EMANETE RİAYET
Ebû Abdullah Şerîf Tlemsânî hazretleri, emanete çok riayet ederdi. Bir defasında Ku-santine kadısı Hasan bin Badis, bir kese altını Ebû Abdullah'a emanet bırakmıştı. O da evine koydu. Sahibi isteyin-ce, keseyi vermek üzere gelip evden aldı. Kesenin üstünde 100 altın diye bir yazı bulunuyordu. “Kesedeki altınlara bir ziyan olmuş mudur?” düşüncesiyle, keseyi açtı. Saydığında, 75 tane olduğunu gördü. Eksilmiş diyerek, gidip kendi altınlarından 25 tane ilâve etti. Keseyi sahibine teslim etti. Bir iki gün sonra altınların sahibi kadı, tekrar Ebû Abdullah'a gelip sordu:
- Kesede 75 altın olması lâzım gelirken, 100 altın çıktı, hikmeti nedir?
O da şöyle cevap verdi:
- Keseyi senden aldığımda, içindekileri saymamıştım. Sana verirken, kesenin üstün-deki yazıyı görünce saydım. Eksik geldiğini görünce, kendi altınlarımdan 25 altın koyarak 100’e tamamladım. Bu 25 altını kaybettiğimi zannetmiştim.
Bunu işiten Kadı Hasan’ın gözleri yaşardı ve böyle insanların yeryüzünde olmasın-dan dolayı, Allahü teâlâya şükretti.
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)