Geri git » RISALE-I NUR » Iman Dersleri
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 10-23-2008, 01:23 PM   #1 (permalink)
Super Moderator
 
Lieclillah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 2.561
Tecrübe Puanı: 5
Lieclillah will become famous soon enough
Sıfır Almayalım, Sıfır Olalım

Sırların hazinesi olan BİSMİLLAH ile başlarım.

Onun ile o hazineyi keşfederim.

Ardından, Mahlukatın en hayırlısı, dalalet ve yanlışlıkların ortadan kaldırıcısı,

HZ. MUHAMMEDE (S.A.V) salat ve selam getiririm.



Dersin konusu : KENDINI SIFIR BILIP(SIFIRLASTIRIP) HADDINI BILMEK


Yalnızca tebessüm ettirmeyen, derin ve ince manalar yüklü bir fıkra ile baslayacagiz.

Fıkra şöyleydi;
Büyük makamda bulunan birisi,

yanındakiler arasında dalkavukluğu(yağcı, yalaka) meşhur birisine “sıfır nedir?” diye sormuş.

Cevap bir dalkavuğa yakışır şekildedir “Sizin huzurunuzda ben” demiş.


Bu fıkrayı okuyunca müthiş etkilendim, bir kul olarak söylemem,

vicdanımda his etmem gereken bir söz, dalkavuğun ağzında yankılanmıştı.


Mülkün Sahibinin
“Ey insanlar! Sizler Allaha karşı fakirlersiniz”(Fatır,15) fermanını düşündüm.

Evet, gerçekte sıfır bendim. Allahın huzurunda bir sıfırdım.

Elimde ne varsa, elim de, her şeyim de, onundu, ondandı.

Elimdekileri alsa geriye ne kalırdı ki?

Ben ise, askerin kullanması için, emaneten verilen silaha,

benim silahım demesi gibi, benim elim, benim gözüm diyordum.

Bu vehmi bir söyleyişti, çünkü herkes düşünse anlayacaktı ki,

benim gözüm demek, bana emanet edilen göz demekti.

Gözümün yapılmasında, şimdiki işleyişinde en ufak bir emeğim olmamıştı ve olmuyordu ki sahipleneyim.


İşte emanet olduğunu unutanlar sahiplendiler,

sahiplenince de başkasının(Allahın) malını rızasına ve yaratılış gayesine

uygun olmayan şekilde kullanmaya başladılar.


Bana ait olmayan bir elbiseyle nasıl böbürlenebilirdim ki,

ama sıfırlığımı hatırlayamadım ve emanete hıyanetler işledim, işlemekteydim…



Sıfır üzerine değerlendirmelere devam edelim.

Binlerce sıfır bir araya gelse, bir artma, bir değişiklik olmaz.

Hapisteki birinin, diğer mahkûmlardan beklentisinin olması ne kadar saçma ise,

hepimiz de mahkûmlar gibi aciziz.

Sıfırlardan, mahkûmlardan, yüz çevirip, her şeyin sahibine


“İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn” ile yalvarıp, ondan yardım bekleyelim.

Bir mikrobun yere serdiği canlılar olarak acizliğini bilen, havanın, güneşin, rızıkların muhtaçlısı olarak,

fakirliğini anlayan kullarından olduğumuzu ispat edelim. İddia ispat ister.


İnsanın tam anlamıyla kendini unuttuğu, kendinden geçtiği, kendini sıfırladığı an ise secde idi.

Bu bitiş yeri Âlemlerin sahibine en yakın olunan yerdi.


“Sadakalar… fakirler içindir”(Tevbe,60) Ayeti, Allahın ikramlarının,

kendini sıfır bilenlere, fakir bilenlere geldiğini ilan etmekteydi.

Zengin olan, fakire yardım ettiği gibi, sonsuz “Gani” olan Allah ta,

huzurunda kendini sıfır bilenlere burada da ötede verecekti.

Kendini, Âlemlerin sahibinin huzurunda sıfır bilen, her şeyini ona borçlu,

hatta her şeyin onun olduğunu anlayan bir insan, artık çalımlı yürür mü,

desinler arzusu taşır mı, diğer sıfırlara tepeden bakar mı?

Kendini diğer varlıklardan üstün görme kanserine yakalanır mı?



Sıfırın zirvesinde oturan ve gerçek varlığa kendini sıfırlamakla ulaşılacağının dersini veren

Peygamber Efendimiz den (s.a.s) ders alanlar, bize ibretlik sözler
söylemişlerdir.

Mesela:

İmamı Rabbani bir hayvanı göstererek ben şu hayvan gibiyim derken bu inceliği dillendiriyordu.

