 |
NAMAZIN TARİHÇESİ
Şu husus her müslüman tarafından iyi bilinmelidir: İslam dini, sıfırdan, ilk kez gelmiş bir din değildir.
Daha evvel gelmiş dinlerin devamıdır. Dirlerin hepsinin adı Allah indinde islamdır.
Eski peygamberler aracılığı ile gelmiş hükümler deform olmuştur.
Reform olmuş dinlerin reformu için de Allah Son Nebiyi Peygamber olarak görevlendirmiştir.
Bizden önceki ümmetlerin de namaz, oruç, hac, zekat gibi ibadetlerle mükellef tutulduklarını Kur'andan öğrenmekteyiz.
Son Nebi'den evvelki peygamberler dönemlerin de namaz:
Musa Nebi:
87 Mûsa'ya ve kardeşine şunu vahyettik: Kavminiz için kendilerini yerleştirmek üzere Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın/karşılıklı yapın ve namazı/duayı yerine getirin! İnananlara müjde ver. yunus
Zekeriyye Nebi:
39 Zekeriyya mihrapta durmuş dua ederken/namaz kılarken, melekler ona şöyle çağırmıştı: "Allah sana, Allah'tan bir kelimeyi doğrulayıcı bir efendi; nefsine egemen bir benlik, hayır ve barışı sevenlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeliyor." ali imran
İsa Nebi:
31 "Beni, bulunduğum her yerde kutsal ve bereketli kıldı. Yaşadığım sürece bana namazı/duayı, zekâtı önerdi." meryem
Şuayb Nebi:
87 Dediler ki: "Ey Şuayb! Namazın/duan mı emrediyor sana, atalarımızın tapar olduğunu terk etmemizi yahut mallarımızda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi? Esasında sen; gerçekten yumuşak huylu, olgun bir insansın."
İbrahim, Lut, İshakve Ya'kub Nebiler:
73 Onları, (ibrahim, lut, ya'kub, ishak) bizim buyruğumuzla yol alan önderler yaptık. Onlara iyilikler yapmayı, duayı/namazı yerine getirmeyi, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, yalnız bize kulluk ediyorlardı. Enbiya
Ayetlerden de görüldüğü gibi, her ümmetin namazı vardı ve namazın mirac ta son nebi'ye farz kılındığı yalanını Kur'an-a kabul ettirmekimkansızdır.
Her ümmetin yaptığı bir ibadetin kurallarını da, bir tek nebinin uygulamalarıyla açıklamak mantıkdışıdır, böyle olursa, her millet kendi nebi'sinin sözlerine kulak vermeye çalışır ki, bu durum da iptal olmuş dinlerin şu an geçerli olduğunu kabul etmek zorunluluğu doğar.
Hal böyle olunca, Allah kulunu kendini tanısın, bilsin, ibadet etsin diye yaratmıştır ve ne yapması gerektiğini de yine kendisi belirlemiştir..
|
|