Geri git   > ISLAM ILIMLERI > Tasavvuf
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Tasavvuf Tasavvuf Üzerine Hersey.





Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-29-2008, 09:27 PM   #1 (permalink)
Banned

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1339
Mesajlar: 2.136
Konular: 514
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 46
REP Seviyesi : zeliha06 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Dâimâ Hakk'i Fark

DÂİMÂ HAKK'I FARK

Abdülkâdir Geylânî Hazretleri başından geçen bir hâli şöyle anlatmıştır:
"Birgün gözümün önünde bir nûr peydâ olmuş ve bütün ufku kaplamıştı. Bu nedir diye bakarken nûrdan bir ses geldi:
"- Ey Abdülkâdir, ben senin Rabbinim. Bugüne kadar yaptığın amel-i sâlihlerden öyle memnûnum ki, bundan sonra sana haramları helâl eyledim." dedi.
Ancak hitap biter bitmez ben bu sesin sahibinin şeytan -aleyhi'l-la'ne- olduğunu anladım ve:
"- Çekil git ey mel'un! Gösterdiğin nûr, benim için ebedî bir zulmetten başka bir şey değildir." dedim.
Bunun üzerine şeytan:
"- Rabbinin sana ihsân ettiği hikmetle yine elimden kurtuldun! Hâlbuki ben yüzlerce kimseyi yoldan çıkarmıştım." diyerek uzaklaştı.
Ellerimi ulu dergâha açtım; bunun, Rabbimin fazlı olduğu idrâki içinde Cenâb-ı Hakk'a şükürler eyledim.
Cemaatten bu hâli dinleyen birisi sordu:
"- Ey Abdülkâdir, onun şeytan olduğunu nereden anladın?"
Abdülkadir Geylânî -kuddise sirruh- cevap verdi:
"- Sana, haramları helâl kıldım, demesinden!..."
KISSADAN HİSSE:
Her zaman ve mekânda Allâh'ın dînini bulanıklaştırmaya çalışanlar dâimâ mevcut olagelmiştir. Lâkin bu faaliyetin had safhaya ulaştığı demlerde her mümin için fârûkıyyet, yâni hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı, hayır ile şerri ve güzel ile çirkini birbirinden ayırt edebilme lüzûmu daha büyük bir ehemmiyet kazanır. Bugün, yukarıdaki kıssanın başka tecellîleri yaşanmakta ve birçok kasıtlı -güyâ- ilim erbâbı, İslâm'ın helâllerini harâm, harâmlarını helâl hâle getirme gayreti içinde cemiyete zarar vermeye çalışmaktadır. Dolayısıyla Abdülkâdir Geylânî Hazretleri'nin firâsetli davranışı ve fârukıyyet sıfatı hepimiz için büyük ehemmiyet arz etmektedir. Esâsen Geylânî Hazretleri'nin düstûru gâyet açıktır: Cenâb-ı Hak, peygamberine vermediği bir hakkı başkalarına aslâ vermez. Helâl ve harâmın, doğru ve yanlışın, güzel ve çirkinin ne olduğunu peygamber değil de, şeytan ve onun insanlar içindeki bilgili geçinen uzantıları mı daha iyi bilir? Aslâ... Cenâb-ı Hakk'ın böyle gâfillere hitâbı çok serttir:
"(Ey Rasûlüm! Şunlara) de ki: Siz, dîninizi (Allâh'ın gönderdiği dîni) Allâh'a mı öğretmeye kalkışıyorsunuz?" (el-Hucurât, 16)

zeliha06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:41 AM .


vBulletin v3.7.1 Patch Level 1, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd


 

» Bize ulasmak için affeyle@gmail.com adresine mail atin )
sitemap Tags ilahiler program indir