-ı Hak bu halde iken ona :

-Anlat şu halini! Sana nimet vermiştim. Nasıl şükrettiğini söyle. Sana sermaye vermiştim, nasıl tükettiğini göster !..der.

Ve....Kul, bir çıkış yolu bulabilmek için sağ tarafına selam vermek üzere, nebilerin ve meleklerin bulunduğu tarafa yönelir :

-Esselâmu Aleyküm Ve Rahmetüllah, der.

Bunu yapmakla, 'ey manevî rehberler! ..Şefaat ediniz ki bu kötü kuşun ayağı ve dili çamura batmış, kurtulsun' demek ister.

Onun bu sözü üzerine peygamberler ona şöyle der :

-Biz dünyada iken sana çare idik. Orada salih amellerde bulunmadın. Şimdi vakitsiz öten kuş gibisin. Ey talihsiz kişi !.. Git, kanımıza girme.

Onlardan bir fayda göremeyen kul, bu kez sol tarafa aile ve yakınlarının bulunduğu tarafa, soluna yönelir :

-Esselâmu Aleyküm Ve Rahmetüllah, der. Onlar da :

-Sus !.. Bizden yardım isteme. Biz kim oluyoruz ki sana yardım edelim.Bizden el çek, derler.

Zavallı ne o taraftan ne de bu taraftan bir fayda görür. Ruhu çaresiz kalır: Kalbi parça parça olur. böylece ümitleri tükenmiş bir halde Allahu Teâla'ya yalvarmak için ellerini yukarı kaldırır :

-Ya Rabbi!.. Artık ümidim kalmadı. Sığınacak tek kapım sensin. Senin rahmet ve mağfiretinde son yoktur, der."

بسم الله الرحمن الرحيم


Rahman ve rahim olan Allahın adıyla

Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz?

EN'AM SURESİ 32. AYET
en'am32 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-11-2008, 11:34 PM   #3 (permalink)
Banned

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1339
Mesajlar: 2.137
Konular: 516
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 46
REP Seviyesi : zeliha06 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Daha önce eklenmişti sedam buna benzer bir yazı
zeliha06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-12-2008, 04:08 AM   #4 (permalink)
Super Moderator

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
@yasemenn 24@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 39
Mesajlar: 1.836
Konular: 127
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 3
REP Puanı : 26
REP Seviyesi : @yasemenn 24@ is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
banada öyle geliyor ancak yerini kestiremiyorum şuan.Allah razı olsun ellerinize saglık.hatırlatma oldu insallah. amin

AŞİKAR -YASEMENN 25 - İNZAR_MUSTAZAF
@yasemenn 24@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-16-2008, 11:52 PM   #5 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
en'am32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2403
Mesajlar: 685
Konular: 197
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 26
REP Seviyesi : en'am32 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
HZ Mevlana







en'am32 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-17-2008, 12:01 AM   #6 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
en'am32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2403
Mesajlar: 685
Konular: 197
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 26
REP Seviyesi : en'am32 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat







en'am32 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-17-2008, 12:16 AM   #7 (permalink)
Kidemli üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2347
Mesajlar: 34
Konular: 20
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 17
REP Seviyesi : ilkem is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
ilkem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-24-2008, 03:17 AM   #8 (permalink)
IslamGuL Ustasi

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.762
Konular: 1731
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Allah razı olsun kardeş

Kadın vücudu üzerinden para kazanan, din deyince tüyleri ürperen her gün dini hareketler uygulamalar örgütler ve hizmetler aleyhinde yayın yapan işi gücü Kur’an Kursları İmam Hatip Okulları başörtüsü, tarikatlar, din hizmeti için kurulmuş dernekler ve vakıflarla uğraşmak olan dedektif gibi bunları takip eden yalan yanlış haberler yapan gazeteleri ve kanalları evlerinize sokmayın satın alarak ve reklam vererek desteklemeyin aksi halde manevi sorumluluğunuzun ağır olacağını unutmayın
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-24-2008, 04:41 PM   #9 (permalink)
Super Moderator

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
armes32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 19
Mesajlar: 1.819
Konular: 110
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 3
REP Puanı : 35
REP Seviyesi : armes32 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
ALLAH razı olsun
armes32 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 05-05-2008, 05:29 PM   #10 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
en'am32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2403
Mesajlar: 685
Konular: 197
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 26
REP Seviyesi : en'am32 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Secde et de yaklaş---MEVLANA




Mevlânâ Hazretleri'nin Mesnevî'sinde, "Secde et de yaklaş" (Alak,19) ayetine
dair anlatılan hikaye:

"Bir dere kıyısında yüksek bir duvar vardı. Duvarın üstüne de, susamış
dertli biri çıkmıştı.

Suya ulaşmasına, susuzluğunu gidermesine o duvar engel oluyordu. Susuz adam
da su için balık gibi çırpınıyordu.

Ansızın suya bir kerpiç parçası attı. Kerpicin düşmesi ile suyun çıkardığı
ses, kulağına bir söz gibi geldi.

Suyun sesi bir sevgilinin sesi gibi tatlı idi. O su sesi, adamı üzüm suyu
gibi mestetti.

Mihnetlere, dertlere uğramış adam, suyun tertemiz sesini duymak için
duvardan kerpiç koparıp suya atmaya başladı.

Sudan da ses geliyordu. Su “Ey insanoğlu!” diyordu, “böyle kerpiç atmaktan,
beni rahatsız etmekten sana ne fayda var?”

Susamış adam cevap verdi de, dedi ki: “Ey su, bu atıştan benim için iki
fayda vardır. Bu yüzden kerpiç atmaktan vazgeçemem.”

“Birinci fayda: Benim suyun sesini duymamdır. O ses, susuzlara rebâb sesi
gibi pek tatlı gelir.

Su sesi, İsrâfil’in sesine benziyor. Ölü bile bu sesten dirilmededir.

Kerpiçler atmamın ikinci faydası da şudur ki: koparıp attığım her kerpiçle,
duvar alçalıyor. Ben de suya biraz daha yaklaşıyorum.

Kerpici her koparışımda yüksek duvar, kerpicin azalması yüzünden biraz daha
alçalıyor.

Duvain alçalması bir yakınlık; onun ortadan kalkması ise kavuşmak, buluşmak
olacak.”

İşte, namaz kılarken secde etmek de “Secde et de yaklaş” âyetinde olduğu
gibi, duvardan kerpiç koparmaya benzer.

Bu varlık duvarı yüksek bulundukça, baş eğmeye yani secde etmeye engel olur.

Bu toprak bedenden kurtulmadıkça, eğilip âb-ı hayata secde etmek ve ondan
doya doya içmek imnkânı yoktur.

Bu varlık duvarı üstünde bulunanlardan kim daha fazla susamışsa, duvarın
taşını, kerpicini o daha çabuk koparır atar.

Suyun sesine daha fazla âşık olan kişi ise, ona engel olan varlık duvarından
daha büyük parçalar koparır. "

Hayatlarımızı namazın nuruyla hayatlandırmak duası ile...

*gönülden damlalardan alıntı*
en'am32 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla

Tags
mevlana


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz