Geri git   > KURANI'I KERIM
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

KURANI'I KERIM Kuran-i Kerim Ve Meal





Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-09-2008, 12:45 PM   #1 (permalink)
Yeni Üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3028
Mesajlar: 2
Konular: 1
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : KILIÇ is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Kuranda Allahın Varlığına İnanan Kafirler

(2) iman amel ilişkisi
(1) îmân allâh’ın varlığına inanmakmı

Sığınıyorum allâh’a taşlanmış şeytandan
Adıyla allâh’ın, merhametiyle kuşatanın, gereğince merhamet edenin

“övgü allâh’a düzenleyeni evrenlerin” (1 fatiha, 1) . Salat ve selam alemlere rahmet olarak gönderilen yüce allâh’ın elçisi muhammede.
İman ebedi kurtuluşun sebebi. Her hangi bir şeyi güvende kılmak veya herhangi bir şeyin güvenilir olduğunu kabul etmek ve bu kabul edişe uygun duygusal halde bulunmak , bu kabul edişe uygun söz söylemek, bu kabul edişe uygun davranmaktır. İman inanmak değildir. İnanmaktan fazla olarak inandığı şeye uygun bilgi , söz ve işte tereddüt etmemektir. Kısaca , iman güvenlik sağlama ve güvenmedir
Kuran ve sahih hadisler ile bu anlamda olduğu bildirilmiş, allahın varlığına inanan kişilerin bu inançlarının iman etmeleri için yeterli olmadığının örnekleri kuran ve sahih hadislerde bildirilmiş.
Halk arasında yayılmaya çalışılan sözler var. Müslümanları dinsizleştirmek için çalışan , islamın ve insanlığın düşmanı şeytanın sözleri. Müslümanları ve diğer insanları allahın yolundan , cennetin yolundan saptırmaya çalışan, cehenneme çağıran şeytan ve askerlerinin aldattıkları , ikna ettikleri cahillerede söylettikleri sözler. “herkes müslümandır” , “allaha inanan müslümandır” ve bunun benzeri ve daha kötüsü “allaha inanana kafir denilemez” sözleri şetanın ayetlerindendir. Allah ve elçisi insanları ve cinleri kuran ve hikmetle cennete çağırıyorken , onlar allahın ayetlerine aykırı inançlar yaymak için söz üretmeye, yaymaya çalışıyorlar. Bu sözler bilgisiz kişilere iyi , güzel, hoş geliyor. Çünkü onlar bu sözlerde allahın adını ve inancı kullanıyorlar.
Allaha inanmak veya anlamının iyi bilinmemesi sebebi ile iman kelimesini kullandıkları allaha iman etmek sözüyle tanrının var olduğuna allahın var olduğuna inanmayı kasdediyorlar. Bu söze göre allah vardır inancında olan müslümandır , bu söze göre allah vardır inancında olana kafir denemez. Bunun anlamı islama aykırı inanışları, islama tamamen aykırı yaşantıları ile cenneti kazanacaklarını iddia etmektir. Hıristiyanların allahın dininden uzaklaşmaları gibi müslümanları da allahın dininden uzaklaştırmaya çalışan şeytan ve askerlerinin bu sözleri ve benzerleri ile hayatında dine , islama dair ne varsa ona da önem vermeyecek , terketmekten çekinmeyecek, islama dair yaşadığı uyduğu ne var ise hepsinden vaz geçtiği halde , dinsiz olduğu halde kendisini müslüman zannetmeye devam edecek aldanmış , sapmış insanları çoğaltmaya çalışıyorlar. Bu faaliyetleri işbirliği ile ve özenle tasarlanmış saptırma sıralamaları ile yürütülmekte, saptırma kademelerinden hiç birinin ihmal edilmemesi için her saptırma kademesinden sonrası için yeni bir saptırma kademesi oluşturmaktadırlar.
Bu sapkınlık kademelerinin oluşturulmuş varış noktalarında müslümanlar ana geçiş noktaları olarak islam dışında herhangi bir inanç ve yaşam tarzı topluluğuna büyük tuzağa yakalanana kadar bu saptırma çalışmaları devam ettiriliyor. Bu hale alışan ve doğal olarak neslide bu tuzağın içinde yetişen insanlar , islamın çağdaş bir batıl inanç olduğuna ve kendilerinin ilerici çağdaş modern gözde değerli insanlar olduklarına inandırılıyorlar. Halbuki sonuç çağdaş cehennem yakıtı üretim aşamalarından geçmiş yanıcılık niteliği yüksek, yüksek değerde cehennem yakıtları olmalarından ibarettir. Artık bu çağdaş yakıtlar kendilerine benzeyen diğerlerini tutuşturabilecek gönüllü casuslar olarak düştükleri çukura başkalarınıda hızla çekmeye başlayabilirler.
Bu sapkınlığı ,sapmayı durdurabilecek tek çare islamı kuran ve sahih hadislerden öğrenmektir. Şeytanın ayeti olan “herkes müslümandır” , “allaha inanan müslümandır” ve “allaha inanana kafir denilemez” sözlerinin yanlışlığını kuran ve sahih hadis nasıl açıklıyor .
Buna dair örnekler verecek olmamla birlikte bu konuda kuran ve sahih hadislerde ciltlerle kitap olacak kadar bilgi vardır.
Kur’ân’da allahın varlığına , tanrının varlığına inanan kâfirler.
Bu yazıda bazı örnek kafirler ve onlar hakkındaki bazı örnek ayetler var bunlar tamamı değil.

