Esselamu Aleykum / islamgul.com Forumları Okundu Kabul Et | islami forum

Geri git  

ANASAYFA

> ISLAM ONDERLERI > Menkibe Ve Kissalar






Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Efendimizin(asm) çok evliliklerinin hikmeti *Hizmet* Hayati Ve Kissalari 1 10-11-2009 07:27 PM
Yaradilişin Hikmeti ennur Hikmetler 2 11-27-2008 01:52 AM
6. Şeytan’ın yaratılmasının hikmeti nedir? mustafa__234 Seytanin Hileleri 0 05-14-2008 03:44 AM
Bir hikmeti vardır. zeliha06 Ibretlik Olaylar 3 01-18-2008 06:48 PM

Cevapla
LinkBack Seçenekler Arama Stil
agızdaki taşın hikmeti
 
 
Kidemli üye

Alıntı ile Cevapla
Tecrübe Puanı: 3 RuBaNa_ is on a distinguished road
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Annem Herkese Söleme Dedi :)
Mesajlar: 72
07-06-2008, 01:56 PM
 
Birgün hazret-i Ebû Bekr 'r.a.', hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin 's.a.v.' huzûr-ı şerîflerinde, se'âdetle otururlarken;
Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba'zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se'âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr 'radıyallahü teâlâ anh' Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:
- Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, edebsizlik edip, gönül incitirken, susu, birşey söylemediniz. Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir.
Hazret-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn 's.a.v.' buyurdu ki:
- Yâ Sıddîk! O hayâsız ve bedbaht sana dil uzatmağa başladığı zemân, ü teâlâ bir melek gönderdi ki, o kimseyi karşılayıp, kovacak idi. Sen, hemen gadaba geldin; söylemeğe başladın. O melek gidip, yerine iblîs geldi. İblîs-i la'înin olduğu yerde, ben durmam.
Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk 'r.a.' ondan sonra, vaktli vaktsiz söz söylememek için, mubârek ağzına bir taş koyar idi. Ne zemân söz söylemek lâzım gelse, evvelâ fikr ederdi. Bir söz söyliyeceği zemân, o sözü kendi kendine nice zemân düşünür, tefekkürden sonra, mubârek ağzından o taş parçasını çıkarıp, ne söz söyliyecek ise söyler idi. Sonra o taş parçasını mubârek ağzına alıp, tesbîh ve tehlîl ile meşgûl olurdu. Kimseye, hayrdan ve şerden dünyâ kelâmı söylemez, eğer kat'î lâzım ise ve çok efdal ise, söylerdi. Yoksa, gecede ve gündüzde tesbîh ve tehlîl ile meşgûl idi.
 
 
 
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:38 PM .
Powered by MJTurkiye
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.



 
ilahiler sefaat
Powered by MJTurkiye
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.


vBulletin Style by: islami forum