Geri git   > ISLAM ILIMLERI > Tasavvuf
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Tasavvuf Tasavvuf Üzerine Hersey.





Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-14-2007, 03:21 PM   #1 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.883
Konular: 1820
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Kur'an Işığında Tarikatçılığa Bakış

[BU SEKIL OLANLAR HATALI DIYORUM!!!!!!!(ve şirk kokuyor )


TARİKATLARA BAKIŞ


ÖNSÖZ



1- TASAVVUF

2- ÖLÜDEN YARDIM İSTEME

3- ARACILIK (Vesile ve Tevessül)

4- HER MÜSLÜMAN EVLİYADIR

5- EVLİYANIN YARDIMI

6- ŞEYHİN MANEVİ YARDIMI (Himmet)

7- YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE DUA

8- OLAGANÜSTÜ YOLLARLA YARDIM

9- MÜSLÜMANLARI BATIRAN ŞİRK

10- ŞEHİTLERİN SAVAŞMASI

11- GÖRÜNMEZ ERENLER

12- YÜCE VE ALCAK (süfli) RUHLAR

13- KURANDA ALLAHIN ELCİLERİ

14- BİLİNMEZİ (Gaybi) BİLME

15- ŞEYHLERE VAHİY

16- PEYGAMBERE MİRASCI OLMA

17- MUCİZE

18- KERAMET

19- İSTİDRAC

20- GİZLİ İLİMLER

21- KEŞF (Perdelerin açılması)

22- SEZGİ (Feraset)

23- İLHAM

24- ŞEFAAT

25- RABITA

26- İBADET

27- ALLAHIN GÖZÜKMESİ (Tecelli)

28- GİYİM KUŞAM

29- ŞEYH ÖGRETMEN OLMALI

30- İSLAMIN YAYILIŞI

31- HADİSİ ŞERIFLER

32- MEZHEP

33- İÇTİHAT

34- KUR´ANA DÖNMEK

35- SONUÇ

Kadın vücudu üzerinden para kazanan, din deyince tüyleri ürperen her gün dini hareketler uygulamalar örgütler ve hizmetler aleyhinde yayın yapan işi gücü Kur’an Kursları İmam Hatip Okulları başörtüsü, tarikatlar, din hizmeti için kurulmuş dernekler ve vakıflarla uğraşmak olan dedektif gibi bunları takip eden yalan yanlış haberler yapan gazeteleri ve kanalları evlerinize sokmayın satın alarak ve reklam vererek desteklemeyin aksi halde manevi sorumluluğunuzun ağır olacağını unutmayın

Konu CANSEVER tarafından (12-08-2007 Saat 09:29 PM ) değiştirilmiştir..
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 09-15-2007, 12:00 PM   #2 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.883
Konular: 1820
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
ÖNSÖZ
Her şeyimizi Allah'a borçluyuz. O ne yaparsa güzelini yapar. Gönderdiği son Elçi Muhammed, ailesi ve onu yürekten izleyenler, bereket ve esenlikler içinde olsunlar.
Bir Şeyh Efendi ve etrafında yer alan hocaların bazı görüşleri bana soruldu, yanlış buldum. Onlardan birine dedim ki; sizin bana ulaşan görüşlerinizde yanlışlıklar buluyorum, bir araya gelelim de bunları bana izah edin. O da konuyu kendilerine yazılı olarak iletmemi ve yapacakları bir hazırlıktan sonra görüşmemizin uygun olacağını söyledi. Bunun üzerine onlara bir yazı gönderdim.
Altı ay sonra, Şeyh Efendi ve tarikatın ileri gelen hocaları ile uzun bir görüşme yaptık. O görüşmeyi küçük ilavelerle yazılı hale getirdim. Bu yazı büyük bir ilgi gördü. Elden ele dolaştı. Fotokopi ile çoğaltıldı. Bazı dergiler ve gazeteler kısmen veya tümüyle bastılar. Türkiye'de ve Avrupa'da kitapçık şeklinde yayımlayanlar oldu. Bunların sayısının yüz binleri geçtiği tahmin edilmektedir.
Bu kitabın birinci baskısı, yukarıdaki görüşmeye yapılan eklerle hazırlanmıştır. Bu ekler, başka birkaç şeyhin görüşü ile bana yapılan itirazlardan ve sorulan sorulardan oluşmaktadır
İkinci baskı gözden geçirilmiş, "Müslümanları Batıran Şirk" bölümüne, II. Abdulhamid'in ulema ile ilgili bazı tespitleri ve Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na girme kararı ile ilgili belgelerde yer alan bir kısım ifadeler eklenmiştir.
Üçüncü baskı da gözden geçirilmiş, Kitabın sonunda yer alan “Medrese Eğitimi” bölümü yeniden yazılmıştır. Eski okuyucularımız bu bölümü oldukça farklı bulacaklardır.
Şeyhlerin görüşü ŞEYH EFENDİ, diğerleri MÜRİT, cevaplar BAYINDIR başlığını taşımaktadır.
Burada, Kur'an'a açıkça aykırı gördüğümüz hususlar yer almıştır. Bütün gayretimiz dikkatleri, Kur'an ayetlerine ve yer yer Hz. Peygamberin açıklamalarına çekmektir. Çünkü bunlar her müslümanı bağlar. Bunlardan ötesi yorumdur, sadece yorumcuyu bağlar. Bu sebeple zorunlu olmadıkça kendi görüşümüze yer vermedik. Her şeye rağmen hatalarımız olabilir. Onları gösteren olursa, düzelteceğimize ve bilimsel ölçülere uygun tenkitleri sonraki baskılara koyacağımıza söz veriyoruz.
Şimdiye kadar yapılmış iki tenkidin Kitaba eklenmesi düşünülmüşse de bilimsellikten uzak ve duygu yüklü olmaları sebebiyle vazgeçilmiştir.
Birinci baskı "Kur'an Işığında Tarikatçılık" adıyla çıkmıştı. Bu ad kitabın içini tam yansıtmadığından ikinci baskıda adı "Kur'an Işığında Tarikatçılığa Bakış" diye değiştirilmiştir.
Bu Kitap yararlı olmuştur. Konunun sırf ayetlerle anlatılması Kitaba olan güveni artırmıştır. Kalıcı etki yapması da bundandır.
Cennete giden yol açıktır, cehenneme giden yol da açıktır. Allah'ın tanıdığı cehenneme gitme hürriyeti engellenemez. Bizim yaptığımız sadece duygularının esiri olmadan aklını çalıştıranları Kur'an ile uyarmak ve öğüt vermektir.
Yüce Rabbim'den başarı niyaz ederim.

