Geri git   > ISLAM ONDERLERI > Menkibe Ve Kissalar
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Menkibe Ve Kissalar Islam Önderlerinden Kissalar





Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-26-2007, 10:50 AM   #1 (permalink)
Banned

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 249
Mesajlar: 5.372
Konular: 624
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 66
REP Seviyesi : ennur will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
KONUşAN ben olursam...

Haydi, söyle artık", dedim arkadaşıma. "dünden bu yana yeteri kadar meraklandırdın." Arkadaşım fakültenin psikiyatri kürsüsünde asistandı, ben ise dahiliye servisinde. "Size bir sürprizim var" demişti bir gün evvel "müthiş bir sürpriz!..". "Eee, söyleyiver" dedim... "Yarın" deyip ayrıldı yanımdan...

"Bugün de söylemezsen ayıp edersin" dedim. "Tamam" dedi ve başladı....

"Bizim hocanın uzun süredir devam eden bir araştırması var. Gizli olduğu için duymamışsındır."

"Niçin gizli?" diye sordum.

"Emniyet ile birlikte yapıyor çalışmayı da ondan" dedi, merakımı iyice tahrik etmek ister gibi...

"Hocamızın uzun zamandır bir düşüncesi vardı. Zaman zaman anlatırdı bize: 'insan hafızasına her şey kaydediliyor, o kasetin düğmesine basacak bir ilaç yapabilsek, o istemese de, o güne kadar başından geçen her şeyi kendi ağzından dinleyebiliriz. Tabiî, böyle şeylere tıp ile hukuk birlikte karar verebilir. insan, yaptıklarını anlatırken o günleri tekrar yaşayacaktır. Eğer o andaki ruh hâlini de bir ekran aracılığı ile seyredebilirsek, hangi şeyleri, nasıl bir ruh hâli ile yaptığını apaçık görmüş

oluruz.' Biz, biraz da bilim kurgu tarzında bulduğumuz bu düşüncelerin, hocanın aklına yeni yeni geldiğini sanmıştık. Meğer, hoca çalışmasını bu merhaleye getirdikten sonra bize açmaya başlamış. Farmakoloji hocasıyla aylardır kafa kafaya çalışması da bu ilacı elde edebilmek içinmiş... Geçtiğimiz günlerde birkaç deneme yaptılar. Netice oldukça başarılı idi. En son deneyde beni de içeriye aldılar. Duyduklarıma, gördüklerime inanamadım; aklım durdu. Bugünkü deneyi seyretmeye senin için de müsaade aldım hocadan... Haydi, geç kalmayalım."

Aman Allah'ım!.. şaka mı yapıyordu?..

"Bak" dedim yürürken, "psikiyatri ile uğraşanlarda az buçuk bazı aykırılıklar vardır, sakın bu da öyle bir şey olmasın."

Gülümsedi ve sadece "sabret" dedi.

Bu iş için hazırlanmış özel bölmeye girdiğimizde, bizim hoca da oradaydı. Göz göze geldik.

"ikinci gelişi" dedi arkadaşım, bizim profesör için...

içerde, arkadaşımın hocası olan psikiyatri kürsüsü başkanı, fakülteden birkaç profesör, başhemşire ve üniformalı insanlar vardı.

"Başlayalım isterseniz" dedi hoca kendinden emin bir hâlde... üniformalılardan olumlu işaret gelince, deney başladı.

Deney, suçluluğundan şüphe edilen biri üzerinde yapılıyordu. Zanlı, bizim bulunduğumuz yerle camdan bir duvarın ayırdığı özel bölmeye, bir polis memuru tarafından getirildi. O bölmedeki en küçük bir çıtırtıyı bile duyabileceğimiz bir şekilde mikrofonlar ve vericiler ayarlanmıştı. Yukarıda, zanlının ulaşamayacağı mesafede dev bir ekran vardı. Hoca, başhemşire ile birlikte zanlının bulunduğu bölmeye geçti. "iğneyi yapın" dedi. Zanlının kolundan damar içine yapılan enjeksiyonun bitmesini bekledi. O esnada da zanlıdaki değişiklikleri takip ediyordu. Daha sonra kendisi, ekranlı cihazdan gelen bir kısım kabloları, adamın kolunda, kafasında, daha önceden belirlenmiş yerlere bağladı.

