Ardından, Mahlukatın en hayırlısı, dalalet ve yanlışlıkların ortadan kaldırıcısı,
HZ. MUHAMMEDE (S.A.V) salat ve selam getiririm.
Bu dersin konusu HAYATIN SIRRI üzerinde olacak insa Allah....
NEDİR HAYATIN SIRRI?
Madem dünyada hayat var;
ELBETTE İNSANLARDAN HAYATIN SIRRINI ANLAYANLAR ve HAYATINI YANLIŞ KULLANMAYANLAR,
EBEDİ ALEMDE ve SONSUZ CENNETTE, BAKİ BİR HAYATA MAZHAR OLACAKLARDIR.. (Sözler)
Hayat ve Ölüm arasında öyle kuvvetli bir bağ var ki...
ÖLÜM; İKİ HAYAT ARASINDAKİ BİR KÖPRÜ
Fani hayattan; BAKİ HAYATA geçiş köprüsü.. Sadece HAYATIN BİTİŞİ değil yani, kimi insanların yanlış algıladığı gibi..
SON değil; ASLINDA TAPTAZE BİR "BAŞLANGIÇ"
HAYATIN SIRRI... NE OLA Kİ ACABA BU SIR?..
Bu çözüldüğünde, geriye çok da fazla bir şey kalmıyor zaten; HAYATIN SAHİBİ KİM? HAYAT NİÇİN VERİLİYOR? EMANETİN HAKİKATİ NE?..
Bu sorular çözüldüğünde inşallah HAYATIN SIRRI DA ÇÖZÜLMÜŞ OLACAKTIR..
Kaçınılmaz bir gerçek var ki : Ömür olanca hızı ile BİTMEYE gidiyor.. Ölüm ise; bir sonraki nefesi VEREMEMEK kadar yakın aslında..
Gerçi ÖLÜM; takdir ne ise, vakit ne zamana tayin edilmiş ise, O ZAMAN GELECEK
Ama kendine AKILLIYIM diye bir insanın kendini; ÖLMEME İHTİMALİNE yani ÖLÜMÜN UZAK OLDUĞU İHTİMALİNE GÖRE değil;
HER AN ÖLÜM GELEBİLİR; BENİ GÜNAHLAR İÇİNDE BULMASIN mantığına göre hazırlanmalıdır..
BU DA EN MANTIKLISI DEĞİL MİDİR?
Bu dünya dahi KENDİ için değil. Kendi kendine de bu sureti alması OLANAKSIZDIR.
Belki, MAHLUKÂT KAFİLESİNİN gelip konmak ve göçmek için dolup boşanan, hikmetle yapılmış bir MİSAFİRHANESİDİR. (Sözler)
MİSAFİRHANE Gelinir; BELİRKİ BİR MİKTAR kalınır ve sonra terk edilir
Misafirliğe gittiği bir yeri SAHİPLENEN; BEN BUNDAN SONRA SÜREKLİ BURADA KALACAĞIM diyen duydunuz mu hiç?
Bunu diyen kişinin; ya MİSAFİRLİK manasını iyi anlamadığına veya HAFİF DENGE NOKSANLIĞI OLDUĞUNA hükmedilmez mi?
Ve DÜNYA Gelip geçenlerin; SINIRLI BİR SÜRE İÇİN konaklayıp, sonra göçtükleri yer değil mi?
NE BU DÜNYA; NE DE BU BEDEN EBEDİYET İÇİN UYGUN DEĞİL ZATEN..
Daimi, sonsuz bir "MEMLEKETE" namzettir; ADAYDIR insan.. VİCDANI İLE bunu hisseder..
Zaten onu bunca dünyaya bağlayan; ÖLÜMü bunca korku ve azap olgusu yapan da, hep bu SONSUZ YAŞAMA DUYGUSUNU, YANLIŞ ALGILAMASINDAN değil mi?
Oysa SONSUZ BİR HAYATIN; KAZANILMA YERİDİR DÜNYA.
İmtihan salonunda; TATİL KÖYÜ rahatlığı beklemek; pek de doğru olmaz hani..
İmtihan salonunda, SIKINTI vardır, TERLEME vardır; EMEK; ÇALIŞMA vardır. TATİL KÖYÜ ise, imtihanın verilmesinden; sınıfın geçilmesinden sonraki TATİL evresidir
Hayatın heryerinde var bu.. YANİ ÇALIŞMA ve NETİCE OLGUSU
Üç kuruşa beş köfte bile vermiyorlar hani..
Herkes tatili OLANAKLARI nisbetinde değerlendirir..
