Geri git   > ISLAM ILMIHALI > Namaz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Namaz Allah'a karsi tesbih, ta'zim ve sükrün ifadesidir.





Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-20-2008, 11:49 PM   #1 (permalink)
Yeni Üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1645
Mesajlar: 3
Konular: 1
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : acizane is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Cuma namazı ve zuhuri ahir

Cuma namazı ve Zuhuri ahir


Hicrî 5. asırdan bu yana yalnız Türkiye’de uygulanan, başka İslam âleminin bilmediği, bilmek de istemedikleri “zuhr-u âhir ” denen, ALLÂH’ın emri, Hazret-i Resûlullâh’ın sünneti ile hiç ilgisi olmayan, Moğol istilâlarının hüküm sürdüğü bir zamanda Konya’da ihdas edilen ek ibâdet usûlü ki, namaz değildir. Hükümet ve devletin olmadığı yerde, ulü’l-emrin icra edilmediği yer -ki, darü’l-harptir- darü’l-harpte ise cuma namazı kılınmaz, diye uyduruk fetva verenler, zamanımıza kadar..

“İslam’da yeri olmayan namaz” demeye hicap ediyorum, çünkü namazın iki kaynağı vardır: 1: Kitap, 2: Sünnet. Başka kaynak aranmaz. Beş vakit namazdaki farzlar, Cumâ namazı için de geçerli olup, hutbesiz Cumâ namazı geçerli değildir. Bayram namazlarında hutbe sünnettir. Okunmasa da namaz tamamdır.

Sünnetleri hafife almayasın. Kur’ân’da belirtilmemiş, Peygamber Efendimiz’in ibâdet ve amellerinde görülen hallerin cümlesine sünnet deriz. Sünnetleri emr-i ilâhînin dışında görme. Kur’ân’da sarih olarak görülmediği için sünnettir. İcmâ, kıyas edilleyi şeriye namaz için geçerli değildir.

Rabbımızın lütuf ve ihsânı olan en büyük bayram olarak belirtilen Cumâ günü, âyet ve hadisle ifâde edilen öğle vaktinde Cumâ namazı.. Hutbede bulunarak imam efendiye uyup iki rekat farzı kılan kişinin ALLÂH’ın emrine göre cumâsı tamamdır. Sünnetlerini de mezhebine tâbi olunan imam efendinin içtihâdına göre kılmaktır. Çünkü imam efendilerimizin aralarında sünnetlere dâir içtihat farklılıkları vardır. Hepsi de geçerli olup, cumânın sıhhatına halel getirmez.

İmâm-ı A’zam Hazretleri hicri 75 senesinde dünyâya teşrif ettiler. 150 senesinde irtihal eylediler. Makamları cennet olsun. Kendileri tâbiînden olup, ashâbın yaşlıları ile görüştüler. Ve îzah ettiler:

“Hazret-i Resûlullah (s.a.v) Efendimiz mescide gelmeden önce dört rekat sünnet kılar, mescide geldiklerinde hutbe îrad ederlerdi. İki rekat cumânın farzını cemaate kıldırır, hâne-yi saâdetlerine gider, dört rekat da orada sünnet kılarlardı.”

İmâm-ı A’zam Hazretleri bu türlü beyan ve içtihat etmişlerdir.

İmâm Şâfiî Hazretleri, İmâm-ı A’zam Hazretleri’nden sonra dünyâya teşrif ettiler. Cumânın sünneti hakkında buyurdular ki :

“Cumâdan evvel iki rekat, cumâdan sonra da iki rekat Hazret-i Resûlullâh’ (s.a.v.) sünnet kılardı.”

İmâm Mâlik ve İmâm Hanbel hazretlerinin içtihatları da :

“Cumâya gelmeden evvel Hazret-i Resûlullah (s.a.v.) iki rekat namaz kılar, farzdan sonra başka namaz kılmazdı.” şeklindedir. ALLAH cümlesinden râzı olsun.

Cumâ Sûresi’nde de müsta’celiyyet vardır : “ALLÂH’ın zikrinden sonra yeryüzüne yayılınız, rızıklarınızı arayınız.” On altı rekatlı hiç bir mezhep yoktur. Dikkat edilirse, yalnız sünnet üzerinde ihtilaf değil, içtihat değişikliği vardır. Kimsenin namaza rekat ilâve etmesi uygun olmayıp, hatâdır.

