Bir gün adamin biri bir bilgin kisiye sordu:
-Ey bilgin! Acaba insanlar ölümü nicin sevmezler?
Bilgin cevap verdi:
-Sunun icin sevmezler: Dünyayi mamur, ahireti harap ederler. Insan imaretten cikip harabeye varir mi? Elbette varmaz. Böyle oldugu gibi insan da ölümü sevmez.
Adam tekrar sordu:
-Allahin huzuruna nasil varilir?
-Iki sekilde..... Iyi ve kötü... Iyi varanin hali suna benzer: Birisi ticaret maksadi ile yolculuga cikar. Günlerce süren yolculuktan sonra ticaretini yapmis, para kazanmis, artik isini bitirmis memleketine dönecektir. Kendisinde bir sevinc vardir. Bu sevinc para kazandigi ve memleketine dönecegi icindir. Bunu bir mektupla bildirir. Falan tarihte kismet olursa ordayim... Mektubu alan yakinlari onu karsilamaga cikarklar. Burada yolculuktan dönen de, bekleyenler de sevinc icindedirler. Birbirlerine kavusacaklari, hasret giderecekleri icin.... Diger taraftan ameli kötü olanin durumu da söyledir:
Bir padisah düsününüz. Bunun kölesi bir suc islemistir. Padisah köleyi suc isledigi icin cezalandiracaktir. Köle bunu bildigi icin kacar. Fakat padisah bu... Kacilir mi elinden? Asker cikartir, aratir ve yakalatir. Yakalanan kölenin hali neye benzer? Padisahin huzuruna varisi nasil olur? Elbette iyi ve hos degildir. Iste bu böyle oldugu gibi, ameli kötü olanlar icin ahirete gidis. Allah in huzuruna varis da böyledir. Ahirete gidiste iyi amel ve Allahin rizasi aranir.
-Allahin rizasinin kazanabilmek icin nasil bir amel islemek gerekir?
-Allahin rizasi, emri bilmaruf, nehyi anil münkerin (Allahin emirlerini yapma, yasaklarindan sakinma) icerisindedir.
-Sadakalardan hangisi efdaldir?
-Zahmetle kazanilan paradan minnet etmeden verilen sadaka...
Selam ve Dua ile
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)