1- şeytan
Örnek âyet : “örneği gibi şeytanın dediğinde insana –küfret (kâfir ol) , böylece ne zaman küfretti (kâfir oldu) dedi -ben berideyim senden , elbette ben korkarım allah’dan düzenleyeni evrenlerin” (59 haşr 16)
Ve (4 nisâ 117) (4 nisâ 118) (8 enfal 48)

2- allâh’ın varlığına inandığı halde şeytanları dost edinenlerÖrnek âyet : “ve ettiklerinde bir fâhiş (iş) dediler -bulduk onun üzerinde babalarımızı ve allâh emretti bize onu, de
-elbette allâh emretmez fâhiş iş etmeyi , diyormusunuz hakkında allâhın neyi (ki) bilmezsiniz”
(7 a’râf 28)
de -emretti düzenleyenim (rabbim) ölçülü davranmayı ve ayakta tutun yüzlerinizi indinde her mescidin ve çağırın onu samîmiler olarak , onun din (yaşam düzeni) , sizi (var etmeye) başladığı ne (var ise) (onun) gibisine geri dönersiniz” (7 a’râf 29)
bir bölümünü (gerçeğe) iletti ve bir bölümüne gerçekleşti onlarasapma , elbette onlar edindiler şeytanları dostlar, dışında allâh’ın ve sanarlar onlar (gerçeğe) iletilmişler” (7 a’râf 30 )

3- allâh’ın varlığına inandığı halde düşman olanlar , allâhın düşmanları
Örnek âyet : “kim oldu düşman allâh’a ve meleklerine ve elçilerine (peygamberlerine) ve cebrâîle ve mîkâîle böylece elbette allâh düşman kâfirlere” (2 bakara 98)
ve günü haşrolunur düşmanları allâh’ın ateşe , böylece onlar yanaşık düzene geçirtilirler” (41 fussılet 19)
Ve (41 fussılet 26,27,28)

4- allâhın varlığına inandığı halde allâh’a ortak edenler , müşrikler
Allâh’a üçün üçüncüsü diyenler (hıristiyanlar ve benzerleri)
elbet muhakkak kâfir oldu (onlar) ki dediler -elbette allâh üçüncüsü üçün ve ne (var) tanrıdan ancak tanrının bir olanı ve vazgeçmezler (ise) neden (ki) diyorlar , elbet değecek (onlara) ki kâfir oldular onlardan , azâbın acıklısı” (5 mâide 73)
öyleyse (hatâdan) dönmüyorlarmı allâh’a ve onun (günahları) örtmesini istemiyorlarmı ve allâh (günahları) çok örten (gereğince) çok merhamet eden” (5 mâide 74)
Allâh’ın çocuğu olduğunu iddiâ edenler (hıristiyan ve benzerleri)
dediler edindi allâh bir çocuk , her şeyin kendisinde yüzdüğü yüce o , o zengin (ihtiyâcı olmayan) onun ne (var) göklerde ve ne (var) yer(yüzün)de , indinizde egemen bir güçten buna dâir (bir şeymi var)dır , dermisiniz hakkında allâh’ın neyi (ki) bilmezsiniz” (10 yûnûs 68)
de elbette (onlar) ki atıyorlar hakkında allâh’ın yalanı kurtulmazlar” (10 yûnûs 69)
bir yararlanma dünyâda sonra bize doğru dönüp gidecekleri yer , sonra tattırırız onlara azâbın şiddetlisini, ne ile (ki) oldular küfrederler” (10 yûnûs 70)
Ve (18 kehf 4) (37 sâffât 151 , 152) (39 zümer 3 , 4)
Allâh’dan başka bir tanrının varlığını iddiâ edenler(ikiniz) kavuşturun cehenneme her çok küfreden (çok kafirlik eden) inatçıyı” (50 kâf 24)
çok engelleyen iyiyi (hayrı) hazırlanmış şüpheci” (50 kâf 25)
“(o) ki yaptı allâh ile beraber diğer bir tanrı , böylece (ikiniz) kavuşturun onu azâbın şiddetlisine” (50 kâf 26)
Ve (40 mü’min 12 , 13 , 83 , 84 , 85)


