M. Fethullah Gülen Hocaefendi muhterem ebeveyniyle alakalı hatıralarını anlatıyor: Ben bildim bileli annemin hayatı çileli geçmiştir. Bir kere, onun bel ve ayaklarının ağrımadığı hiçbir devreyi ben hatırlamıyorum.
Ayrıca tifo dahil birçok ağır hastalık geçirmiştir. Ve yine bildiğim kadarıyla, belli bir devrede vücudunun tamamını Hz. Eyyüb gibi yara-bere sarmıştı. Bütün bunların yanında bakım ve görümünü yapması gereken, hayatta kalmış sekiz çocuğun anasıydı. Bütün bunlar da elbette onu fiziki olarak yıpratıp sarsmıştı.
Hele Alvar köyüne gidince annem tamamen yalnız kalmıştı. Büyükannem ablamı yanında alıkoyduğu için ev işlerinde ona yardım etme yükü bana düşmüştü. Çünkü evin en büyüğü bendim. Yaşım dokuz veya ondu. Bir taraftan hıfzımı tamamlıyor, diğer taraftan da anneme yardım ediyordum. Hamur yoğurur, yemek yapar, bulaşık ve çamaşır yıkamada yardımcı olurdum. Tabii ki yine de anneme düşen çok iş kalırdı. Bu arada koyun ve ineklerin sağımını da o yapıyordu. Velhasıl anamın hayatı bütünüyle çileydi. İşte bütün bunlara rağmen bizlerin yetişmesi için de amansız mücadele vermişti. Bu da bana tesir eden ve hayatımın bazı dönemlerinde yapmam gereken işlerde beni yönlendiren ve benim için süreklilik arz eden tesirler arasındadır diyebilirim. Annemin vefatında yanında bulunamadım. İstanbul'a gitmiştim. "Annemin vefatına dayanamam" der ve ondan önce ölmeyi arzulardım. Fakat sonra aklıma gelirdi ki, bu kadın benim vefatıma dayanamaz, çıldırır. Ne zaman ziyaretine gitsem, o hasta haliyle yanıma yaklaşır, ayaklarıma dokunur, çorapları yoklar ve, "Ayakların üşümüş" derdi. Çok basiretliydi. Bazen bazı arkadaşlarla alâkalı soru sorar, hizmetle ilgilenir, sorudan hoşlanmadığımı sezerse hemen konuyu değiştirir, çevresindekilere, "Ne duruyorsunuz? Şu Hacı'ya bir çay yapın da getirin" derdi. Şimdi bir türlü onun boşluğunu dolduramıyorum.
Benim babama, anneme ne kadar büyük saygım olduğunu herkes bilir. Mev'izeler hariç babamın yanında konuştuğum cümleler sayılıdır. Doğru veya yanlış; ama yetiştiğim muhitteki babaya saygının gereği olarak yaptım ben bunu. Burada unutmadan şunu da ilave edeyim ki, ben hayatımda bir defaya mahsus dahi babama doğru yani onun doğduğu ve şu anda medfun bulunduğu Korucuk'a doğru ayağımı uzatıp yatmadım. Benim ebeveyne karşı saygı anlayışım budur. Babamın da annemin de gölgelerine ayağımı basmamışımdır.
İSRAİLİN FİLİSTİNDE İSLEMİŞ OLDUĞU İNSANLIK SUÇUNA SEYİRCİ KALMAMAK VE (PEYGAMBER EFENDİMİZİN (S.A.V)ZÜLME KARŞI SESSİZ KALAN DİLSİZ ŞEYTANDIR) DEDİĞİ ŞEYTANLARDAN OLMAMAK İÇİN ZÜLUM VE İŞKENCE ALTINDAKİ FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZE DESTEK OLMAYA VE İSRAİLİ LANETLE KINAMAYA DUYARLI HERKESİ ÇAĞIRIYORUM....
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)