 |
Tabut bir merkeptir ki ona herkes biner.Bir gün sen de bu cenaze tasiyan ata binip onun gibi olsan gerektir.Insanin basina mutlak gelecegi mukadder olan sey'i sen gelmis say.Böyle saymak da hayirlidir.Bu sebeble denilmistirki <<Her gelecek sey yakindir>>
Nefsine diyesin ki:<<bu irkilip yigilan mal ve davarlar sonunda dökülüp kalacaklardir.Gel simdi o zaman gelmeden gelecek olan o zamanin tedârikinde bulunalim.Bu fani seylere gönül vermeyelim.Bu cenazeyi görürsün.Evinden-barkindan, oglundan-kizindan,kavminden-kabilesinden ne türlü yüz cevirmistir?Bunlari nasil terk etmis de gider? Bunlarin hepsinden kendisine bir icim su veren,bir ögün ekmek dahi veren olmadi.Yaninda da götürebildigi yok.Bas acik, yalin ayak hepsini birakip gider.Kimse bilmez ki hali nasildir.>>Bu durumu böyle görünce nefsini yine ögütlemeye devam edip diyeceksin ki: Sen de bir gün bunlar gibi olacaksin.Mezarliklara varinca kabrin icindekilere dikkat nazariyla bak.Gör ki sekilde harâp ve türab olmus, yatmaktalar.Gelen gecen üzerlerine basmaktadirlar.Gelen gecenin ayaklari altinda kalmislardir.O nazik tenleri cürümüs,olâtif agizlari cenelerinden ayrilmis.O baslari gövdelerinden kopmus.O elâ gözlerini kurtlar-böcekler yemis.O bülbül gibi dillerini yilanlar-ciyanlar yemis yatmaktadir.Dünyada hevâ ve heves ile gecen 40-50-80-100 yil ömür sürenlerin âkibetleri yok olmus,hebâen mensûradan öte gidememis.O nefs-i emmârenin yaramaz sifatlarinin her biri birer canavar suretine girmis, tepesine üsüsüp azâba giriftâr ederler.Mezarlara varinca bu yatanlara ibret gözüyle bakasin.Döndügünde yine tekrar nefsine diyesin ki:
<<Ey Nefis .Sen dahi insaf etmez misin ? Bu murdar dünyadan usanmaz misin ?Mevlâ muhabbetine gönül vermez misin ? Isin sonunda sen de öyle olacagini sanmaz misin ? Bu günlerin senin de basina gelecegini hic hesaba katmaz misin ?Su yatanlarin her biri senin gibi hürmetli izzetli kimseler degil mi idi?
Bunlar da senin gibi dünyada iken alirlar-verirler, yerler-icerler, hüküm ve hükümet ederlerdi.Gülerlerdi, yanip dögünür, üzülürlerdi.Nefis seyler giyer, kendilerine hic toz kondurmazlardi.Simdi gör ki kara toprak olup ne halde yatarlar.Evleri, barklari, cemaatlari ne halde birakip gitmisler? Her birisi yanliz yanliz cukurlarda hallerinin ne oldugu mechul olarak yatmaktalar.>>
Nefsini muhatap alarak diyeceksin ki:
-Sen de bir gün bunlar gibi olup vücüt ve bedenden ayrilip su yatanlarla bir olup cukurun icine yatacaksin.Ey Nefis! Bir gün olur, seni de buraya getirirler.Burada amelinle kalirsin.
Var simdi,ey nefis!Dünyadan âhirete,kabire,salih amellerle Kur'an getir.Nefis bu kara cukura düsmeden ,yilan-ciyan basina üsüsmeden gerekli hazirliklari tamamlayasin.
Hastalari sor.Cenazelerde hazir bulunasin.Bu söylenenleri tutarsan senin nefsinden dünya muhabbeti zâil olur.Yaptigin ibâ detlerinden lezzet ve zevk alirsin.
o kimse dedi ki:
-yâ Ebâ Derdâ! Dedigin gibi hastalara sordum. Daima cenaze namazlarinda hazir bulundum.Mezarlar arasinda her gün varip oturdum.Senin dedigini arzu ettigin gibi yaptigimda mahsadim hâsil oldu.Dünyadan alakami kestim.Kendimi cikti gitti,basiret gözüm acildi,Hak batildan ayrildi.
Bundan sonra bu kimse fakirlerle mesgul olmaya basladi.Kendisini bir aba giyip bir mescid kösesinde oturdu.Ibadetle mesgul oldu.Ebû Derdâ 'ya duâlarda bulunup derdi ki:
-Yâ Ebû Derdâ! Allah-ü Teala senden razi olsun.Benim kararan kalbimi diriltip nurlandirdin.
Ey azizim! Ölümü bu sekilde zaman zaman devamli olarak anmak bir kac türlü saadete bizi nâil eder.Bunlardan biri;insan dünyanin etkisinde kurtulur.Tiksinir.Ikincisi;dünya ya meyl vermez, dünyadan uzak durur.<<Ben de bunlarin haliyle hallenecegim>> der ölümü göz önüne getirir.Ücüncüsü; günahlarini cogaltmaz.Cabuk cabuk tevbe ve istigfarda bulunur.
Bir kimse ölürken cok cesitli zahmet ve izdiraplar ceker.
Cemaatlari dagitir,lezzetleri giderir.Gözlerden yaslar akitir,yürekleri yandirir.Baslari acik,yalin ayakli,yakasi yirtik kimseleri analarinin, atalarinin ortasinda göz yaslari arasinda gezdirir.
Bu ölüm öyle bir seydir ki geldiginde kisiden nâzik mizaclar,narin tülbentler,seyhvâri giyecekler cikarir.
Bu ölüm öyle bir seydir ki ; geldiginde o kadar zahmet cekilir ki bu zahmetin yerine diger birisi bir kilinci eline alip ölecek kimseye ücyüz def'a vursa, tepelese iste bu sirada ne kadar zahmet cekilirse ölüm âninda da ondan daha fazla zahmet cekilir.Nitekim iki cihanin serveri Hazret-i Muhammet Mustafa Efendimiz (S.A.V.) buyururlar:
<<Ölümün siddet ve dehseti bir kimseye keskin kilincla üc yüz def'a vurmak gibidir.>>
Hz.Ömer (R.A.) buyurur ki:
-Ölüm suna benzer ki bir agacin cokca dikenleri olsa ve o agaci getirip birinin bogazindan iceri soksalar.Bu agacin her dikeni bir damara ulassa,orada bereler hâsi olsa,onra bu caliyi ve dikenli agaci kuvvetli birinin eline verseler,kuvvetle cekse ve bütün damarlarini koparip kanatsa o kimse ne sekil de bir zahmet ve izdirap cekerse ölecek kimsenin cektigi izdirap da tipki bu kimsenin hâline benzer.Can acisi bakimindan aynidir.
Azizim! Can acisindan,ölümden ve öldükten sonra insanin basina neler geleceginden biraz haber vereyim de dinle ve aklini basina al;var sende ona göre amellerde bulun.
|
|