Nasıl ki burada OLANAĞIN karşılığı MADDİ VARLIKTIR..
Ahiretteki TATİL OLANAKLARININ mukabili de TAKVA; SEVAP FAZLALIĞI ve RIZA ÖLÇÜSÜDÜR.
CENNET Ve dolayısıyla CEHENNEM tabii..
Her ikisi de DENİZDEN BİR DAMLA kabilinden;
DAR KALIPLARIMIZ İLE TAM İHATA EDEMEYECEĞİMİZ MESELELER BELKİ
ama hadis ve ayetlerin işaretleri ile aklımıza yaklaştırılmış biraz
O "daracık" anlayış kapasitemize rağmen NASIL BİR YER CENNET?
Hayalimize sığmayacak kadar mükemmel değil mi?
Miraç hadisesinden sonra Rasululluha sormuşlar.. CENNET NASIL BİR YER?...
Demiş Efendimiz (s.a.v.) NASIL ANLATAYIM;
NE GÖZ GÖRMÜŞ, NE KULAK İŞİTMİŞ, NE DE İNSAN KALBİNE HUTUR ETMİŞ.
Yani insan ne kadar düşünse;
ACABA CENNET BU KADAR MI MÜKEMMEL diye yine de TAHMİN EDEMEZMİŞ..
Öyle bir yer yani...
Ya bir de bu DÜNYA ile kıyaslandığında!!!
Hazırlanınız; başka, daimî bir memlekete gideceksiniz.
Öyle bir memleket ki, bu memleket ona nisbeten bir zindan hükmündedir. (Sözler sh: 5)
CENNETE RAĞMEN, BİR ZİNDAN HÜKMÜNDE KALMIYOR MU DÜNYA.. BUNCA ŞATAFATINA RAĞMEN???
EBEDİYETİ OLMASI ve BU DÜNYADA HER DUYGUNUN BELLİ KAPASİTE İLE KULLANILMASI;
DAHA DOĞRUSU KAYITLI ve PRANGALI OLMASI, DÜNYA HAYATININ;
CENNETTEKİ ÇOOK İNKİŞAF EDECEK OLAN DUYGU KULLANIM KAPASİTELERİ YANINDA
NASIL BİR ZİNDAN HÜKMÜNDE KALDIĞINI GÖSTERMEZ Mİ?
RUH SÜR'ATİNDEN BAHSEDİLİR YA..
CENNETE, İSTENİLEN YERDE OLUNACAK HEMEN BU RUH SÜR'ATİ İLE..
AMA DÜNYADA RUHUMUZ "BEDENİMİZE" HAPİSLİ..
ÖLÜM İLE HAPİSTEN KURTULACAK RUHUMUZ..
İmtihan süresi ÇOK KISITLI aslında.. Herkes ÖMRÜN KISALIĞINDAN şikayet eder durur..
Oysa İNSANIN EBEDİ BİR ÖMRÜ VARDIR.. RUH BAKİDİR...
Ölen sadece BEDENDİR.. Ölmek de BEDEN DEĞİŞTİRMEKTİR..
Nasıl ki Her makamın, kendi has bir ELBİSESİ, BİR ÜNİFORMASI vardır..
Aynen öyle de EBEDİ HAYATA DA UYGUN BİR "BEDENİMİZ; ELBİSEMİZ" olacak..
Dünya elbiseleri ile CENNETE veya CEHENNEME almıyorlar..
O elbiseler; EBEDİ RUHLARA UYGUN DEĞİL..
Demek ki; SADECE ELBİSE DEĞİŞTİRİYORUZ ÖLÜMLE..
PEKİYİ NEDEN ZOR GELİYOR ÖLÜM?
Her kim FANİ HAYATI esas maksat yapsa, görünüşte bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir.
Ve her kim EBEDİ HAYAT ciddî müteveccih ise, HER İKİ DÜNYA SAADETİNE mazhardır.
Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da,
dünyasını Cennetin BEKLEME SALONU hükmünde gördüğü için hoş görür,
tahammül eder, sabır içinde şükreder. (Sözler sh: 39)
Her kim şu FANİ HAYATI, ASIL MAKSAT yapsa; ömür mesaisinin TAMAMINI, ONA sarfetse;
EBEDİ BİR HAYAT İÇİN; -ARZU VE İSTEKLERİNİN HİÇ DOYMAMASININDA DELİL OLDUĞU-
CENNET için yaratıldığını UNUTSA
Elbette İNSAN MAKİNASININ İÇİNE KONULAN ve O MAKİNAYI İCAD EDEN ZAT TARAFINDAN;
ANCAK KENDİSİNİN ZİKRİ İLE HUZUR BULACAK; TATMİN OLACAK o KALB denen cihazın;
KENDİ SAHİBİNİ MANEN BİR CEHENNEME sevketmesinden daha normal ne olabilir ki?