Doç. Dr. Abdulaziz BAYINDIR

Konu CANSEVER tarafından (09-15-2007 Saat 07:26 PM ) değiştirilmiştir..
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 10-05-2007, 10:09 PM   #3 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.883
Konular: 1820
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Sonuç

Son olarak şunun bilinmesini isterim ki, benim karşı çıktığım sadece Kur’an'a açıkça aykırı olan sözler ve davranışlardır. Bu davranışlar hangi ad altında yapılırsa yapılsın, bunlara karşı çıkmak her Müslü¬mana farzdır. Hz. Muhammed'in yolunda gitmenin gereği budur.
Bir hocanın etrafında toplanıp bir grup oluşturmak, Kur‘an ve sünnete uygun olarak İslam'ı yaşamak sadece takdir edilecek bir davranıştır.
Tutar da o hocaya ma¬nevi ma¬kamlar tanır, onu Allah ile kendi aranızda vesile ve vasıta kılar, insanları ona bağlanmaya ça¬ğırırsanız işte bunu kabul etmek mümkün ol¬maz.
Her türlü aşırılıktan uzak olarak Hz. Muhammed sallal¬lahu aleyhi ve sellemin gösterdiği gibi yaşa¬malı, dün¬yamızı ve ahiretimizi tehlikeye sok¬mama¬lıyız.
Bu tartışmalarda Allah rızasından başka bir gaye düşünülmemiştir. İnsan olduğumuz için hata yapmış olabiliriz. Allah rızası için sizden talebimiz şudur: Gördüğünüz hataları lütfen Kur'an ve sünnet ışı¬ğında tenkit edin ve doğrunun ortaya çıka¬rılma¬sına, İslam aleminin, düşülen bu bataklık¬tan sağ salim çıkmasına yardımcı olun.
Hidayet elinde olan Rabb’imizden, bizi Kur'an'a döndürmesini niyaz ederiz.

Başarı Allah'tandır.

Konu CANSEVER tarafından (10-05-2007 Saat 10:43 PM ) değiştirilmiştir..
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 10-06-2007, 01:48 AM   #4 (permalink)
Yeni Üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1065
Mesajlar: 1
Konular: 0
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : ehliislam is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
Alıntı:
CANSEVER´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Son olarak şunun bilinmesini isterim ki, benim karşı çıktığım sadece Kur’an'a açıkça aykırı olan sözler ve davranışlardır. .
Şimdi cansever kardeş Mevla Teala'nın ayeti kerimesinde Allah'a ulaştıracak vesile arayın diye geçmiyormu? Sana tarikata işaret eden rabıtaya işaret eden bir çok ayet yazabilirim..Allah'ın dostlarına onlara uymakla ilgili yani onlarla beraber olmak la ilgili onlara rabıta etmekle ilgili ayet de yazabilirim..Kardeş Kuranda ki bu işaretleri açıklayanda Bizzat AllahTeala ve Tekaddesin Ricalullah olan sevdikleridir.Bunları kendi kafamıza göre açıklamadık kizaten yapamayız böyle birşey küfre götürür estğfr..Haşa ne haddimize değil mi?