Bâzı kimseler çok ibâdet ve tâatla çok kazanacağını zannederler. Her şeyin ifrâtı yasaklanmıştır. Misâl olarak, seferde olan dört rekatlı farz namazları iki rekat kılmayı Hazret-i ALLAH emrediyor. Fazla kılarsan ne olur? Âsî olursun, emr-i ilâhîye karşı geldiğin için. “Hiç fazla namaz kıldı diye insanı döverler mi? Fazla mal göz mü çıkarır?” gibi sözlerle emr-i ilâhîyi basit bir hâdise gibi gösterip günâha girme. “Zuhr-u âhir” diye bir namaz yoktur. İslamiyette şüpheli ibâdet olmaz.şüpheli ibadete sıhhatlidir diye kimse cevaz veremez Evham, rûhî hastalıktır. Namaz husûsunda ilham ve rüyâ ile de amel edilmez. Sahîh-i Buharî’nin (Tecrîd-i sarîh Tercümesi) üçüncü cildinde Cumâ bahsinde bildirildiğine göre, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz hutbe îrad edip, buyurdular ki : “Cumâ size kıyâmete kadar farz kılındı. İster âdil imam, ister zâlim imam zamânında olsun, kim ki, Cumâ namazını sebepsiz yere terk ederse, iki elim yakasındadır. ALLAH işini rast getirmesin.. onun Ne namazı vardır, ne orucu, ne haccı, ne de zekatı... Vaktâ ki, tövbe ve istiğfar etmiş ola.”

Büyük fıkıh âlimi İbn-i Nuceym buyururlar ki :

“Zuhr-u âhir kılan kişi ilim yoksunudur.”

Kütüb-i sitte’den olan Sünen-i Dârekutnî Tercümesi, 2. Cilt sahîfe 10’da şöyle ifâde olunur:

“Zuhr-u âhir kılan şüphesiz günahkardır.”

Diyânet İşleri Başkanlığı da Şerîat-i Muhammedî’de 92 hurâfa ve bidat tespit etti. Ama umûma îlânından çekindiler. Fakat ben bu listenin bir nüshasını elde ettim ve çoğaltıp, dağıttım. Bidat ve hurafaların başına yazmışlar, zuhr-u âhir diye bir namazın olmadığını. Merhum cennet-mekan Hamdi Akseki buyuruyor ki :

“İmam efendilerimizin cumânın sıhhati ve vücûbu hakkındaki ihtilafları “muhtelefun fîh”tir (kesin olmayan, ihtilaflı konulardandır). Cumânın farziyetine te’sir edici değildir. Şöyle ki, Cumânın vücûbunun sıhhati hakkında ictihâdî ihtilaflar musallînin (namaz kılanın) daha mutmain olması içindir. Hiç bir içtihat cumânın farziyetini bozmaz. Nitekim öyle olmuştur.”

Türkiye’den başka İslam ülkelerinde zuhr-u âhir diye bir şey bilmezler. Çünkü kesinlikle yoktur. Bir namazın iâdesi farzın terkinden îcap eder. Vâcibin terkinden, farzın te’hirinden sehiv (yanılma) secdesi lâzım gelir. Hazret-i ALLAH Türk milletini de bu gibi anlamsız ibâdetlerden kurtarsın.Amin.
acizane isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 01-21-2008, 12:24 AM   #2 (permalink)
IslamGuL Ustasi

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.806
Konular: 1749
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
konuyu okumadan arkadas yenı dıye tesekkur edmısdım..arkadasa paylasımından dolayı..
yine

Kadın vücudu üzerinden para kazanan, din deyince tüyleri ürperen her gün dini hareketler uygulamalar örgütler ve hizmetler aleyhinde yayın yapan işi gücü Kur’an Kursları İmam Hatip Okulları başörtüsü, tarikatlar, din hizmeti için kurulmuş dernekler ve vakıflarla uğraşmak olan dedektif gibi bunları takip eden yalan yanlış haberler yapan gazeteleri ve kanalları evlerinize sokmayın satın alarak ve reklam vererek desteklemeyin aksi halde manevi sorumluluğunuzun ağır olacağını unutmayın

Konu CANSEVER tarafından (01-21-2008 Saat 04:09 AM ) değiştirilmiştir..
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 01-21-2008, 04:31 AM   #3 (permalink)
IslamGuL Ustasi

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.806
Konular: 1749
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
ancak zuhri ahir diye biz vaktin son namazını kılıyoruz yanı öğle namazını...sizin veya diyanetin dediğine göre cuma günü öğle namazını kılmaya gerek yok mu?

diğer ülkeler kılmıyor demisiniz..bircok mezhep farz borcu var diye sünnetleri kılmıyor diye bizdemi kılmayalım...acaba onlar degişdirdi yoksa hanifiler mi fazla kılıyor...belkide imam şafi insanlar namazlarını kazaya bırakmasınlar diye söyledi farz borcu olan sünnet namazı kılamaz diye...peki bunu neye dayanarak yapıyorlar..Peygamber efendımız namaz borcu olmadıgı ıcın mı sunnet namazları kılıyordu....pardon sünnet namazları degil sünnet kılıyordu...yani rekatı ve vakti belliydi...diğerleri nafile namaz oluyordu..lafı uzatmadan benım bıldıgıme göre daha dogrusu ben kalpden öyle dusunurek zuhrı ahir diye öğle namazının farzını ve son sünnetini kılıyorum..........


Cuma Namazının Rekat Sayısı

Cuma namazının farzı iki rekattir. Bu konuda herhangi bir ihtilaf yoktur.