Elbette bu bakış açısı ile HAYATI DEĞERLENDİREN KİŞİ;
ÖLÜME pek de sıcak bakamayacaktır.. değilmi?
Oysa diğer tarafta; Her kim MUTLAKA GİDECEĞİ YER OLAN BAKİ HAYATA CİDDİ YÖNÜNÜ ÇEVİRSE;
ona göre hayatına YÖN VERSE; KABRİN İSTEKLERİNE KULAK VERİP,
ONUN DOĞRULTUSUNDA yaşantısını yönlendirse
KENDİ ADINA; sizin de bildiğiniz;
ve TÜM SEMAVİ KİTAPLARIN VE YÜZYİRMİDÖRTBİN PEYGAMBERİN;
YÜZYİRMİDÖRT MİLYON EVLİYANIN hem fikir olarak PARMAK BASTIKLARI AYNI KONU;
SAADETİ DAREYNE ULAŞMIŞ OLACAK.. YANİ HER İKİ DÜNYA SAADETİNE.
Bu nazarla bakıldığında; Yani kendisinin EBEDİ BİR HAYATI KAZANMAK İÇİN dünyaya gönderildiğini bilen;
İMTİHAN SALONUNDA olduğunu anlayan bir insanı,
imtihan boyunca; DAHA YÜKSEK PUANLARI KENDİSİNE VERMEK İSTEYEN;
VE O DOĞRULTUDA BAZEN SORULARI ZORLAŞTIRAN İMTİHAN SAHİBİNİN her sorusuna SABIR İLE,
RIZA İLE BAKMASINDAN DAHA NORMAL NE OLABİLİR Kİ?
Ve bilir ki SINIRLI ZAMAN ARALIĞINDA, TABİ TUTULDUĞU BU İMTİHAN, BİRGÜN BİTECEK
Her kışın bir baharı; her gecenin bir sabahı vardır.. Öyle değil mi?
Evet.. Bize, hiç bitemeycekmiş gibi gelen Dünya hayatı bir gün son bulacak.
VE sabırla İMTİHAN SORULARINI DOĞRU CEVAP VERENLER;
DÜNYA SINIFINDAN CENNET SINIFINA GEÇTİĞİNİ ÖĞRENMEK İLE DE,
ÇEKTİĞİ TÜM SIKINTILARIN, ASLINDA SONUÇTA KENDİSİNE VERİLEN MÜKAFATLARIN YANINDA
NE KADAR BASİT; VE HAFİF OLDUĞUNU elbette anlayacaktır..
BİTECEK AMA.. YENİ BİR BAŞLANGICA BİTECEK..
İNŞALLAH; BİZ BİR ÜST SINIFA GEÇENLERDEN OLURUZ..
BU TEMENNİ VE DUA AYNI ZAMANDA FİİL İLE DE YAPILDIĞINDA;
İNŞALLAH "BİR ÜST SINIFA GEÇMEK" ÇOK DA ZOR OLMAZ BİİZNİLLAH..
BUNUN BÖYLE OLACAĞINA; İŞARET EDEN;
DOĞRULUĞUNDA KESİNLİKLE ŞÜPHE SÖZ KONUSU OLMAYAN;
VE DELİLLER İLE İSPATLANMIŞ, SEMAVİ KİTAPLARDAN,
HAYATLARINDA YALAN SÖYLEMEMİŞ OLAN PEYGABERLERDEN ALDIKLARI DERS İLE İNANAN İNSANLAR;
GELECEKTE MUTLAKA KARŞILAŞACAKLARI BU HAL KARŞISINDA;
DÜNYASI NE KADAR FENA ve SIKINTILI OLSA DA,
DÜNYASINI CENNETİN BİR BEKLEME SALONU HÜKMÜNDE gördüğü için
HOŞ GÖRÜR, TAHAMMÜL EDER, SABIR içinde ŞÜKREDER..
Hayatın LEZZETİNİ ve ZEVKİNİ isterseniz,
hayatınızı İMAN ile HAYATLANDIRINIZ ve FERAİZLE (farzları yerine getirmekle) ZİNETLENDİRİNİZ (süsleyiniz)
ve GÜNAHLARDAN ÇEKİNMEKLE MUHAFAZA EDİNİZ... (Sözler sh: 146)
Bu formül HAYATA UYGULANDIĞINDA, ÖLÜMDEN KORKMAYA GEREK VAR MI?
...Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)