Her şey hazırdı artık... Profesör, hemşire ve polis odadan çıktı.

Profesör, bizim yanımızda, uzaktan kumanda ile ekranlı cihazı çalıştırdı. Ekranda, bir anlam veremediğim karışık görüntüler belirdi. Adam, şok olmuş gibi şaşkın şaşkın bakıyordu bizlere...

Profesör, "çocukluğundan itibaren başından geçen, utandığın, sıkıldığın, pişman olduğun hâdiseleri anlat bize" dedi.

Gözleri iri iri açıldı adamın... Dehşete kapıldı, anlatmak istemiyordu. Fakat, ilaç belleğindeki o düğmeye dokunmuştu bir kere... Bir kısım duygulan 'anlatma!' diye çırpınsa da, konuşacaktı. Buna mecburdu.

Ekranda bir çocuk göründü evvela... Ve adam konuşmaya başladı. Fakir, cahil bir ailenin çocuğuydu. Daha o günlerden başladığı hırsızlıklarını, uygunsuz hâllerini anlattı bir bir... Renkten renge giriyor, terliyor, ama yine de devam ediyordu. Bizim ekrandan seyrettiğimiz görüntüler çok farklı idi. Biz. adamın ruh hâlini seyrettiğimiz için, inanılmaz görüntülere şahit oluyorduk.

işlediği suçların ve davranışlarının mahiyetine göre, bazen vahşi bir kurt. bir çakal görünüyordu ekranda... Ağzından kanlar damlıyor, suratındaki dişler kocamanlaşıyor, elleri, tırnakları uzuyordu. Bazen, yaptığı sefih ve tiksindirici bir şeyi anlatırken, iğrenç bir manzara oluşuyor, içi dışına çevriliyor, sireti suretine aksediyordu. önce çıldırmış bir yaratık görünüyor, sonra adam sakinleşince vicdan azabı duyuyor, o esnada kendini en habis, en aşağı bir varlık gibi hissediyor; gözleri dışarı fırlıyor, bağırsakları, etrafa saçılıyor, bir pelte, bir irin yığını hâline geliyor, midemizi bulandırıyordu.

Adama acımaya başlamıştım, ama profesörün acımaya niyeti yoktu. O vazifesini yapmanın ciddiyetiyle hareket ediyor, adamın bütün hayatını deşeliyordu. Ne sorulursa en ince ayrıntısına kadar anlatıyordu zavallı adam. istemiyor, ama anlatıyordu. Adeta kendisi kendisinin şahidi olmuştu. Adamın, kapalı kapılar arkasında, kimsenin görmediği yerlerde, kuytularda, karanlıklarda yaptığı her şeyi hem kulağımızla duyuyor, hem gözlerimizle görüyorduk... Bitmişti adam... içinden geçenleri bile söylüyordu mazisini anlatırken... çocukluğunda utançla duyduğu ilk hislerine, kaçamaklarına kadar...

Ve sonunda beklenen şeye gelmişti. Polislerin aradığı, yaşlı bir kadını öldüren, kollarını kesip bileziklerini alan, o muydu? Adam, anlatmaya başladığında polisiye bir film seyrediyor gibi olmuştuk.

Cehaletini, terbiye edilmeyip hep tahrik edildiğini, vahşiliğe alıştığını söylüyordu.

Kadının evine girerken, süklüm püklüm bir hayvan vardı ekranda... öldürürken, yırtıcı, vahşi bir yaratık... Kollarını keserken de, kan emen bir vampir...

Gördüklerime inanamıyordum... içim titriyordu.

Adamın hafıza defterinin açılması... Kayıtların bizzat kendi ağzından okunması... Müthiş bir şeydi bu! Artık sorgulamanın sonuna gelinmişti. ilacın tesiri geçiyor, adam yavaş yavaş kendine geliyordu. Ben ise hâlâ şaşkın ve gördüklerimin tesiriyle sarhoş gibiydim. 'iyi ki' diyordum içimden, 'iyi ki, herhangi bir iftiraya maruz kalmadım... Ya aynı şeye ben maruz kalsaydım... Ya hayat defterim dökülüp saçılsaydı ortaya... Ya insanlar benim gizli hâllerime de vâkıf olsalardı. çıldırır, delirir, yerin dibine girebilirdim... Hayır, kendi defterimi kendim okumak istemezdim.' O anda, 'keşke' dedim, 'bu güne kadar daha dikkatli yaşasaydım. Profesör falan korkutmasaydı gözümü; utanacağım bir şey olmasaydı defterimde!.. Olabilir miydi?.