Hz. Peygamber’in Cumanın farzından önce, nafile olarak bir namaz kılıp kılmadığı konusunda fıkıh bilginleri, konuyla ilgili muhtelif rivayetlerden hareketle farklı görüşler ortaya koymuşlardır:

Cuma’nın farzından önce nafile bir namaz olmadığını ileri süren fakihler bulunmaktadır. Onlara göre Hz. Peygamber, Cuma namazı için mescide gelince, namaz kılmadan doğrudan minbere çıkmıştır. Sahabenin kıldığı rivayet edilen namaz ise, sünnetle ilişkisi olmayan nafile bir namazdır (İbn Kayyım, Zâdü’l-Meâd, I/118-119). Buna karşılık Hanefî, Mâlikî ve Şâfiî bilginlerine göre, Hz. Peygamber, Cuma namazının farzından önce tahiyyetü’l-mescid dışında, nafile olarak namaz kılmıştır. Hanefîler bu namazın dört rekat olduğunu, diğerleri ise belli bir rekat sayısıyla sınırlı olmadığını belirtmişlerdir (İbn Humam, Fethu’l-Kadîr, II/39; İbn Kudâme, Muğnî, II/250; İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, I/452). Sahih hadis kaynaklarında Hz. Peygamber’in Cuma namazından önce nafile olarak namaz kıldığına dair bir çok rivayet bulunmaktadır (İbn Mâce, Salat, 94; Buhârî, Cumu’a, 33, 39; Ebû Dâvûd, Salât, 244).

Hz. Peygamber’in Cuma namazından sonra nafile olarak namaz kıldığı konusunda ihtilaf olmamakla birlikte, bu namazın kaç rekat olduğu konusunda görüş farklılığı bulunmaktadır. Bu namaz, Ebu Hanife’ye göre bir selamla dört, Şâfiî’ye göre iki selamla dört, Ebû Yûsuf’a göre ise dört rekatta bir selam ve iki rekatta bir selam vermek üzere toplam altı rekattır (İbn Hümâm, Fethu’l-Kadîr, II/39; Şirbînî, Muğni’l-Muhtâc, I/451). Sahih hadis kaynaklarında yer alan bazı rivayetlerde, Hz. Peygamber’in Cuma namazından sonra dört, bazı rivayetlerde ise iki rekat nafile namaz kıldığı bildirilmektedir (Ebû Dâvûd, Salât, 244; İbn Mâce, İkâmetu’s-Salât, 95; Buhârî, Cumu’a, 39). İbn Teymiyye, İbn Kayyım gibi bazı alimler, konuyla ilgili çeşitli rivayetleri birlikte değerlendirerek, camide kılınırsa dört, evde kılınırsa iki rekat kılınabileceği görüşüne varmışlardır.

Zikredilen bu rivayetler, Hz. Peygamber’in Cuma namazından önce ve sonra, ismi ne olursa olsun evde ya da camide nafile namaz kıldığını göstermektedir. Bu itibarla, Cumadan önce ve sonra kılınan namazlar, Cuma namazına daha sonra yapılan bir ilave olmayıp, Hz. Peygamber’in uygulamasına dayanmaktadır.



ve zuhri ahirde öğle namazının farzi ve son sünnetidir..


diyanetın acıklamısını okudum ama pek anlamadım ...anladıgım kısmı burası ustte ekledıgım kısım....



devamı burada

Konu ayparcam tarafından (01-25-2008 Saat 11:26 PM ) değiştirilmiştir..
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 01-25-2008, 12:17 AM   #4 (permalink)
Yeni Üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1645
Mesajlar: 3
Konular: 1
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : acizane is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
cansever'in dikkatine

Alıntı:
CANSEVER´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ancak zuhri ahir diye biz vaktin son namazını kılıyoruz yanı öğle namazını...sizin veya diyanetin dediğine göre cuma günü öğle namazını kılmaya gerek yok mu?

diğer ülkeler kılmıyor demisiniz..bircok mezhep farz borcu var diye sünnetleri kılmıyor diye bizdemi kılmayalım...acaba onlar degişdirdi yoksa hanifiler mi fazla kılıyor...belkide imam şafi insanlar namazlarını kazaya bırakmasınlar diye söyledi farz borcu olan sünnet namazı kılamaz diye...peki bunu neye dayanarak yapıyorlar..Peygamber efendımız namaz borcu olmadıgı ıcın mı sunnet namazları kılıyordu....pardon sünnet namazları degil sünnet kılıyordu...yani rekatı ve vakti belliydi...diğerleri nafile namaz oluyordu..lafı uzatmadan benım bıldıgıme göre daha dogrusu ben kalpden öyle dusunurek zuhrı ahir diye öğle namazının farzını ve son sünnetini kılıyorum..........


Cuma Namazının Rekat Sayısı

Cuma namazının farzı iki rekattir. Bu konuda herhangi bir ihtilaf yoktur.

