Geri git » ISLAMDA AILE VE TOPLUM » ISLAMDA KADIN
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 04-15-2008, 01:18 AM   #1 (permalink)
Super Moderator
 
SEYD@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 4.729
Tecrübe Puanı: 8
SEYD@ will become famous soon enoughSEYD@ will become famous soon enough
Arrow İslamda Kürtaj - Halid Ünal

Kürtaj, ana rahmindeki “cenin”* in herhangi bir dış etkiyle düşmesi. Bu, kasıtlı olarak ilaç kullanma vb. ile olabileceği gibi, korku, yüksek bir yerden düşme, döğülme, hastalık… ile de olur.
Tıpta kullanılan “kürtaj” terimi ana rahminin içini kazıyarak oniki haftaya kadar olan gebeliklerin sona erdirilmesi anlamına gelmektedir.

Kürtaj, istenmeyen gebeliği sona erdirmek için kullanılan bir metoddur; İslâm dışı yaşama biçimini benimsemiş toplumların bir ürünüdür. Onlara göre kürtajın iki temel sebebi vardır:
1- Gayr-i meşrû gebelikler, 2- Çocuğun beslenmesi, eğitimi gibi ebeveyni sıkıntıya düşüreceği sanılan hususlar.
1- İslâm’ı yaşama biçimi olarak benimsemiş bir toplumda zina ve zinaya götüren bütün ilişkiler haramdır. Gençlerin zamanı gelince evlendirilmesi, onlara maddî imkân sağlanması toplumun görevi olduğu için, zina ve fuhuş olmaz. Gayrîmeşru ilişki sonucu meydana gelen gebelikte çocuğun organları teşekkül ettikten sonra aldırılması haram olur. Çünkü çocuk günahsızdır. İslâm’a göre bu durumda çocuk aldırmak çözüm değildir. Çözüm, zina edenlerin cezasını çekerek tövbe etmeleridir.
2- Geleceğe ait düşünceler, vehim ve asılsız endişeden başka bir şey değildir. Hiç kimse gelecekte ne olacağını bilemez. “Şu kadar yıl sonra ülke kaynaklarının nüfusu beslemeye yetmeyeceği” şeklindeki faraziyelerin ilmî bir değeri yoktur. Bu tarz bir düşünüş İslâm inancına da aykırıdır. Çünkü Allah çalışan herkesin rızkını çalışmasına göre verir. Kendisine inanan, tevekkül eden, müttakî kulları için de ayrıca kolaylıklar ve geniş rızıklar ihsan eder: “İnsana çalışmasından başka bir şey yoktur. Ve çalışması da yakında görülecektir. Sonra ona tastamam karşılığı verilecektir. ” (en-Necm, 53/39-41)
“Kim Allah’tan korkarsın, (Allah) ona bir çıkış (yolu) yaratır ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah’a güvenirse O ona yeter. Allah emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü (bir sınır) koymuştur.” (Talâk, 65/2-3)
Bir ülkenin hammadde kaynaklarının gelecekte o ülke nüfusuna yetmeyeceği hesabı, materyalist-sömürgeci devletlerin kendi menfaatlerine göre yaptıkları bir hesaptır. Adil gelir dağılımının yapıldığı, insanların emeklerinin karşılığını aldığı ve birbirlerini sömürmediği bir toplumda “ülke kaynaklarının nüfusu beslemeye yetmeyeceği” endişesine yer yoktur.
“Aile plânlaması”, adıyla emperyalist ülkeler tarafından azgelişmiş ülkelere empoze ve tatbik edilen “nüfus artışının önlenmesi” programı, kürtaja yol açan nedenlerden biridir: Basın-yayın yoluyla yapılan “aile plânlaması” hakkındaki telkinler (propaganda), İslâmî şuurdan yoksun olan genç hanımlar üzerinde etkili olabilmektedir. Bu telkinin etkisinde kalan bir kadın, istemediği halde hamile kaldığı çocuğunu ya kürtaj yoluyla aldırmakta veya ilaç kullanarak düşürmektedir.
Nüfus artışını önlemek için gerekli ilaç ve malzemenin başta ABD olmak üzere hristiyan Batı ülkeleri tarafından Türkiye’ye parasız (yardım!) olarak verildiği, artık herkes tarafından bilinmektedir. Aile plânlaması ile ilgili TV dizileri ve propaganda malzemesi de yabancı kaynaklar tarafından finanse edilmektedir. Pathfinder Fund adlı kuruluşun “Türkiye Aile Sağlığı ve Plânlama Vakfı”na sağladığı destekle Türkiye’nin çeşitli bölgelerine nüfus plânlaması maksadıyla klinikler, sağlık ocakları ve sağlık evleri açtığı, basında çıkan haberler arasındadır.
İlaç kullanarak, rahimde hilkati tamamlanmış (yaklaşık dört aylık) bir çocuğu düşürmenin veya kürtaj yoluyla böyle bir çocuğu aldırmanın dinimizde hiçbir meşrû mazereti yoktur, haramdır. Bu bir cinayet sayılır. Ananın veya süt emen diğer çocuğun ölümüne sebep olan bir özür varsa, organları teşekkül etmeden çocuğu aldırmak caizdir: “Emzikli bir kadında, gebelik belirip sütü kesilir ve emen çocuğun da hayatı tehlikeye düşer; o çocuğun da babası olmazsa, o kadın gebelik yüzyirmi gün olmadan önce, ilaç kullanarak karnındakini düşürebilir. Ancak dört ay geçtikten sonra bunu yapamaz” (Fetevâ-i Hindiyye Tercümesi, XII, 126)
