|
IslamGul Dostu
Profilime Git
|
Ebul Hasan Harkani!
 |
|
 |
 |
Bir gün “Ebül Hasan-ı Harkânî”nin evine,
Kalabalık bir gurup geldi ziyâretine.
Bir hayli uzak yoldan gelmiş olduklarından,
Hepsi bîtâb düşmüştü, açlık ve yorgunluktan.
Lâkin “Ebül Hasan-ı Harkânî”nin evinde,
Yemek için, tek bile "Ekmek" yoktu o günde.
Halbuki misâfirler, kalabalıktı hayli.
Hizmetçisi gelerek, arz eyledi bu hâli.
Buyurdu: (Ekmekliğin üstüne bir örtü at.
Altından, ekmekleri çıkar al, bakma fakat.)
Hizmetçi "Peki" deyip, îfâ etti bu emri.
Başladı çıkarmaya oradan ekmekleri.
“Yüz”den fazla misâfir vardı ki evlerinde,
Ekmekler, tepe gibi yığıldı önlerinde.
Hizmetçi de bu işe şaşırmış olduğundan,
Meraklanıp, örtüyü kaldırıp baktı bir an
Lâkin söz dinlemeyip, bakınca o bir defâ,
O örtünün altından, çıkmadı ekmek daha.
Buyurdu ki: (Sen onu kaldırmasaydın eğer,
Tâ kıyâmete kadar, çıkardı o ekmekler.)
Vefâtı yaklaşınca, eyledi ki vasiyyet:
"Öldüğümde, kabrimi derince kazın gâyet
Zîrâ yatacağım yer, üstâdım Bâyezid'in,
Kabir seviyesinden, daha da olsun derin."
O kadar fazla idi üstâdına hürmeti.
O gece vefât edip, yapıldı vasiyyeti.
“Ebül Hasan Harkânî”, verilince toprağa,
Ne hikmetse o gece, çok kar yağdı oraya
Ertesi gün insanlar, geldiler ziyârete.
Ve lâkin çok şaşırıp, düştüler bir hayrete.
Zîrâ hiç "Mezar taşı" yok iken kabirde dün,
Başında, koca bir taş dururdu ertesi gün.
Sorup araştırırken kimin getirdiğini,
Gördüler bir "Arslan"ın, karda "Ayak izi”ni.
Hak teâlâ indinde kıymeti büyüktü pek.
Yaydığı "Nûr" ve "Feyiz", ulaştı bu güne dek.
İnsanlar, akın akın gelip ziyâretine,
Duâ ederlerdi hep, bu zâtın hürmetine.
Dediler ki: (Dünyâ'da, en kıymetli şey nedir?)
Buyurdu ki: (Allah'ı unutmıyan bir kalptir.)
"Kalp kırmak" hakkında da, buyurdu ki: (Bir kimse,
Bir gün, akşama kadar kimseyi üzmez ise,
Sanki o kul, o günü, Resûl'le geçirmiştir.
O günkü tâatinden, alır sevap ve ecir.
Bir mü'mini kırar da, verirse bir ızdırap,
O günkü tâatinden, kazanmaz hiç bir sevap.
"Allah rızâsı" için, bir mü'min kardeşini,
Ziyâret eder ise, alır "Yüz Hac" ecrini.
Ve hattâ bu niyetle, gitse bir ahbâbına,
Kavuşur "Yüzbin altın" sadaka sevâbına.)
|
|
 |
|
 |
|