Hz. Peygamber’in Cumanın farzından önce, nafile olarak bir namaz kılıp kılmadığı konusunda fıkıh bilginleri, konuyla ilgili muhtelif rivayetlerden hareketle farklı görüşler ortaya koymuşlardır:

Cuma’nın farzından önce nafile bir namaz olmadığını ileri süren fakihler bulunmaktadır. Onlara göre Hz. Peygamber, Cuma namazı için mescide gelince, namaz kılmadan doğrudan minbere çıkmıştır. Sahabenin kıldığı rivayet edilen namaz ise, sünnetle ilişkisi olmayan nafile bir namazdır (İbn Kayyım, Zâdü’l-Meâd, I/118-119). Buna karşılık Hanefî, Mâlikî ve Şâfiî bilginlerine göre, Hz. Peygamber, Cuma namazının farzından önce tahiyyetü’l-mescid dışında, nafile olarak namaz kılmıştır. Hanefîler bu namazın dört rekat olduğunu, diğerleri ise belli bir rekat sayısıyla sınırlı olmadığını belirtmişlerdir (İbn Humam, Fethu’l-Kadîr, II/39; İbn Kudâme, Muğnî, II/250; İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, I/452). Sahih hadis kaynaklarında Hz. Peygamber’in Cuma namazından önce nafile olarak namaz kıldığına dair bir çok rivayet bulunmaktadır (İbn Mâce, Salat, 94; Buhârî, Cumu’a, 33, 39; Ebû Dâvûd, Salât, 244).

Hz. Peygamber’in Cuma namazından sonra nafile olarak namaz kıldığı konusunda ihtilaf olmamakla birlikte, bu namazın kaç rekat olduğu konusunda görüş farklılığı bulunmaktadır. Bu namaz, Ebu Hanife’ye göre bir selamla dört, Şâfiî’ye göre iki selamla dört, Ebû Yûsuf’a göre ise dört rekatta bir selam ve iki rekatta bir selam vermek üzere toplam altı rekattır (İbn Hümâm, Fethu’l-Kadîr, II/39; Şirbînî, Muğni’l-Muhtâc, I/451). Sahih hadis kaynaklarında yer alan bazı rivayetlerde, Hz. Peygamber’in Cuma namazından sonra dört, bazı rivayetlerde ise iki rekat nafile namaz kıldığı bildirilmektedir (Ebû Dâvûd, Salât, 244; İbn Mâce, İkâmetu’s-Salât, 95; Buhârî, Cumu’a, 39). İbn Teymiyye, İbn Kayyım gibi bazı alimler, konuyla ilgili çeşitli rivayetleri birlikte değerlendirerek, camide kılınırsa dört, evde kılınırsa iki rekat kılınabileceği görüşüne varmışlardır.

Zikredilen bu rivayetler, Hz. Peygamber’in Cuma namazından önce ve sonra, ismi ne olursa olsun evde ya da camide nafile namaz kıldığını göstermektedir. Bu itibarla, Cumadan önce ve sonra kılınan namazlar, Cuma namazına daha sonra yapılan bir ilave olmayıp, Hz. Peygamber’in uygulamasına dayanmaktadır.



ve zuhri ahirde öğle namazının farzi ve son sünnetidir..


diyanetın acıklamısını okudum ama pek anlamadım ...anladıgım kısmı burası ustte ekledıgım kısım....


devamı burada
Sayın cansever kardeşim; Cuma günü Cuma namazı vardır o gün öğle namazı yoktur.Zuhuri ahir diye bir namaz kılmaya da gerek yoktur.

Zuhuri ahirle namaz borcunun alakası yok.Cuma namazından sonra zuhuri ahir, yani son öğle namazı kılanların iddiaları acaba cuma namazımız olmadıysa diye şüphe ile kılınan namaz peygamber efendimizin sünnetide yok. zuhuri ahir kılmanın zararı ne dir derseniz Zuhuri ahir kılan cuma namazının çeşitli sebeblerle kabul olmayacağı şüphesiyle kılıyorlar islamda şüpheli ibadet olmaz, mesale ben desem ki abdestim var mı yomu desem abdestim yok sayılıyor. Cumam oldumu olmadımı diye şüpheye düşse kişi namazı olmadı hükmündedir.siz hayrettin karamanın yazısını gönderiyorum orda açılanıyor zuhuri ahirin kılınmayacağı

İslam hukuku profesörü Hayrettin Karaman’ın web sitesi

Soru:
Selamun aleykum hocam ben Şafii mezhebine bağlıyım. Cumanın farzı öğle namazı yerine geçiyor mu, geçiyorsa neden cuma farzından sonra bir daha öğle namaz kılıyoruz.