İslâm’da geçim korkusundan dolayı çocukların öldürülmesi kesin olarak yasaklanmış, rızık vermenin Allah’a ait olduğu bildirilmiştir: “Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da sizi de biz besliyoruz. Onları öldürmek büyük günahtır.” (el-İsrâ, 17/31)
“De ki: Gelin, Rabbinizin size (neleri) haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz. Kötülüklerin açığına da kapalısına da yaklaşmayın ve haksız yere Allah’ın yasakladığı cana kıymayın! Düşünesiniz diye Allah size bunları tavsiye etti.” (el-En’âm, 6/151).
Cahiliye döneminde Araplar kız çocuklarını öldürüyorlardı. Kur’ân-ı Kerim buna işaret ederek, suçsuz olarak öldürülen bu çocukların hesabının sorulacağını bu cinayetin cezasız kalmayacağını. bildirmiştir: “Ve sorulduğu zaman o diri diri toprağa gömülen kıza: Hangi günahı yüzünden öldürüldü? diye ” (el-Tekvir, 81/8-9) mümtehine sûresi 12. âyette Cenâb-ı Hak, peygamberimize: “Mü’min kadınlardan çocuklarını öldürmemeleri hususunda… ” ve âyette geçen diğer konularda söz (biat) almasını emretmiştir.
Doğan her çocuk rızkını da beraber getirmektedir. Çünkü yeryüzündeki her canlının rızkını Allah Teâlâ vermektedir: “Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah’a ait olmasın. (Allah) onun durduğu ve emanet bırakıldığı yeri bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitap (Levh-i Mahfuz)dadır. ” (Hûd, 11/6)
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.) şöyle anlatıyor: “Allah Rasûlü’ne sordum: Hangi günah daha büyüktür?” Şöyle cevap verdi: “Seni yarattığı halde Allah’a denk, ortak ve benzer koşman.” Sonra hangisi? (dedim). “Seninle beraber oturup (hazırlanan yemekleri) yer korkusuyla çocuğunu öldürmen. ” dedi. Sonra hangisi? (dedim) “Komşunun karısıyla zina etmen” buyurdu. (Buhârî-Müslîm, Celâl Yıldırım, Kaynaklarıyla İslâm Fıkhı, IV/83)
Dînimiz insana değer verdiği için ana rahmindeki cenine ait hükümler koymuştur. Onun özürsüz olarak, can verildikten sonra düşürülmesini cinayet saymıştır. Bunun için bir kadının çocuğunu düşürmesine sebep olan kimse diyetle cezalandırılmıştır. Hz. Ömer (r.a.) zamanında, bir kadın ifadesi alınmak üzere hilâfet makamına çağrılıyor. Hamile olan kadın, korkusundan yolda çocuğunu düşürüyor. Hz. Ömer buna çok üzülüyor ve ne yapılması gerektiğini Şûra üyelerine soruyor. Çoğunluk, bunda bir kasıt olmadığını ve bir şey gerekmeyeceğini söylüyor. Hz. Ömer, Hz. Ali (r.a.) ye: “Sizin görüşünüz nedir?” diye soruyor. O da: “Bu arkadaşlarımız kendi görüşlerini söyledilerse herhalde görüşlerinde hata ettiler. Yok seni korumak için böyle söyledilerse, iyi nasihatçi olmamış sayılırlar. Ana rahminden kopup düşen ve ölen çocuğun diyeti gerekir. Çünkü onun ölümüne sen sebep oldun.” Hz. Ömer bu içtihadı tasvip ederek gereken diyeti ödemiştir.
“Düşük cenin, ister annesi öldükten sonra düşsün; ister o hayatta iken düşsün, ister diri düşsün, ister ölü düşsün, uzman hekimler onun işlenen fiil sebebiyle düştüğünü tespit ederlerse, o takdirde cinayet sayılır ve ceza uygulanır.”
Cenînin ana rahminden ölü olarak düşmesine sebep olan kimseye beş deve veya bu kıymette para diyet olarak ödettirilir. Alınan diyet cenînin vârislerine -miras hukukuna göre- taksim edilir. Ceninin düşmesine sebep olan kimse -isterse anası olsun- diyete vâris olamaz.
Kadın, çocuğunu düşürdükten sonra ölürse, çocuk için ayrı bir diyet, kadın için hata ile öldürülmüşse ayrı bir diyet gerekir. Kasden öldürülmüş ise kısas gerekir.
Cenin diri olarak düşer ve yaşarsa caniye tazir cezası gerekir.
Müslümanların temelde kürtaj gibi bir problemi yoktur: Onlar “çocuklarını geçindirememek” endişesi taşımazlar. Çünkü rızkı veren Allah’tır. Çocuğun eğitimine gelince: Müslümanlar bu konuda bütün güçlerini harcar, imkânlarını kullanırsa gerekli İslâmî eğitim müesseselerini kurabilirler; hem sayı hem kalite yönünden kuvvetlenerek Hak-bâtıl mücadelesinde müslümanların zaferini sağlayabilirler. Böylece müslümanların güçlenmesini istemedikleri için “aile plânlaması yardımı (!)”nda bulunan hristiyan âlemi de emellerine ulaşamamış olur. (Ayr. bk. Doğum Kontrolü)