Alıntı : yazar, ali kenan aydın
Sayfa,site reklami yasak lutfen vermeyelim edit Sahra.
KILIÇ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 07-09-2008, 12:52 PM   #2 (permalink)
Yeni Üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 3028
Mesajlar: 2
Konular: 1
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : KILIÇ is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
(2) îmân allâh’ın varlığına inanmakmı

5- allâh’ın varlığına inanan ehli kitap (yahûdîler ve hıristiyanlar)
arzu etti bir çoğu alışkınlarından kitabın (ehli kitaptan) , eğer geri iletebilirlerse sizi sizin îmânınızdan sonra kâfirler olarak , kıskançlıkla indinden nefislerinin , onlara gerçek açıkça belli olduktan sonra , öyleyse giderin ve geniş olun , gelene kadar allâh emriyle , elbette allâh üzerine her şeyin kadîr (gereğince çok ölçüler koyan) (2 bakara 109)
de ey alışkınları kitabın (ehli kitap) değilsiniz bir şey üzere , ayakta tutana kadar tevratı ve incili ve neyi (ki) indirildi size rabbinizden ve elbet artırır bir çoğuna onlardan ne indirildi sana rabbinden azmayı ve küfrü (kâfirliği) öyleyse tasalanma hakkında toplumunun kafirlerin” (5 mâide 68)
elbette (onlar) ki kâfir oldular ehli kitaptan (kitabın alışkınlarından) ve ortak edenler (müşrikler) ateşinde cehennemin kalıcılar onda , işte (onlar) onlar kötüsü var edilmişlerin” (98 beyyine 6)
elbette (onlar) ki güvendiler (îmân ettiler) ve işlediler düzgün (iş)ler (sâlih ameller) işte (onlar) onlar iyisi var edilmişlerin” (98 beyyine 7)
Kitaba getirilenler
ve dedi yahûdîler uzeyr oğlu allâh’ın ve dedi hıristiyanlar mesîh oğlu allâh’ın , bu sözleri ağızlarında , benziyorlar sözüne (onların) ki kâfir oldular önceden , vuruştu onlarla (kahretsin onları) allâh , nasıl oluyorda kötü söze saptırılıyorlar” (9 tevbe 30)

6- allâh’ın varlığına inandığı halde yahûdî ve hıristiyanları dost edinenler
ey (onlar) ki güvendiler (îmân ettiler) , edinmeyin yahûdîler ve hıristiyanları dostlar , bâzısı onların dostlar bâzısına ve kim dost olur onlara sizden böylece elbette o onlardan , elbette allâh (gerçeğe) iletmez toplumunu zâlimlerin” (5 mâide 51)

7- allâh’ın varlığına i,nandığı halde allâh’ın indirdiği ile hükmetmeyenler“…ve kim hükmetmedi ne ile (ki) indirdi allâh böylece işte (onlar) onlar kâfirler” (5 mâide 44)