Cevap:
Cuma namazının farzı, öğle namazının farzı yerine geçiyor; bu konuda bir tereddüt ve tartışma yoktur. Tartışılan konu, "kılınan Cuma namazı sahih olmazsa öğle namazı ne olacak?" sorusu içinde yer almaktadır.
İmam Şâfiî'ye göre bir şehirde iki veya daha fazla yerde Cuma kılınmış ise önce kılanların (namazı diğerlerinden önce bitirenlerin) cuması sahihtir. Sonra kılanların cuması olmamıştır (batıldır) ve öğleyi yeniden kılmaları farzdır. Şâfii'ye göre hangisinin önce kıldığı belli değilse, hepsinin öğleyi yeniden kılmaları gerekir.
İmam Şâfiî'den sonra gelen ve ona tâbi bulunan Şâfiî müctehid ve fakihleri yukarıdaki hükmün, "ihtiyaç olmadığı halde cumanın birden fazla camide kılınmış olmasına ait" bulunduğunu; şayet caminin mükelleflere göre küçük olması gibi bir mazeret varsa birden fazla camide kılınabileceğini, böyle olunca da öğle -Cuma namazından sonra- öğle namazının farzını yeniden kılmanın farz olmayacağını, ancak sünnet olabileceğini ifade etmişlerdir.
Hanbelîlerin görüşü de Şâfiîlerinki gibidir.
Bu iki mezhebin tatbikatında Cuma namazı, ihtiyaç olmadığı halde birden fazla camide kılınmışsa ilk kılınandan sonrakiler bâtıl sayılmakta -şüphe halinde; yani hangi cemâatin namaz önce bitirdiğinin bilinmemesi durumunda hepsi bâtıl sayılmakta- ve öğle namazı yeniden kılınmaktadır.
Eğer Cuma namazı ihtiyaca binâen birden fazla camide kılınmış ise bu takdirde bâtıl sayılmamakta, ancak ihtiyaten öğle namazının kılınması tavsiye edilmektedir. Bugün hemen her şehir ve büyük köyün -cumayı kılsın kılmasın- namaz ile mükellef bulunanlarını bir cami almayacağına göre kılınan cumalar Şâfiîlere göre de sahihtir ve öğleyi kılmak farz değildir.
Hanefî mezhebinde tercih edilen görüş, İmam Muhammed'e ait olup "Bir yerleşim yerinde birden fazla camide Cuma namazının kılınabileceği" şeklindedir.
Cuma namazının bazı şartlar üzerinde -yukarıdakine ek- bazı ihtilaflar (ictihad farkları) vardır. Ancak bunlardan birini esas alarak Cumayı terketmek veya kıldıktan sonra -belki sahih olmamıştır diyerek- yeniden bir de öğlenin farzını kılmak doğru değildir. Kılınan Cuma namazının gerçekleşen şartları şu veya bu müctehide göre yeterli ise Cuma namaz sahihtir, öğle namazının da yerine geçmiştir.
Cuma namazının farzı iki rekattır. Bundan önce dört, farzdan sonra da dört rekat namaz kılmanın sünnet olduğuna dair güçlü deliller vardır. Böylece sünneti ve farzıyla beraber Cuma namaz on rekattır. Zuhr-i âhir (son öğle namazı) diye bir namaz yoktur; kılınması uygun değildir. İsteyen Cumadan önce de sonra da istediği kadar nafile namaz kılabilir (Geniş bilgi için benim "İslam'ın Işığında Günün Meseleleri" isimli kitabımın 1. cildine bakılabilir)..
Allahın selamı ve selameti üzerinize olsun.

Konu ayparcam tarafından (01-25-2008 Saat 11:25 PM ) değiştirilmiştir..
acizane isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 01-26-2008, 02:30 PM   #5 (permalink)
IslamGuL Ustasi

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.806
Konular: 1749
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
ben hanıfıyım ve kılıyorum vede kılacagım ınsallah...kımse namazın kabul oldu olmadı dıyemez...butun ıbadetler kabul olur ama derecesı farklı olur...yok cuman kabul olmadı ogleyı kıl dıye bır mantık benm matıgıma ters...ben kılmaya devam edecegım ınsallah...senede 3-4 cuma kılıyoruz zaten..detaylı sonra yazarım ınsallah
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 01-26-2008, 04:05 PM   #6 (permalink)
IslamGuL Ustasi

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.806
Konular: 1749
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
cuma namazı ve zuhri ahir

selamun aleykum

bu durumu az once ogle namzından sonra Kadırlı Merkez Camı Imamına sordum...ve Dıyanetın konuyla ılgılı acıklamasından alıntı yaparak anladıgım kadarıyla ve anlasılır sekılde yazmaya calısacagım...

Cuma namazının farzı iki rekattir.

Cumanın Sıhhat (Geçerlilik) Şartları

Fıkıh bilginleri, Cuma namazının geçerli olması için bazı şartlar ileri sürmüşlerdir. Bu şartlardan hutbe, şehir ve cemaat şartlarının Kurulumuzca değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmuştur.

1. Hutbe

Hutbe, Cuma ve bayram namazlarında, genel olarak, Allâh’a hamd, Rasûlüne salât ve Müslüman’lara nasihatten oluşan konuşmayı ifade eder.


