Geri git   > ISLAMGUL GENEL > Serbest Kursu
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et





Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-21-2008, 03:26 PM   #1 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 140
Mesajlar: 252
Konular: 63
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 2
REP Puanı : 19
REP Seviyesi : ummet is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
çanakkale'den Günümüze En önemli Mesaj

ÇANAKKALE'DEN GÜNÜMÜZE EN ÖNEMLİ MESAJ

Bugün 18 Mart.

Çanakkale Zaferinin yıldönümü.

Tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük savaş olan Birinci Dünya Savaşı. (Bazı tarihçiler buna Birinci Paylaşım Savaşı da diyorlar)

Savaşın en önemli cephelerden biri Çanakkale....

Adına İtilaf Devletleri denilen, bugün de emperyalist gayeleri uğruna her şeyi yapabilen Batılı devletler, bütün güçleri ile Osmanlı Devletine abanmışlar. İslam dünyasının o zamanki en büyük gücü olan Osmanlı Devletine... Tam da bu özelliğinden dolayı...

Ama becerememiş, hiç ummadıkları büyük bir yenilgiyi tatmış, çekilmek zorunda kalmışlardı. Maddi güç, maneviyat karşısında pes etmişti. Yüzbinlerce şehit pahasına "Çanakkale geçilmez" demişti ecdadımız. "Kınalı kuzular"ın akıttıkları kan, verdikleri can üzerine yükselmişti zafer.

Bu sonuç, sadece Birinci Dünya Savaşının değil, tarihin akışını değiştirmişti. Savaş uzamış, yardım alamayan Rusya'da Çarlık yıkılmış, Lenin öncülüğünde Komünist Ekim Devrimi gerçekleşmişti.

Pek çok özelliği dolayısıyla Çanakkale Savaşları, üzerinde ağırlıklı olarak durulmayı hak ediyor.

En zor şartlarda bile ümit kesmemek gerektiği,

Düşman ne kadar güçlü olursa olsun, yenilebileceği,

Maddi güç karşısında manaya sarılmanın önemi,

Allah'ın yardımı'nın hakkedildiği zaman geldiği/gelebileceği

Ve daha başka birçok şey...

Ama bence bugün, üzerinde en çok durulması gereken tarafı, bir ırkın veya ulusun değil ümmetin savaşı olmasıdır.

Osmanlı coğrafyasında bulunan her etnik kökenden Müslüman koşmuştur Çanakkale Cephesine. Küffara karşı "Halife"nin ordusunda yer almak için... Din için, vatan için, millet için, namus için, şeref için...

O yüzbinlerin içinde Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Çeçen, Boşnak, Tatar, Arnavut vb ümmetin her unsurundan insan var. (Emine Uçak Erdoğan'ın Yarımada Yayınlarından piyasaya yeni çıkan "Çanakkale Savaşı'nda Kürt Civanlar" adlı kitabında, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinden Çanakkale'ye savaşmak için giden çok sayıda Kürt'ün hikayesi anlatılıyor.)

Trakya'dan, Anadolu'nun kuzey, güney, doğu, batı her tarafından, o sırada Osmanlı'ya bağlı Irak'tan, Suriye'den, Arabistan'dan...

Sonradan Müslüman olmuş Ermeniler de var aralarında. Belki başka yabancı kökenli Müslümanlar da. Mesela Şanlıurfa'dan gidip şehit olan yüzlerce kişi içinde Müslüman olmuş Ermenilerin olduğunu öğreniyoruz. (Bakınız Ali Sözer "Şanlıurfa'nın Çanakkale Kahramanları" Sayfa: 47)

Osmanlı coğrafyasının dışından Müslümanlar da var Çanakkale'de. İngiliz ve Fransızların, sömürgelerinden "halifeyi koruyacaksınız" diye kandırıp getirdiği Müslümanlar... Bunların bir kısmı, çarpışmalar sırasında Osmanlı tarafından gelen ezan ve tekbir seslerini duyunca gerçeği anlayıp saf değiştiriyor veya savaşmak istemediği için geri saflara alınıyor.

İşte ben, Çanakkale'nin bu yönünü iyice araştırmak ve işlemek gerektiğini düşünüyorum.

Demek ki, ecdadımız, dün ortak manevi duygular etrafında birleşiyor, beraberce hareket ediyordu. Kimse kimseyi inkar etmiyordu. Allah'ın ayetlerinden olan farklıklar, bir iftihar veya hakaret konusu yapılmıyor, tam tersine zenginlik olarak kabul ediliyordu.

Ama şimdi?

Aradan çok mu zaman geçmiş? Şimdinin dünyasında da benzer şartlar yok mu? Emperyalistler, İslam dünyasını yine kuşatmışlar. İşte Filistin, Irak, işte Afganistan, Çeçenistan, işte diğerleri... Her akşam televizyonlardan naklen izlediğimiz içler acısı görüntüler, parçalanmışlığın sonucu değil mi? Bu kadar acı ve ızdırap yetmez mi? Neden biz de Çanakkale'lerden ders alıp ecdadımız gibi ortak düşmana beraberce karşı koymayalım? Başka çaremiz var mı?

Ama burada dikkate almamız gereken çok önemli bir husus var: Uzun zamandır aldığımız yanlış telkinler... Bu telkinler herkesi az veya çok etkilemiş durumda. Herkesin bu telkinlerin etkisinden bir anda kurtulmasını beklemek gerçekçi olmaz. Zaman gerekiyor. Ve bir de sabır. Ama öyle boş boş oturarak değil, çözüme katkı sağlamakla geçirilecek bir sabır. İçinden geçtiğimiz konjonktürü de dikkate alarak... Usuletle ve suhuletle
ummet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:22 PM .


vBulletin v3.7.1 Patch Level 1, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd


 

» Bize ulasmak için affeyle@gmail.com adresine mail atin )
sitemap Tags ilahiler program indir