Geri git   > ISLAM ILIMLERI > Sorular Ve Yanitlar
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Sorular Ve Yanitlar Kafaniza Takilan Sorular



İs arayanlar
Ek iş-ek işler-para kazanmak
evden iş ve kendi işinizi buldunuz
üye olup para kazanmak için TIKLAYINIZ
Dizi İzle
Diziler-Filimler-Fragmanlar
en son filimler-en son diziler
hepsini seyretmek için TIKLAYINIZ



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-13-2008, 01:15 AM   #1 (permalink)
Yeni Üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 2908
Mesajlar: 14
Konular: 6
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 36
REP Seviyesi : c@nsever is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Ayrılan eşlerin çocuklarına kim bakacak?

Soru: Komşumuzun baştan iyi giden aile hayatı sonraları bozuldu, bir türlü düzene girmedi. Sonunda ayrılmaya karar verecek kadar işi ileriye götürdüler.

Ancak çocukların kime verileceği konusunda anlaşamadılar. Bey çocukları kendi alması gerektiğini söylüyor, hanım da, "Ben çocuklarımı ölürüm de vermem, onların sevgi ve şefkate ihtiyaçları var" diyor. Bu konuda bazen bizi hakem olarak çağırıyorlar. Biz de sıhhatli bir bilgiye sahip olmadığımızdan pek isabetli şeyler söyleyemiyoruz. Ayrılan eşlerin henüz bakıma muhtaç olan çocukları dinî açıdan hangi tarafa verilmelidir? Israr eden beye mi, yoksa asla çocuklarımı veremem, diyen anneye mi?.. Bu konuda sıhhatli bilgiye ihtiyacımız var. Bilginizi bizimle paylaşırsanız sevineceğiz.

***

Cevap: Bence komşunun komşu üzerindeki ilk hakkı, ayrılmalarına yardım etmek değil, birlikte yaşamalarına destek verip yuvalarını yıkılmaktan kurtarmaktır. Bu ilk hak, asla ihmal edilmemeli, masum yavruların körpe ruhlarına, ayrılık acısını tattırma vebalinin ağırlığı ayrılmak isteyenlere baştan çok açık şekilde anlatılmalıdır.

Bu konuda düşen görev yapılıp da ümitler kesildikten sonra sıra çocukların kime verileceği sorusunun cevabına gelmiş sayılabilir.

Bilindiği üzere, henüz kendi bakımını üstlenemeyecek derecede küçük olan çocukların sevgi ve şefkat ihtiyacını ancak annenin karşılayacağında şüphe yoktur. Öyle ise, baliğ oluncaya kadar çocuklar annenin bakımına verilmeli, babaya da bu bakım masraflarını karşılama mükellefiyeti düştüğü hatırlatılmalıdır.

-Süt emiyorsa süt hakkı. Bakım hakkı. Çocuğun diğer ihtiyaçlarını karşılama hakkı babaya ait mükellefiyet olur.

Ekonomik imkanlarına münasip düşecek şekilde bu mükellefiyetlerini ödeyen baba, çocuklarını belli aralıklarla görme hakkına sahip olur. Anne, babanın bu ziyaret hakkına hiçbir şekilde engel olamaz.

Bu konularda geniş bir araştırma yapmış olan genç ilahiyatçılarımızdan Hilal ÖZAY hanımefendi, 'İSLAM HUKUKUNDA ANNE' kitabında takdir ve tebrike layık derecede sıhhatli bilgileri bir araya toplamış, ibretli örnekleri de istifademize sunmuştur.

Aydınlatıcı bulduğum bu örneklerden bazılarını arz edeyim izin verirseniz.

Bir defasında kadının biri kucağında yavrusuyla Peygamberimiz (sas)'e gelerek:

-Ey Allah'ın Resulü! demiş, şu oğluma şimdiye kadar karnım yuva, göğsüm pınar, kucağım da kundak oldu! Şimdi ise babası beni boşadı, çocuğumu benden çekip almak istiyor, lütfen bize yol gösterin! Efendimiz'in bu sızlanan anneye cevabı net olmuştur:

-Çocuğun bakımına ve yetiştirilmesine anne, babadan daha layıktır. Çocuk annede kalmalıdır!..

Bir başka ibretli örnek de Halife Hazret-i Ebu Bekir (ra)'in zamanında yaşanmıştır.

Ayrılırken çocuğunu almak isteyen babaya Halife, aynı şekilde cevap verdikten sonra sözlerine anne farkını anlatan şu veciz değerlendirmeyi de ilave etmiştir:

- Çocuklar için annenin kokusu, okşaması, şefkati, baba yanındaki petekli baldan çok daha lezzetli ve sevimlidir! Anne, evlenmediği müddetçe çocuk bakımına daha layıktır.

Kitapta, ayrıca çocukları sevdiklerinden ayıranlar hakkındaki hadis de çok çarpıcı geldi bana:

- Allah anne ile çocuğunun arasını açanın, kıyamet günü sevdikleri ile arasını açacak, çocuğu sevdiklerinden ayırdıkları gibi, kendileri de sevdiklerinden ayrı kalacaklardır!..

Bu hadis hem müthiş, hem de muhteşem bir îkazı da ifade etmektedir.

Demek ki ayrılık meselesi, sadece büyüklerin intikam duygularını tatmin edecek rahatlamadan ibaret bir olay değildir. Ortada masum çocukların körpe ruhlarının çöküntüye maruz kalmaları söz konusudur. Çünkü çocuklar önce anneyi sonra da babayı sever. Her iki sevdiklerinden de asla ayrılmayı istemezler.

Kim bunları bu sevdiklerinden ayırmaya kastederse, bilsin ki o da eninde sonunda sevdiklerinden mahrum kalacaktır, Allah (cc) masumların hakkını, sebep olanlardan böyle alacaktır.

Denebilir ki: Ayrılacak eşler, başka bir sevgi sebebiyle yavrularına bu ayrılık acısını yaşatacaklarsa, kendileri de sevdikleriyle aynı ayrılık acısını yaşayacaklarını düşünmeli, kararlarını ona göre vermeliler.

AHMED ŞAHİN
ZAMAN GAZETESİ
c@nsever isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla

Tags
ayrılan eşlerin çocuklar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:44 AM .


vBulletin v3.7.1 Patch Level 1, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd


 

» Bize ulasmak için affeyle@gmail.com adresine mail atin )
sitemap Tags ilahi indir ek isler ek isler memurlar kranke

ValidRank Button