Bediüzzaman Said Nursi


“Sözler’deki hakaik (gerçekler) ve kemalât (üstünlük, mükemmellik) benim değil Kur’ân’ındır.

Ve Kur’ân’dan tereşşuh etmiştir (sızma). Risaleler kendi malım değil,

Kur’ân’ın malı olarak Kur’ân’ın reşehat-ı meziyatına (Kur’ân’dan sızıntılar)

mazhar olduklarını izhar etmeye (açıklamaya) mecburum.

Evet, lezzetli üzüm salkımlarının hasiyetleri (özellikleri) kuru çubuğunda aranılmaz.

İşte ben de öyle bir kuru çubuk hükmündeyim.”


derken bu anlayıştaydı ve Allah katında büyük olanlar, ellerindeki emanet olan,

mallarını, mülklerini, ilimlerini, kısacası her şeylerini ondan bilmekle, onun bilmekle büyük olmuşlardı.



İlim dünyasında ve bilgisayar dilinde ki yazılar “nokta” ların bir araya gelmesiyle yazılır.

Varlıkların aslı olan atom “nokta” dır. Ağacın özü olan çekirdek bir “nokta” dır.

Allah’a en yakın yer ve an olan secdede “nokta” gibiyizdir.

Nokta(.) ise eski yazı dilinde(arapça) sıfırdır. Yani her şey sıfırdan oluşur diyebiliriz.

Kullandığımız yazı dilindeki sıfır(0) bile gururlu içi şişirilmiş bir sıfırdır.

Hatta Kuran fatihada, fatiha besmelede, besmelede be harfinin noktasında gizlenmiştir.

Nokta çekirdeğine ağacı sıkıştıran kudret,

besmelenin be harfinin noktasına da Kuranı yerleştirebilir ve öyledir.

Kendilerini sıfır bilenler ispatını da namazlarının secdeleriyle ilan ederler.



Nefsimizi ikna etmek için şöyle bir düşünelim, Televizyonlarda, gazetelerde,

hemen her yerde ilanlar ile denilse ki “Falan şahıs, dünyanın en zenginidir”

eğer O şahıs, her taraftaki bu ilanlara inansa ve var mı benden zengin kimse? dese,

Ona demezler mi, cebine bir bak, sermayen nedir ki sen onlara inanıyorsun?

Cebine baksa 5 lirası var, anlar ki gerçekte öyle zengin değilmiş,

dünyadaki herkes sen zenginsin dese de, artık onu inandıramaz.


“Bütün halk beni medh ü senâ etse, beni inandıramazlar ki iyiyim, sahib-i kemâlim.” Said Nursi.

Bizde nefsimizin hilelerine, çevrenin övgülerine karşılık, cebimize baksak ki,

sermayemiz acizlik, fakirlik, mikroba yenilebilen zayıflıkta fani bir varlığız,

o zaman haddimizi bilir, sıfır olduğumuzu anlar, secde ile imzamızı atarız.



Eğer, boyumuz 1,5 metre ise, sandalyeye çıkmamız gerçekteki boyumuzu değiştirmeyecektir.

Eğer, gerçekte hiç bir şeye sahip olmayan “emanetçiler” isek,

makamlara çıkmamız, mal bekçiliklerimiz bizim “sıfır” lılığımızı değiştirmez.

Biz kendimizi kandırsak da.


Ne mutlu kendini sıfır bilip, haddini bilenlere

Ne mutlu sıfırlaşıp, saflaşan ve sonsuz zatı bulanlara.


***

Asra yemin olsun ki, insanlar mutlaka ziyandadır..

Ancak; iman edip iyi işler yapanlar,

birbirlerine hep hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna..”

(ASR SURESİ)

 

__________________
...Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...

YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Lieclillah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sıfır olmaktan, Sonsuz’uma sığınırım SEYD@ Namaz 1 02-05-2009 09:38 AM
Kaçılan değil, kendisine koşulan Müslümanlar olalım..... zeliha06 Yazilar-Makaleler 1 04-24-2008 04:43 PM
Eksi Sıfır 2007 TS.XdiV.DVDRIP Osmanli25 Turkce Filmler 1 03-03-2008 06:01 PM
İthal buğdaya sıfır gümrük -Islamgul- CNN / Ekonomi 0 02-24-2008 03:52 AM
Karizmanın Sıfır Olduğu Anlar.. zeliha06 Mizah-Fikralar 6 01-20-2008 08:49 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:20 AM .


Powered by MJTurkiye
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

ilahiler sefaat link degisimi memur


vBulletin Style by: islami forum
Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!

ilahi dinle Pasta Tarifleri