2. Şehir

İslâm bilginleri Cuma namazının sahih olması için, Cuma namazının şehir veya şehir hükmünde bir yerleşim biriminde kılınması gerektiğini ileri sürmüşler, ancak şehrin tanımı konusunda ihtilaf etmişlerdir.


Hz. Peygamber, ilk Cuma namazını, Mekke’den Medine’ye hicreti esnasında Salim b. Avf oğullarının ikamet ettiği Rânûnâ adı verilen bir vadide kıldırmıştır (İbn Hişam, es-Sîretü’n-Nebeviyye, III/22).


Buna göre, farzı eda edecek sayıda cemaatin bulunduğu mezra, köy, belde, şehir gibi büyük veya küçük tüm yerleşim birimlerinde kılınan Cuma namazı sahihtir. Nitekim Diyanet İşleri Reisliği Müşavere Heyetinin (Din İşleri Yüksek Kurulunun) 16/04/1933 tarih ve 190 sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır.

3. Cemaat

Cuma namazının sıhhat şartları arasında ileri sürülen cemaat şartı; cemaati oluşturan en az kişi sayısı ve bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazının kılınıp kılınamayacağı şeklinde iki yönden ele alınmıştır.


a) Cemaati oluşturan en az kişi sayısı

Cuma namazının sahih olması için cemaatin şart olduğu konusunda bütün bilginler ittifak etmekle birlikte, gerekli asgari sayının kaç olduğu hususunda farklı görüşler belirtmişlerdir.


Hanefi Mezhebinde, Cuma namazının kılınabilmesi için, Ebu Hanife ve Muhammed b. Hasen eş-Şeybânî’ye göre, imamın dışında en az üç, Ebû Yusuf’a göre ise, iki kişinin bulunması gerekir (İbn Hümâm, Fethu’l-Kadîr, II/31; İbn Abidin, Reddu’l-Muhtâr, I/545). Şafiî ve Hanbelîlere göre, en az kırk (Şafiî, Ümm, I/328; Nevevî, el-Mecmû’, IV/353; Şirbinî, Muğni’l-Muhtâc, I/545; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/204); Malikîlere göre de on iki kişinin bulunması şarttır (Huraşî, Şerhu Muhtasari Halîl, II/76-77).


Şafiîler ve Hanbeliler görüşlerini, Hz. Peygamber’in Medine’ye gelmesinden önce Es’ad b. Zürâre tarafından Medine’de kıldırılan ilk Cuma namazında kırk kişinin hazır bulunduğunu bildiren rivayetlere dayandırmaktadırlar (Ebû Dâvûd, Salât, 216; İbn Mâce, Salât, 78). Bu mezheplere göre, bundan sonra Rasulullah zamanında kılınan Cuma namazlarında sayı kırk kişinin altına düşmemiştir. Ayrıca bunlar, Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe’den rivayet edilen “kırk kişi bulunan her yerleşim biriminde, Cuma namazı kılmak farzdır” haberi ile Ömer b. Abdilaziz’in, Şam ile Mekke arasında bulunan “miyah” halkına gönderdiği mektuptaki, “kırk kişiye ulaşınca Cuma namazını kılın” ifadesini delil olarak ortaya koymuşlardır (Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, III/177-178, H.No: 5398, 5399).

ust kısım dıyanetten alıntı yaptıklarım sımdı hocanın soyledıklerını yazmaya calısacagım


cuma namazının sahıh olması olması ıcın

caga gore fetva olmaz ancak Efendımız s.a.v zamanında pantolon yokdu dıye pantolon caız degıldır dıyemeyız..sonuca Allahu teala ve Efendımız nerelerımızı kapatmamızı gerektıgını belırtmıslerdır...cuma namazı ve zuhrı ahır ılede sunu soyleyebılırım..
cuma namazı aynı zamanda ogunku ogle namazının yerıne kılınır..yanı cuma namazı kılan bır kısı tekrardan ogle namazı kılmasına gerek yoktur..ancak cuma namazı kılan bır kısı zuhrı ahır kılamaz demeyelımde cuma namazından sonra kaza borcu varsa kaz yoksa nafıle namazı kılması daha ıyı olur dıyelım..yanı zuhrı ahır yokdur demeyelım...yanı bu sekıl namaz kılanları gubah ıslıyormus gıbı gormeyelım...sadece bu sekıl yanı hem cuma namazı kılıp hemde ogunku ogle namazını kılanlara senın kıldıgın zaten aynı zamanda ogle namazının yerınede gecmektedır..tekrardan ogle namazı kılmana gerek yok...nıyet ederken kaza namazını kılmaya veya nafıle namazını kılmaya dıye nıyet edelım...