Ben tam böyle düşünürken, profesör yanıma geldi. Topluluğa "ister misiniz, aynı deneyi, içimizden bir arkadaşımızın üzerinde tekrarlayalım?" dedi. Kısa bir tereddüt ve duraklamadan sonra, çekinerek de olsa "Olabilir" sesleri yükseldi topluluktan. Olabilir miydi? Bilemeyeceğim ama, bunu söylerken ne diye bana bakıyordu ve ne için yanıma kadar gelmişti? Ben dehşet içindeyken bir de "Hı, ne dersin evladım?" demesin mi?

"Hayır!" dedim, kesin ve kararlı bir sesle: "Hayır! Asla!. Ne dediğinizin farkında mısınız?"

Hepsi birden üzerime doğru geldiler, âdeta üzerime çullanıp ısrar ettiler... Hattâ arkadaşım bile... Birde "Sakin ol!" diyorlardı üstelik... Nasıl olacaksam?!

"Hayır!" diye bağırdım var gücümle, "Hayır!"

Bir an terleyen alnımda, serin, tanıdık bir el hissettim. "Sakin ol oğlum, rüya görüyorsun" diyordu annem.

"Ooohh!" dedim, "çok şükür rüyaymış."'

Akşam, böyle şeyleri düşünerek dalmıştım uykuya... Demek düşündüklerim düşüme girmişti...

Ama bir gün hafızalarımızda kaydedilenlerin kendimize okutulacağı o gün gelirse... Nice olurdu hâlimiz.....

"Keşke" dedim kendi kendime, "şu defteri baştan yazmak mümkün olsaydı!!!"

Mehmet Akar

Konu dilektasi66 tarafından (12-21-2007 Saat 05:03 AM ) değiştirilmiştir..
ennur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 07-26-2007, 01:51 PM   #2 (permalink)
IslamGuL Ustasi

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.806
Konular: 1749
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Ama bir gün hafızalarımızda kaydedilenlerin kendimize okutulacağı o gün gelirse... Nice olurdu hâlimiz.....

"Keşke" dedim kendi kendime, "şu defteri baştan yazmak mümkün olsaydı!!!"

guzelmis abla elinize saglik

Kadın vücudu üzerinden para kazanan, din deyince tüyleri ürperen her gün dini hareketler uygulamalar örgütler ve hizmetler aleyhinde yayın yapan işi gücü Kur’an Kursları İmam Hatip Okulları başörtüsü, tarikatlar, din hizmeti için kurulmuş dernekler ve vakıflarla uğraşmak olan dedektif gibi bunları takip eden yalan yanlış haberler yapan gazeteleri ve kanalları evlerinize sokmayın satın alarak ve reklam vererek desteklemeyin aksi halde manevi sorumluluğunuzun ağır olacağını unutmayın
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 07-26-2007, 02:57 PM   #3 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: bursa
Üye No: 57
Mesajlar: 338
Konular: 6
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 19
REP Seviyesi : __aysenur__ is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
EVT ABIM ABLAM ELINIZE VE YUREGINIZE SAGLIK

_ AysenuR_



KAFİRUN SURESİ OKUNUSU

"Kul ya eyyühel kafirun.La a'büdü ma ta'büdün.Ve la entüm abidune ma a'büd.Ve la ene abidün ma abedtüm.Ve la entüm abidune ma a'büd.Leküm diniküm veliyedin."

MEALİ

"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,De ki: Ey kafirler!Ben sizin taptıklarınıza tapmam.Siz de benim tapdığıma tapacak değilsiniz.Ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim.Siz de benim taptıklarıma tapacak değilsiniz.Sizin dininiz size,benim dinim banadır."

Konu dilektasi66 tarafından (12-21-2007 Saat 05:05 AM ) değiştirilmiştir..
__aysenur__ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:23 AM .


vBulletin v3.7.1 Patch Level 1, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd


 

» Bize ulasmak için affeyle@gmail.com adresine mail atin )
sitemap Tags ilahiler program indir