 

__________________
ne kadar cok sey bilirsek,
o kadar kolay AFFEDERİZ.....
kim.....
derinden hissederse,
yasayan herkesin adına hisseder.....
ASLINDA HEPİMİZİN İSTEDİĞİ

SEVİLMEKTİR....
SEYD@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-19-2008, 06:08 PM   #2 (permalink)
IslamGul Dostu
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 251
Tecrübe Puanı: 0
ummet is on a distinguished road
Allah razi olsun ozellikle bu konuyu 3 ay arastirmistim butun islami kaynaklar cocuk aldirmaya karsidir sadece anne sagliginda sonucu duzelmeyecek durumlar meydana getirecegine dr ler karar verirse yani olum tehlikesi olacaksa 3 ay once alinmasina sicak bakilir bunun disinda kesinlikle karsidir islam ha birde azicik latife edeyim yargitay bsk duymasin paylasiminiz icin tesekkur ederim efendim

 

ummet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-20-2008, 05:35 PM   #3 (permalink)
IslamGuL Ustasi
 
CANSEVER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 29
Mesajlar: 7.490
Tecrübe Puanı: 12
CANSEVER has a spectacular aura aboutCANSEVER has a spectacular aura about
ben duydum abi söyleyecem

 

__________________


İnmemiştir hele Kur’an

Bunu hakkıyla bilin

Ne mezarlıkta okumak

Ne de fal bakmak için.