cuma namazının kabul olması ıcınde bır vaktınde (yanı cuma gunu) 2 cemaat sayısı(mezheplere gore bu degısık ama hanıfılere gore 3 kısı olması)
3 hutbe okunması son olarak da devlet baskanı veya ımamla beraber cemaat olarak 2 rekat namazın eda edılmesıyle..cuma namazı kılınmıs olur


acızane kardesım Allah razı olsun sayende bende ogrenmıs oldum....ama bır ıbadetı yapanı gunah ıslıyormus gıbı uyarmayalım...sonucda o namazı ogle namazı olarak da kılan kısı sırk kosmuyor...ben mesala cuma namazının ogle namazının yerıne gecdıgını bılmıyordum ve ogle namazının yerıne kılıyordum...ınsallah bundan sonra kaza namazı olarak kılacagım
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 01-28-2008, 01:18 AM   #7 (permalink)
Yeni Üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1645
Mesajlar: 3
Konular: 1
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : acizane is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Alıntı:
CANSEVER´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
selamun aleykum

bu durumu az once ogle namzından sonra Kadırlı Merkez Camı Imamına sordum...ve Dıyanetın konuyla ılgılı acıklamasından alıntı yaparak anladıgım kadarıyla ve anlasılır sekılde yazmaya calısacagım...

Cuma namazının farzı iki rekattir.

Cumanın Sıhhat (Geçerlilik) Şartları

Fıkıh bilginleri, Cuma namazının geçerli olması için bazı şartlar ileri sürmüşlerdir. Bu şartlardan hutbe, şehir ve cemaat şartlarının Kurulumuzca değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmuştur.

1. Hutbe

Hutbe, Cuma ve bayram namazlarında, genel olarak, Allâh’a hamd, Rasûlüne salât ve Müslüman’lara nasihatten oluşan konuşmayı ifade eder.


2. Şehir

İslâm bilginleri Cuma namazının sahih olması için, Cuma namazının şehir veya şehir hükmünde bir yerleşim biriminde kılınması gerektiğini ileri sürmüşler, ancak şehrin tanımı konusunda ihtilaf etmişlerdir.


Hz. Peygamber, ilk Cuma namazını, Mekke’den Medine’ye hicreti esnasında Salim b. Avf oğullarının ikamet ettiği Rânûnâ adı verilen bir vadide kıldırmıştır (İbn Hişam, es-Sîretü’n-Nebeviyye, III/22).


Buna göre, farzı eda edecek sayıda cemaatin bulunduğu mezra, köy, belde, şehir gibi büyük veya küçük tüm yerleşim birimlerinde kılınan Cuma namazı sahihtir. Nitekim Diyanet İşleri Reisliği Müşavere Heyetinin (Din İşleri Yüksek Kurulunun) 16/04/1933 tarih ve 190 sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır.

3. Cemaat

Cuma namazının sıhhat şartları arasında ileri sürülen cemaat şartı; cemaati oluşturan en az kişi sayısı ve bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma namazının kılınıp kılınamayacağı şeklinde iki yönden ele alınmıştır.


a) Cemaati oluşturan en az kişi sayısı

Cuma namazının sahih olması için cemaatin şart olduğu konusunda bütün bilginler ittifak etmekle birlikte, gerekli asgari sayının kaç olduğu hususunda farklı görüşler belirtmişlerdir.


Hanefi Mezhebinde, Cuma namazının kılınabilmesi için, Ebu Hanife ve Muhammed b. Hasen eş-Şeybânî’ye göre, imamın dışında en az üç, Ebû Yusuf’a göre ise, iki kişinin bulunması gerekir (İbn Hümâm, Fethu’l-Kadîr, II/31; İbn Abidin, Reddu’l-Muhtâr, I/545). Şafiî ve Hanbelîlere göre, en az kırk (Şafiî, Ümm, I/328; Nevevî, el-Mecmû’, IV/353; Şirbinî, Muğni’l-Muhtâc, I/545; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/204); Malikîlere göre de on iki kişinin bulunması şarttır (Huraşî, Şerhu Muhtasari Halîl, II/76-77).


Şafiîler ve Hanbeliler görüşlerini, Hz. Peygamber’in Medine’ye gelmesinden önce Es’ad b. Zürâre tarafından Medine’de kıldırılan ilk Cuma namazında kırk kişinin hazır bulunduğunu bildiren rivayetlere dayandırmaktadırlar (Ebû Dâvûd, Salât, 216; İbn Mâce, Salât, 78). Bu mezheplere göre, bundan sonra Rasulullah zamanında kılınan Cuma namazlarında sayı kırk kişinin altına düşmemiştir. Ayrıca bunlar, Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe’den rivayet edilen “kırk kişi bulunan her yerleşim biriminde, Cuma namazı kılmak farzdır” haberi ile Ömer b. Abdilaziz’in, Şam ile Mekke arasında bulunan “miyah” halkına gönderdiği mektuptaki, “kırk kişiye ulaşınca Cuma namazını kılın” ifadesini delil olarak ortaya koymuşlardır (Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, III/177-178, H.No: 5398, 5399).

