Konuyu tasavvufi bir çerçevede ele almaktan ziyade, konunun muhatplarını bulması açısından tariki olarak, yani tasavvuf temeli sağlam olan tarikat mensubu sufileri ele alacağız inşallah.
Rabbim tevfikimizi versin inş.
Bilindiği üzere son dönem mürşidi kamiller vekillk konusuna içinde bulunduğumuz şartlar gereği yeni bir açılım veya tanım getirmişlerdir diyebiliriz. Bir şahsın başka bir şahsın vekilliğini yapması için onun kadar yada en az onun kadar ilme yada hissi melekelere sahip olması lazım gelir.
Fakat dediğimiz gibi hayatı içtimaiyenin farklılık arzetmesi ister istemez tarikatlarda böyle bir gelişmeyi öngörmüştür.Örneğin insanalrın fazlalaşması gibi...
VEKALET kişiye 3 sebepten dolayı veriliyor.
1: İlim ehli ise 2: Muhabbet ehli ise (hizmet ehli) 3: O kişinin tarikattan düşeceği korkusu var ise
Üçüncü bölüma sıl oaln vekalet manasını çıkarıyor zaten.
Aslında bu 3 tür vekalet sufilerdeki bulunan 3 haleti temsil eder.
Tasavvufun özünde teslimiyet vardır.Kişi mürşidine teslim olduğu ölçüde menfaatlenebilir. BU 3 sınıftada bu teslimiyet vardır fakat dereceelri farklıdır belkide bu farklılık onalri bu kısma ayıran nedenlerden biri olsa gerek.
Şimdi abiler bunları açıklayaqcak olursak
1: RUHÇULAR (hizmet eli, muhabbet ehli) Kimdir bunlar! Tesdlimiyetin en yoğun olduğu sufi grubu bu gruptur. Bu kişilerdeki herşeyde bir hikmet vardır anlayışı, çok iyi oturmuştur.Fakat teslim oldukalrı ölçüde artan makamları ilimsizliklerine takılır. YA orada olduğu gibi kalırlar yada karın içinde ki müthiş zarara uğrayanlardan olurlar.
Bu türün evliyalıklarıda gizli olur.Kendileri dahi bilmez, ihtimal dahi veremzler zaten böyle birşeyin muradı değildir ilk etaptaki amaçları.. Gerçi onlarırı bu tanıma koyanda bu halette kalmaları olsa gerek.Onlarda ki nefis muhasebesi buna zeten izin vermez.
En iyi hizmet bu sınıfta olmasına rağmen, bulundukları duruma binaen yetersiz ilmleri onları bazı toğplumlarda zor durumda bırakabilir.En büyük sorunlarıda bu olsa gerek.
İyi işler yapan kişilerin zahiri görüntüleri bu sınıf için birinci dereceden bir hüccettir.Her bir şeyi hikmetelri ile donatan rab bu sınıftan mürşidi kamil çıkmasını olanaklı kılmamıştır.
abi ki her insan yaratılış itibari ile fenafillah olma makamında yaratımıştır fakat abiler bunalr ayrı ayrı konulardır.Yeride şu an bu yazı olmasa gerek.
Fakat kendilerinde ki ruhçu özellik, onlara (men amene bil kader emine minel keder) manasını yaşatır.Buda hakkati arayan her bir kişiye doyamayacağı kadar yeterlidir inş.
Bilgisayarda ki veri yolu ne ise Bunlardada odur. Ve daha bir kaç şey...
2. Grup ise akıl ehli yada ilim ehli!!!
İlim ve akıl ehlini bir arada zikretmemizin sebebi ilim her kensdisni sahiplenene aklını kullanması gerektiğini usuller ışığında emreder.Daimi surette kişiye herşeyi sorgulattırır. TABİ bunun abzı negatif etkileri vardır ama bununda sorumluus ilim değil aklın yanlış sebepelr sonucu elde ettiği yanlış öngörüler olsa gerek.
Çünkü her nakli bilgilerinde temelinde akli deliller vardır. Tabi bizlerdeki akıl buna ne kadar muktedirdir o bilinmez.. BU SON PARAGRAF İTİRAZA MUHAL OLSA GEREK.
Mürşidi kamiller bu guruptan çıktığı gibi Aynı şekilde sufinin FASIĞI da bu 2. gruptan çıkması diğerlerien göre daha muhtemeldir.
Mürşdi kamillik her ne kadar kalnbi oslada temelini ilim oluşturur. Tabi bradaki kemalat nokatsındaki mürşi di kamil olarak ayırt etmek isteriz.
Bu tür sufiler mürşitlerine olan muhabbetleri, Allahu zülcelale olan muhabbetlerinden geçer.1. grubun ki debundan gecer fakat onalr bunu bilmeden yapmış, yada hakkı ile idrak edemedikleri için belkide bu tanıma maruz kalırlar (BURADA ki maruz kelamı olumsuz bir kelime olarak belirtmedik inş.)
Fakat 1. kısım olan ruhçuların tevfikiyeti, ilim ehli sufilerin tevfikiyetinden genelde umumen fazladır.
3. kısım ise bizlerin değimi ile köprüdekilerdir.
Bu kişiler ise sürekli surette tarikattan düşme ile karşı karşıyadırlar. Tabi bu hepsi için gecerlidir faklat emareelr hep bunalrın üzerinde toplanmışalrdır.
Bu insanalrın özentisi ruhçu kmlikli sufilerdir.RUHÇU KİMLİĞİ ARZULAR.Ruhçu kimlik ise ilmi grubu arzualr.
Fakat değil ki sıralama böyle olduğu için!
Bunun böyle olmasının birinci sebebi, ruhçulardaki öne çıkan tevazu elbisesi. Onlarda çok şık duru bu elbise. Tabi ilm ehli bu elbiseyi giymediği zaman...
İkinci sebebi ise köprüdekilerin kendilerinin hakkı ile bağlanaamasından ötürü yada normal şartlardada bağlanamamasından ötürü muhabbet ile bağlı olan ruhçular gibi olma isteği olsa gerek.
VE birilerini irşad etmek için yada yol gösterici olmak için illaki o kişinin kamili mükemmil olması lazım gelmez.Bazen birşeylerin tabi din cihetinde sağlığı için, mürşidi kamil; mükemmil olmayan bir müridi allahu zülcelalin isareti ile belirliyebilir.
Çünkü tasavvuf anlayışında kişinin, mürşidinin makamının küçüklüğü yada büyüklüğü o müride artı birşey kazandırmaz.Mürit mürşidnden amel ettiği ölçüde istifade edebilir.
Bu yüzden GENELDE ruhçu yada köprüde ki sınıfta olanların benim şeyhim üstün gibi kelamlar etmesi tamamen gerçekten uzak birşey olsa gerek.
Çünkü bizler onalrın makamlarını sorgulayacak pozisyonda değiliz.
silahınızla kuşanın ve kuşatın inş.
EY GÜL GERÇİ YÜZÜN NAZİKTİR, AMMA YİNEDE YÜZÜNÜ SEVGİLİNİN YANINA YANAŞTIRMA. HATTA YÜZÜNÜN SÜRMEYİ AKLINDAN BİLE GEÇİRME. ÇÜNKÜ O CAN ALICI VE NAZİKTİR
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)