8- allâh’ın varlığına inandığı halde islam dışı hükümlere (kânunlara , yargılara) uyanlarey (onlar) ki güvendiler (îmân ettiler) , (emrine) uyun allâh’ın ve (emrine) uyun elçinin ve buyruk sahibinin sizden, böylece çekiştinizmi bir şeyde , öyleyse (geri) çevirin onu allâh ve elçiye oldunuzsa güveniyorsunuz (îmân ediyorsunuz) allâh ve gününe sonranın (âhiret gününe) bu seçkin ve daha güzel yorumca” (4 nisâ, 59)
"Görmedinmi (onları) ki zannediyorlar elbette onlar güvendiler (îmân ettiler) neye ki indirildi sana ve neye ki indirildi senin öncenden istiyorlar yargılanmayı kudurgana (tâğûta) ve muhakkak emrolundular inkâr etmekle (kâfir olmakla) ona ve istiyor şeytan saptırmayı onları sapmanın uzak olanına" (4 nisâ 60)
ve dendiğinde onlara gelin neye (ki) indirdi allâh ve elçiye (peygambere) gördün münâfıkları geri duruyorlar senden bir geri duruşla” (4 nisâ 61
böylece yok ve düzenleyenine (rabbine) (yemin olsun) güvenmezler (îmân etmezler) tâki hâkim ederler seni nede (ki) olup geçti aralarında sonra bulmazlar kendilerinde her hangi bir daralma neden (ki) uyguladın ve teslim ederler bir teslim edişce” (4 nisâ 65)

9- allâh’ın varlığına inandığı halde allâh ve elçisine isyan edenler
(4 nisâ 14) (72 cin 23) cehennemlik , (23 mü’minûn 36) sapma

10- allâh’ın varlığına inandığı halde allâh ve elçinin (peygamberin) emrine uymayanlar
(3 âli imrân 31 , 32) kâfirler


11- allâh’ın varlığına inandığı halde allâh ve elçisiyle dilleşenler ve allâh ve elçisiyle dilleşenlerle birbirini sevenler
(9 tevbe 63 , 64 , 65 , 66 , 67 , 68) cehennemlik , münâfık , kâfir
(58 mücâdele 5 , 20) kâfir , cehennemlik , en aşağılıklardan

12- allâh’ın varlığına , tanrının varlığına inanan ve uymayanlar
(74 müddessir 31) kâfirler . (29 ankebût 61 , 63 , 68) kâfirler , müşrikler . (31 lokman 23 , 24, 25) kâfirler . (39 zümer 8) kâfirler , cehennemlik . (40 mü’min 34 , 35) .

13- allâh’ın varlığına inandığı halde başkasına kulluk edenler
(39 zümer 3 , 4) çok küfreden (çok kâfirlik eden)

14- allâh’ın varlığına inandığı halde kur’ân’ı ve âyetleri inkâr edenler (46 ahkâf 7 , 8 , 9 , 10 , 11) kâfir , zâlim . (16 nahl 22 , 23 , 24 , 25 , 26 , 27) kâfir , müşrik . (8 enfal 31 , 32) . (36 yâsîn 15) . (6 en’âm 91) yahûdiler. (67 mülk 6 , 7 , 8 , 9 , 10) kâfirler , cehennemlikler .
Peygamberin allâh’a iftirâ ettiğini iddiâ edenler
(46 ahkâf 7 , 8 , 9 , 10 , 11) kâfir . (16 nahl 98 , 99 , 100 , 101) şeytanın dostları , şeytanı tanrı edinerek allâh’a ortak edenler .
15- allâh’ın varlığına inandığı halde âhirete ve ahirette dirilişe inanmayanlar
(16 nahl 22 , 23 , 24 , 25 , 26 , 27) (16 nahl 38 , 39)
16- allâh’ın varlığına inandığı halde peygamberi beğenmeyenler , beşermi peygamber diyenler 17 isrâ 94) . (23 mü’minûn 24 , 25) . (25 furkân 41 , 42) . (64 teğâbun 5 , 6) kâfirler .

Sonuç Allâhın varlığına , tanrının varlığına inanmak müslüman olmak için yeterli değildir. Allâh’ın varlığına inanan kâfirlerin varlığına dâir kur’ân’da yüzlerce âyet vardır.
Allâh’ın varlığına inanan , islâmın allâh’ın dini olduğuna inanan kâfirlerin varlığına dâir kur’ân’da pek çok âyet vardır. Öyleyse islamın allâh’ın dini olduğuna inanmakta müslüman olmak için yeterli değildir.
Müslüman olmak için allâh’ın var olduğuna ve bir olduğuna ondan başka tanrı olmadığına inanmak ve en az islama uygun bazı işler yapmak gerekir. İslama uygun işler yapsada kişi kuranın kâfirlikle nitelediği inanış ve işlerden uzak durmadıkça müslüman olarak vasıflanamaz.
Bu durum amelin imanla ilgili , imanın ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterir.
Bu konuda anılan 6-7-8-9-10-11-12-14 numaralı konular dikkate alınırsa anlaşılacağı gibi allâh’ın varlığına inanan , islamın allâh’ın dini olduğuna inanan , islama uygun davranan kâfirlerin de var olduğunu anlıyoruz . Bu konu imânın anlaşılmasının önemini gösteriyor. İmân bilgileri her müslümanın bilmesi görev (farz) olan bilgilerdendir. “iman amel ilişkisi” adlı yazıda bu konuda bir takım bilgiler var.
İlim her müslümana görevdir (farzdır) . Bu görev ihmal edilemez. Bu görevi ihmal edenler mazur görülemezler. Bilgilenmeye öğrenmeye çalışanlara gelince onlar hatalarından dolayı sorumlu olmazlar . En âlim kişide hata yapabilir .âyet “görev yüklemez allâh hiç kimseye ancak güç yetirebildiği kadarını…” (2bakara286) öyleyse herkes gücü yettiği kadarını öğrenmekten sorumludur.

