Vaktiyle bir padisah,ellerindeki esirlerden birini,diger esirleri kışkırtıyor,isyana teşvik ediyor,diye cezalandırmak istedi.Bu tür sucların cezasıda da idamdi.Esir bunu bildigi için,"Ölümden öte yol yoktur"felsefesiyle,kendi dilinde padisaha sövüp saydı,iyice içini döktü.Padişah esirin dilinden anlayan bir vezire "Neler sölüyo bu adam?"diye sordu vezir temiz yaratılıslı,iyilik yanlısı biriydi.Esirin küfürle savurdugunu degil de "Ben hata ettim,bir padisah olarak sana yakısan ise affetmektir.Allah da bagıslamayı ve bagislayanları sever sever diyor "dedi.Vezirin bu sözleri üzrine padisah merhamete geldive esirini .Fakat esirin dilinden analayan kötü yürekli vezirmüdahale etti :
Padisahım,bu esir söylenenlerin tam tersini size en agır küfürleri savurdu,ağzına geleni söledi"dedi padisah yerinde bir soyluluk gösterisine bulundu .Kötü yürekli vezire hitap ederek:"Önceki vezirimin söyeldigi yalan,senin söledigin dogrudan daha hosuma gitti.Senin gambazlagına itibar etmiyorum"dedi ve af kararımın geri almadı.
Beddua yerine dua
marufi kerhi hazretleribir gün talebelerini toplar,dicle kenarındakı hurmalıklara cekillir.sohbet ederler.Bu esnada nehirden bi kayık gecer.İçinde bir kac bıckın genç.Hem içki içerler ,şarkı söylerler.hatta bi ara naralar atarlar.talebeler bu edpsizlige cok bozulurlar.hata içlerinden bazıları:"Ah au kayık bir devrilse de günlerini görseler!"derler.Art arda patlayan kahkahalardan ders yapılam zolunca mübarek o yana döner.Ellerini açar ve;"Ya rabbi,sen su kullarını dünyada neselendirgin gibi ahirettede neselendir.Onlara hidayet ve istikamet nasip eyle"der.
İte tam o sıra gençlerden biri sahildeki sohbeti farkına varır,arkadaslarını uyarır.Mübaregi görünce derlenir toplarnırlar.Hatta sazlarını kırar,destlerini suya atarlar.Mahcup mahcup gelir.seyh marufun ellerine kapanırlar. o gün den sonra sobetin müdavilerinden olurlar.
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)