Mehmet AKİF ERSOY


Cin Suresi 18.Ayet Meali
- Mescidler süphesiz Allah'indir. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayin (ve kulluk etmeyin).
.
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-21-2008, 12:22 AM   #4 (permalink)
Banned
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 398
Tecrübe Puanı: 0
ihvann will become famous soon enough
Bir hususada biz değinmek isteriz.efendimiz s.a.v bu konu ile ilgili çocuğun ne valte kadar aldırılacagı ile ilgili çocuk anne karnında ilk 40 gün kandir.ikinci 40 gün nutfedir. 3. 40 gün et seklini alir. 4. 40 günde bir melek gelir ve o et parcasina ruh üfler. ve ona rizkini kulagina söyler. ve kıyamet günü cennetlik mi cehennemlik mi oldugunu o bebeghin kulagina söyler.

İşte fıkhende bu hadisi şerifin işareti gereği 3. ayda değilde 4. ayda ruh üflendikten sonra alınması cinayet hükmündedir.

silahınızla kuşanın ve kuşatın inş


Eger bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa
Rabbine dönüp: Büyük bir derdim var deme, Derdine dönüp; Benim büyük bir rabbim var de !!!

 

ihvann isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-22-2008, 09:23 PM   #5 (permalink)
Super Moderator
 
SEYD@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 4.729
Tecrübe Puanı: 8
SEYD@ will become famous soon enoughSEYD@ will become famous soon enough
Alıntı:
ihvann´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir hususada biz değinmek isteriz.efendimiz s.a.v bu konu ile ilgili çocuğun ne valte kadar aldırılacagı ile ilgili çocuk anne karnında ilk 40 gün kandir.ikinci 40 gün nutfedir. 3. 40 gün et seklini alir. 4. 40 günde bir melek gelir ve o et parcasina ruh üfler. ve ona rizkini kulagina söyler. ve kıyamet günü cennetlik mi cehennemlik mi oldugunu o bebeghin kulagina söyler.

İşte fıkhende bu hadisi şerifin işareti gereği 3. ayda değilde 4. ayda ruh üflendikten sonra alınması cinayet hükmündedir.

silahınızla kuşanın ve kuşatın inş


Eger bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa
Rabbine dönüp: Büyük bir derdim var deme, Derdine dönüp; Benim büyük bir rabbim var de !!!
Allah (c.c) razı olsun inşallah

 

__________________
ne kadar cok sey bilirsek,
o kadar kolay AFFEDERİZ.....
kim.....
derinden hissederse,
yasayan herkesin adına hisseder.....
ASLINDA HEPİMİZİN İSTEDİĞİ

SEVİLMEKTİR....
SEYD@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-23-2008, 05:37 PM   #6 (permalink)
IslamGul Dostu
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 251
Tecrübe Puanı: 0
ummet is on a distinguished road
Bir sey hatirlatayim bu hadisi serifte bundan sonra veya once alinabilir demiyor!... dikkatinizi cekeyim islam fikhinda anne sagligi tehlikede degilse alinmasi haramdir insaALLAH bu konu anlasilmistir

 

ummet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-25-2008, 02:24 AM   #7 (permalink)
IslamGul Dostu
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 316
Tecrübe Puanı: 3
cennet is on a distinguished road
Allah c.c. razı olsun insALLAH...Paylaşımınız için teşekkürler Efendim...

 

__________________
Gönülden çıkan,gönlü bulur
cennet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Halid Yaşar efendi hz.leri gümüs Alim-Evliya-Seyh 14 03-18-2009 03:07 AM
İslamda Kız Erkek Arasındaki Arkadaşlık Ölçüsü CANSEVER Fikih Ve Akaid 8 10-16-2008 02:58 PM
MUSTAFA ÜNAL - Ek 17 tuzağı -Islamgul- Zaman Gazetesi 0 02-20-2008 08:37 AM
İslamda Evliliğin Mana Planı ihvann ISLAMDA KADIN 4 12-18-2007 05:28 AM
Halid Bin Velid!! dilektasi66 Erkek sahabiler 1 06-10-2007 10:52 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:19 AM .


Powered by MJTurkiye
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

ilahiler sefaat link degisimi memur


vBulletin Style by: islami forum
Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!

ilahi dinle Pasta Tarifleri