Âyet : “ve ardına takılma neyin (ki) (var) değil senin için onunla (ilgili) bilgi, elbette işitme ve görme ve gönül, hepsi işte (onlar)ın oldu ondan mes’ûl” (17 isrâ 36)
Âyet : “…ve (hatâdan) dönün allâh’a toptan ey güvenenler (îmân edenler) olurki siz kurtulursunuz” (24 nûr 31)
Âyet : “…ve sağ olsun kim uydu (gerçeğe) iletene” (20 tâhâ 47) âyet :“övgü allâh’a düzenleyeni evrenlerin” (1fatiha 1)

Alıntı : yazar, ali kenan aydın
Sayfa,
KILIÇ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 07-09-2008, 04:40 PM   #3 (permalink)
Super Moderator

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
armes32 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 19
Mesajlar: 1.602
Konular: 90
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 27
Rep Bilgisi
REP Gücü : 3
REP Puanı : 35
REP Seviyesi : armes32 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
KILIÇ kardeş ben yazıdan inan bişey anlamadım ayetlerin acıklamasını bile anlayamadım sanki anlatım garip geldi hakkını helal et inşALLAH örnekler verdim ......

elbette (onlar) ki güvendiler (îmân ettiler) ve işlediler düzgün (iş)ler (sâlih ameller) işte (onlar) onlar iyisi var edilmişlerin” (98 beyyine 7)

7-İman edip salih amellerde bulunanlar ise; işte onlar da, yaratılmışların en hayırlılarıdır.
**********************************
övgü allâh’a düzenleyeni evrenlerin” (1fatiha 1)

1. Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla
*************************************
“ve ardına takılma neyin (ki) (var) değil senin için onunla (ilgili) bilgi, elbette işitme ve görme ve gönül, hepsi işte (onlar)ın oldu ondan mes’ûl” (17 isrâ 36)

36- Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme; çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

SEVGİLİMİZ ŞEREFİMİZDİR









armes32 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 07-11-2008, 04:21 PM   #4 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1891
Mesajlar: 362
Konular: 32
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 0
Rep Bilgisi
REP Gücü : 1
REP Puanı : 35
REP Seviyesi : ENE_TURAB is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
kilic siz bu mealleri yazarken hangi yazarin melaninden aldiniz
hic bir mealde bu yazdıklarınızı bulamadım. mealleri yazarken ayetin tamamimi yazin
yanı yazdıklarınızı sızde anlamamıssınızdır kesın yazarken karsidaki kisinin anlayacagi bir sekilde yazin bu yazdıklarınızı bır daha okuyun lutfen
burda paylasim yaparken mesulıyet ıyı bılın

HER SOYLEDIGIN DOGRU OLSUN HER DOGRUYU HER YERDE SOYLEMEN DOĞRU DEĞİL
ENE_TURAB isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 07-11-2008, 11:39 PM   #5 (permalink)
Moderator

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: iskenderun/Türkiye
Yaş: 40
Üye No: 25
Mesajlar: 234
Konular: 35
Teşekkür Grafikleri
Thanks: 15
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 19
REP Seviyesi : mnuri is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Bu Meal Den Birşey Anlamadim Kiliç Kardeş, Bu Meal Kime Ait, Tefsir Veya?

mnuri isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:55 AM .


vBulletin v3.7.1 Patch Level 1, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd


 

» Bize ulasmak için affeyle@gmail.com adresine mail atin )
sitemap Tags ilahi indir ek isler ek isler memurlar

ValidRank Button