«(Ummu Süleyman) künyeli Abdullah İbn Abdişems'in kızı Eş-Şifâ (r. anhâ)»
Hicretten önce müslüman olmuş, Peygamber'e [S.A.V) bey'at et*miştir. Akıllı ve faziletli kadınlar sahâbîlerdendi. O Medîne'ye hicret edince, Rasûlüllah [S.A.V) onu Medine'deki oymaların yanında bulu*nan bir eve yerleştirdi. Oğlu Süleyman'la birlikte oraya yerleşti. Arap-lar arasında yazı yazmanın az olduğu bir sırada Arapça yazı yazardı.
Cahiliye devrinden kalma bir muskası vardı. [Nemle) hastalığına tutulmuştu. Bu muskayı onun için takıyordu. [Âsim'm ifadesine göre Nemle hastalığı taşra Türkçesinde Siyircik ve Isırga adıVeriIen ateşli ve bulaşıcı bir nevi sivilcelerdir.)
Eş-Şifa Bİnt Abdillah şöyle demiştir:
— Ya Raşûlellah! Ben Cahiliye'de muska yazardım.. Onları sana göstermek istiyorum.
Basûlüllah (SAV):
— Göster bakalılm, dedi.
Eş-Şifa Bint Abdillah muskasını Rasûlüllah'a gösterdi. Rasûlüllah (SAV) mü'minlerin annesi Hafsa Bint Ömer'in yanına girdi. Eş-Şifa Bint Abdtilah da onun yanındaydı. Ona şöyle dedi :
— Yazı yazmayı öğrettiğin gibi Nemle (Karınca) muskasını Haf-sa'ya da öğret.
Rasûlütlah (S.A.V) Ummu Süleyman'ı [eş-Şifa'yO ziyaret eder ve onun evinde öğle uykusuna yatardı. Ummu Süleyman Rasûlüllah'ın yat*ması için bir yatak ve izar hazırlamıştı.
Eş-Şifa Bint Abdiliah Rasûlüliah'a :
— Ya Raşûlellah! Hangi amel daha faziletlidir? diye sordu. Peygamber [S.A.V) de şöyle cevap verdi:
— Allah'a iman, onun yolunda cihad ve makbul olan hac.
Eş-Şifa Bint Abdillah şöyle anlatır:
— Rasûlüllah'a [S.A.V) geldim. Yerinde bulamadığımdan bana ye*rinde bulunmayışının sebebini açıklamaya başladı. Ben de sitem et*meye devam ettim.. Namaz vakti geldi. Yanından çıktım. Şurahbîl İbn Hasene'yle evli olan kızımın yanına gittim. Şurahbîl'in evde olduğunu gördüm. Ona: Namaz vakti geldi, sen hâlâ evde misin? demeye başla*dım. O da : Teyze! Bana sitem etme! Çünkü üstüme örtecek tek bir-şeyim vardı. Onu da Rasûlüllah Ödünç aldı. Bunun üzerine şöyle de*dim: Anam, babam sana feda olsun. O bu haldeyken ve ben bilmeden ona sitem mi ediyorum.
Şurahbil İbn Hasene: Yamalı bir kadın elbisesinden başka hiçbir şey yoktu, demiştir.
Eş-Şifâ, yavaş yürümek, yavaş konuşmak gibi riyakâr tavırları olan birtakım zevat görüp :
— «Bunlar kimlerdir?» diye sorduğunda:
— «Bunlar zâhidlerdir,» şdklinde cevap verilince :
— «Hz. Ömer, Allah hakkı için bir söz söylediği vakit işittirir. Yü*rüdüğü vakit süratli yürür, dövdüğü adamı incitirdi. Bununla birlikte kendisi gerçek bir zâhid idi.» demiştir.