ust kısım dıyanetten alıntı yaptıklarım sımdı hocanın soyledıklerını yazmaya calısacagım


cuma namazının sahıh olması olması ıcın

caga gore fetva olmaz ancak Efendımız s.a.v zamanında pantolon yokdu dıye pantolon caız degıldır dıyemeyız..sonuca Allahu teala ve Efendımız nerelerımızı kapatmamızı gerektıgını belırtmıslerdır...cuma namazı ve zuhrı ahır ılede sunu soyleyebılırım..
cuma namazı aynı zamanda ogunku ogle namazının yerıne kılınır..yanı cuma namazı kılan bır kısı tekrardan ogle namazı kılmasına gerek yoktur..ancak cuma namazı kılan bır kısı zuhrı ahır kılamaz demeyelımde cuma namazından sonra kaza borcu varsa kaz yoksa nafıle namazı kılması daha ıyı olur dıyelım..yanı zuhrı ahır yokdur demeyelım...yanı bu sekıl namaz kılanları gubah ıslıyormus gıbı gormeyelım...sadece bu sekıl yanı hem cuma namazı kılıp hemde ogunku ogle namazını kılanlara senın kıldıgın zaten aynı zamanda ogle namazının yerınede gecmektedır..tekrardan ogle namazı kılmana gerek yok...nıyet ederken kaza namazını kılmaya veya nafıle namazını kılmaya dıye nıyet edelım...

cuma namazının kabul olması ıcınde bır vaktınde (yanı cuma gunu) 2 cemaat sayısı(mezheplere gore bu degısık ama hanıfılere gore 3 kısı olması)
3 hutbe okunması son olarak da devlet baskanı veya ımamla beraber cemaat olarak 2 rekat namazın eda edılmesıyle..cuma namazı kılınmıs olur


acızane kardesım Allah razı olsun sayende bende ogrenmıs oldum....ama bır ıbadetı yapanı gunah ıslıyormus gıbı uyarmayalım...sonucda o namazı ogle namazı olarak da kılan kısı sırk kosmuyor...ben mesala cuma namazının ogle namazının yerıne gecdıgını bılmıyordum ve ogle namazının yerıne kılıyordum...ınsallah bundan sonra kaza namazı olarak kılacagım
Sayın kardeşim cuma namazını kıldıktan sonra,kaza namazı kıkacaksan evinde kılarsın camide kaza namazı kılmak olmaz istersen hocalara sor.zuhuri ahir namaz değil ki hem bir vakitte iki farz namaz yok ya öğle namazı var ya cuma namazı var o gün cumadır cuma namazı var cuma günü öğle namazı yok zuhuri ahir de yok öğle bir namazı kılmaya gerek yok.sayın müslüman kardeşim birde sana önerdiğim siteyi ziyaret Allaha emenet ol


İslam hukuku profesörü Hayrettin Karaman’ın web sitesi

Konu ayparcam tarafından (01-28-2008 Saat 02:47 PM ) değiştirilmiştir.. Sebep: hakkinizi helal edin link vermek yasak
acizane isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 01-28-2008, 05:14 AM   #8 (permalink)
Moderator

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
sessizciglik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Yaş: 18
Üye No: 481
Mesajlar: 626
Konular: 136
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : sessizciglik is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Allah razı olsun ellerinize saglık ins

Kararlı Adımlarıma Yılgınlık Dayatan Sévdanın Sus İşarétiyim.
Kimsé ßilméz Kédérdén Kanayan, Ağır Yanlızlığımı...


BeKLeNeN GuN GeLeCeKsE CeKiLeN CiLe KuTSaLDiR...


««Ç-İ-L-£-K-£-$ »» Ne İrFaNDıR VeReN AhLaKa YüKsEkLiK Ne ViCDaNDıR,FaZiLeT HiSsİ İnSaNLaRDa ALLah KoRkU$unDaNDıR!(CİG£RİN Y@NSIN)


ÖLüM GüZ£L Ş£Y BuDuR P£RdE ArDInDaN HaBeR!GüZeL OLmAsAyDı ÖLürMüYdÜ PeYgAmBeR!!
sessizciglik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 02-01-2008, 08:53 PM   #9 (permalink)
IslamGuL Ustasi

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.806
Konular: 1749
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Alıntı:
acizane´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın kardeşim cuma namazını kıldıktan sonra,kaza namazı kıkacaksan evinde kılarsın camide kaza namazı kılmak olmaz istersen hocalara sor.

kardesım camıye gırınce neler yapmak gerekır..camıye gırınce oturmadan kaza veya nafıle namazı kılmak sunnettır...kaza namazını ıster evde kılarsın ıster camıde ...camı vakıt namazlarını kıolmak ıcın yapılmadı..muslumanların toplanması sohbet etmesı ve namaz kılmaları ıcın var....hayrettın karaman degıl kım derse desın camıde kaza namazı kılınır kılana gunah yazılmaz sevap yazılır...evde kılmak daha makbuldur ama...
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder