Geri git » ISLAM ILIMLERI » Tasavvuf
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 11-08-2009, 11:26 AM   #1 (permalink)
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 20
Tecrübe Puanı: 0
tevhit06 is on a distinguished road
Bir mürşide biat gereklidir.

Bir mürşide biat gereklidir.
Muhakkak ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.(Fetih suresi-Ayet 10)
Peygamberimize biat edenleri ve bu biatında sadık kalanları Cenab-ı Allah böyle methediyor Kur’an-ı Kerimde. Zaten inananlar bu biatlerini ruhlarının yaratıldığı gün vermişlerdir ki bu dünyada mümin ve Müslüman olarak yaşıyorlar.

Rabbimiz ruhları yarattığı zaman:
-“Elestü bi rabbikum” Ben sizin rabbiniz değil miyim? Diye sorunca inananlar:
-“Galu bela”( Evet ya rabbi sen bizim rabbimizsin) dediler. İnkarcılar ise Rablerini tanımayarak kendilerini yüceltip büyüklendiler.
İşte bu ruhlar alemindeki sözleşme (biat etmek) den dolayı;
“-Ne zamandan beri Müslümansın? “diye sorulduğunda:
“-Galu beladan beri” denilir.

Ruhlarımızın orada verdiği sözü dünya hayatımızda da tekrar pekiştirmek, teyit etmek gereklidir. Asr-ı Saadette yaşayan Ashab bu sözü bizzat Allahın Elçisi Peygamberimizin (SAV) elini tutarak tekrarlamışlardır.

Peygamberimizin ahirete irtihalinden sonra dünyaya gelenler bu rahmetten, yani biatlerini tekrarlamaktan mahrum mu kalacaklardır? Tabi ki hayır. Allah adil-i mutlaktır. Bir dönemdeki kullarına bahşettiği rahmetini diğer kullarından esirgemez.
Biat (Söz verme) kapısı kıyamete kadar açıktır. Peygamberimizden sonra gelenler de bu biatlarını Peygamber varisi Mürşit-Velilerin elini tutarak yaparlar. Vekilin vekile vekâleti caizdir, denilmiştir. Peygamberler Allah’ın elçileri, veliler de peygamberlerin vekilleridirler. Nitekim Cenab-ı Allah;

_ ”(Habibim,o ağacın altında) sana biat ederlerken senin elinin üstünde benim elim vardı.” buyurmuştur.Yani biat Allah’a yapılır,söz Allah’a verilir.Allah’a verdiği sözü bozan kendi aleyhine bozmuş olur.Sözünde sadık olanlar için de Allah mükafatlar vaat etmekte ve razı olduğunu bildirerek fetihle müjdelemiştir.
Andolsun ki o a_ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onlara güven duygusu vermiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir. (Fetih suresi-Ayet 18)
Peygamberimizin ashabı biatlerine öyle sadık kalmışlardır ki;Allah yolunda,din uğrunda canlarını, mallarını her şeylerini feda etmekten çekinmemişlerdir.
Akabe-i ûlâ gecesinde bîat eden ve on iki nakîbin biri bulunan Ubâde b. es-Sâmit (el-Ensârî el-Bedrî) radiya'llâhu anh'den:
Şöyle demiştir: Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem, etrâfında Ashâbından bir cemâat mevcûd olduğu halde buyurdu ki: "Allâh'a (ibâdette) hiçbir şeyi şerîk etmemek, sirkat etmemek, zinâ eylememek, evlâdınızı öldürmemek, kendiliğinizden uyduracağınız hiçbir yalanla (kimseye) bühtân etmemek, hiçbir (emr-i) ma'rûfda isyân etmemek üzere bana bîat ediniz (yâni benimle ahdediniz.) İçinizden sözünde duran olursa ecri (ve mükâfâtı) Allâh'ın zimmet-i fazl u keremindedir. Bu dediklerimden birini yapıp da ondan dolayı dünyâda düçâr-ı ikâb olursa bu ikâb ona keffârettir. Bunlardan birini yapıp da yaptığı fi'li Allâhu Teâlâ setrederse işi Allâh'a kalır: İsterse onu afv, dilerse onu ikâb eder." Biz de bu şart üzere ona (yâni Resûlu'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem'e) bîat ettik.
Peygamberimiz (SAV) Rıdvan Biatında bulunanları övmüş ve Câbir radiya'llâhu anh'den rivâyete göre şöyle demiştir: Hudeybiye günü Resûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem bize: Ey Hudeybiye seferinde bulunan Ashâbım, siz yeryüzündeki insanlaı1n en hayırlısısınız! buyurdu. Biz ise bu seferde bin dört yüz kişi idik. Bugün (gözlerimde amâ olmayıp) görebilseydim altında bîat ettiğimiz ağacın (kendisini değil) yerini size muhakkak gösterirdim!.
Bu gün toplumumuzun en fazla ihtiyaçlarından biri ve içine düştüğümüz durumdan kurtuluş reçetesi ahde vefa, Allah’a ve insanlara verdiğimiz sözlere sadık kalmak... Bunun aksi de Peygamberimizin buyurduğu gibi münafıklık alameti….
İlahiyatçı & Eğitimci Mehmet DABAK

 

tevhit06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-13-2009, 09:02 PM   #2 (permalink)
Moderator
 
ravza gülü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Yaş: 24
Mesajlar: 700
Tecrübe Puanı: 2
ravza gülü is on a distinguished road
Paylaşım için razı olsun... Bu konu hakkında paylaşımlarının devamını beklediğimide belirtmek isterim

 

__________________
DAMLA DÜŞMEYİNCE GÖL BULANIR MI ? RÜZGAR ESMEYİNCE DAL SALLANIR MI ?
DİL DEMEZSE KALP UYANIR MI ?
'I SEVEN KUL HİÇ KINANIR MI ?
ravza gülü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-15-2009, 12:50 AM   #3 (permalink)
IslamGul Dostu
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 805
Tecrübe Puanı: 3
TURAB is on a distinguished road
demekki gereklimis paylasiminiz guzel ALLAH razi olsun

 

__________________
HiZMET NiMETTiR FAKAT HiZMETTE iSTiSMAR iSE iHANETTiR
TURAB isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-22-2009, 10:37 AM   #4 (permalink)
IslamGuL Ustasi
 
CANSEVER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Yaş: 29
Mesajlar: 7.490
Tecrübe Puanı: 12
CANSEVER has a spectacular aura aboutCANSEVER has a spectacular aura about
Araf 172-Hem Rabbin Ademoğullarının bellerinden zürriyetlerini alıp onları nefislerine karşı şahit tutarak: "Rabbiniz değil miyim?" diye şahit gösterdiği zaman "Evet Rabbimizsin, şahidiz !" dediler. Kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu!" demeyesiniz,

Burda ınkarcılar Rablerini tanımadı dıye bısey yazmıyor...Yani benim burdan anladıgım sadece Müslümanlar değil Tüm Ademogulları dıye anlıyorum....
İkincisi ise o agacın altında biat etme sekli söz verme seklindedir... el opturme falan yokdur ...Yani bugunku gibi birinin elini opup onunde diz cokup cıkarken arkasını donmeden gıdenlerin biatıyla farklıdır...ölüm dahi olsa kacmamak uzere soz vermıslerdır....ama sımdıkı biatlar oyle degıl ve o agacıda Hz Omer RA daha sonra kestırdıgı rıveyet edılmektedır ve buna ınanırım cunku 4 halıfe donemınde tevhıd inancı hakımdı sonradan hurafeler dahıl olmusdur....

 

__________________


İnmemiştir hele Kur’an

Bunu hakkıyla bilin

Ne mezarlıkta okumak

Ne de fal bakmak için.

Mehmet AKİF ERSOY


Cin Suresi 18.Ayet Meali
- Mescidler süphesiz Allah'indir. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayin (ve kulluk etmeyin).
.
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-23-2009, 05:49 PM   #5 (permalink)
IslamGul Dostu
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 805
Tecrübe Puanı: 3
TURAB is on a distinguished road
İslâm’da “bîat” nedir, nasıl yapılır?

Kelime olarak, ahdetme, söz verme, birinin hâkimiyetini kabullenme, ona bağlılığını sunma mânâsına gelen bîat; İslâm hukûkuna göre, hilâfet makamına geçen kişinin eli üzerine el koymak veya musâfaha etmek (el sıkışmak) yoluyla bağlılığını göstererek itâat edeceğine dâir söz vermektir.

Tasavvuf ıstılâhında ise bîat; müridin, mürşidine sâdık ve bağlı kalacağına, ona kayıtsız şartsız teslim olacağına, her dediğini itiraz etmeden yapacağına dair söz vermesidir. Bu maksatla tarîkat mensupları arasında düzenlenen merâsime de, ‘bîat merâsimi’ denir.

Bir başka târifle bîat; şeyhten el alıp söz vererek, onun dostuna dost, düşmanına düşman olmak... Gerek rahat-ferah ve gerekse sıkıntılı zamanlarda ona itâat edip emrinden dışarı çıkmamaktır. (1)

ASHÂBIN PEYGAMBERİMİZE BÎATİ

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz, bir iş hususunda ashaptan bîat almak istediğinde, onlarla musâfahalaşır ve böylece ashâp, Resûlüllah’a (s.a.v.) verdikleri sözde duracaklarına dair itâat ve bağlılık için ahitte bulunmuş olurlardı.

İslâm hukukunda bîatin imama, yani Müslümanlar’ın devlet reisine yapılması gerekir. Halkın tamâmının bîatı, tatbikatta imkânsız olduğundan, devletin ileri gelenlerinin halkı temsîlen yapacakları bîatleri kâfi görülmüştür.

Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, ashâb-ı kiramdan muhtelif zamanlarda bîat almıştır. Meselâ Hicret’in altıncı yılında Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), ömre yapmak için 1400 Müslüman’la Mekke’ye doğru yola çıkmış; fakat Kureyş, Müslümanlar’ı Mekke’ye sokmak istemediğinden önlerine bir askerî birlik çıkarmıştı.

Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, Hudeybiye’ye kadar geldi. Anlaşmak için Hz. Osman’ı (r.a.) Kureyş’e elçi olarak gönderdi. Ancak onun dönüşü gecikince Peygamberimiz (s.a.v.), Semre denilen bir ağacın altında oturarak ashâbından, Osman öldürülmüş ise, ölünceye kadar Resûlüllah ile birlikte savaşacaklarına dair söz aldı. Onlar da kendisine bîat edip bu sözü verdiler.

Sonunda Hz. Osman (r.a.) geldi ve Kureyş ile Müslümanlar arasında on yıl süreli bir antlaşma imzalandı.

 

__________________
HiZMET NiMETTiR FAKAT HiZMETTE iSTiSMAR iSE iHANETTiR
TURAB isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Birden fazla mürşide bağlanılabilir mi? CANSEVER Tasavvuf 1 01-28-2010 05:09 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:12 AM .


Powered by MJTurkiye
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

ilahiler sefaat link degisimi memur


vBulletin Style by: islami forum
Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!

ilahi dinle Pasta Tarifleri