Alıntı:
CANSEVER´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu davranışlar hangi ad altında yapılırsa yapılsın, bunlara karşı çıkmak her Müslü¬mana farzdır. Hz. Muhammed'in yolunda gitmenin gereği budur.
Bir hocanın etrafında toplanıp bir grup oluşturmak, Kur‘an ve sünnete uygun olarak İslam'ı yaşamak sadece takdir edilecek bir davranıştır. .
Burada nur cemaatini takdir etmişsin anladık..(galiba birazda onlar sadece doğru yolda demek istemişsin)

Alıntı:
CANSEVER´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tutar da o hocaya ma¬nevi ma¬kamlar tanır, onu Allah ile kendi aranızda vesile ve vasıta kılar, insanları ona bağlanmaya ça¬ğırırsanız işte bunu kabul etmek mümkün ol¬maz..
İşte burada dur kardeş bak yukarda ilk aldığım yerde Kur-ana aykırı söz ve davranışlara karşı çıkyorum diyorsun bu sözlerinlede Kur-an'ı Kerime karşı çıkıyorsun bu ne tezat cansever kardeş.Resmen Kur-an'ı Kerimin ayetlerine karşı çıkıp Mevla'ya muhalefet oluyorsun.Kimse kimseye manevi makanlar tanıyamaz,Bu makamları dilerse Mevla verir.Sevdiğine ve Kullarınıda kendine ulaştırmak için o sevdiğini vesile kılar....SORUYORUM SANA BİR KULUN KALBİNDE ALLAH'TAN BAŞKA HİÇ BİR ŞEY OLMAMALI HER ZİKİRDE MEVLAYI İNDİRMELİ KALBİNE AMA ADAMIN BİRİ KALBİNE GÜZEL BİR ARABA GÖRÜP ONU İNDİRİYOR GÜZEL BİR EV GÖRĞYOR ONU İNDİRİYOR SÜREKLİ PARA HIRSINI KALBİNDE BULUNDURUYOR ZİNAYI KALBİNDE BULUNDURUYOR BUNLARI DÜŞÜNMEK ŞİRK OLMUYORDA bİR ALLAH DOSTUNU DÜŞÜNMEKMİ MEVLAYA ULAŞTIRMAK İÇİN ONU VESİLE EDİNMEK Mİ ŞİRK OLUYOR ? BU MU KUR-AN'A AÇIKÇA AYKIRI? O ZAMAN KARDEŞ SEN İMAM-I RABBANİ HAZRETLERİNİDE İNKAR EDİYORSUN ÇÜNKÜ ONLAR KUR-AN ÜZERE YAŞADILAR ONUN ÜZERİNE ÖLDÜLER. O İSE BU DİNİN MÜCEDDİDİ İDİ TARİKAT SİLSİLEMİZDE SEYYİDİMİZ SERTACIMIZ İDİ...sENİN İNANDIĞIN KUR-AN AÇIKLAMALARINI YAPANLAR İMAM-I RABBANİ HAZRETLERİNDEN DAHA MI ÜSTÜNDÜ?KARDEŞ SORUYORUM SEN NEYİ SAVUNDUĞUNU BİLİYORMUSUN NASIL BİR HATANIN İÇİNE DÜŞTÜĞÜNÜN KİMLERİ KARŞINA ALDIĞININ FARKINDAMISIN..ALLAH TELA BUYURUYOR BENİM DOSTLARIMI İNCİTENE HARP İLAN EDERİM SENİN BU YAPTIĞIN VE YAZDIĞIN SÖZLER BU MÜBAREKLERİ İNCİTMİYORMU SANYORSUN?ALLAH TEALA'YI KARŞINA ALDIĞININ FARKINDAMISIN?


Alıntı:
CANSEVER´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Her türlü aşırılıktan uzak olarak Hz. Muhammed sallal¬lahu aleyhi ve sellemin gösterdiği gibi yaşa¬malı, dün¬yamızı ve ahiretimizi tehlikeye sok¬mama¬lıyız. .
KARDEŞİM SEN PEYGAMBER EFENDİMİZ HAYATINI HAKKIYLA BİLSEYDİN İNANKİ BUNLARI YAZMAYA CESARET EDEMEZDİN ...sEN ONUN GÖSTERDİĞİ GİBİ YAŞASAYDIN ONUN GÖSTERDİĞİ BU YAŞANTIYI KUR-ANA AYKIRI DİYE TANIMLAMA CAHİLLLİĞİNİ VE GAFLETİNİ YAPAMAZDIN.

Alıntı:
CANSEVER´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Bu tartışmalarda Allah rızasından başka bir gaye düşünülmemiştir. İnsan olduğumuz için hata yapmış olabiliriz. Allah rızası için sizden talebimiz şudur: Gördüğünüz hataları lütfen Kur'an ve sünnet ışı¬ğında tenkit edin ve doğrunun ortaya çıka¬rılma¬sına, İslam aleminin, düşülen bu bataklık¬tan sağ salim çıkmasına yardımcı olun.
Hidayet elinde olan Rabb’imizden, bizi Kur'an'a döndürmesini niyaz ederiz.

Başarı Allah'tandır.

EĞER GERÇEKTEN ALLAH RIZASINDAN BAŞKA MAKSADIN VE GAYEN YOKSA YAZDIKLARIMA NEFSİNİ KATMADAN OKUMANI RİCA EDİYORUM KARDEŞİM NE OLUR DEFALARCA TEKERRÜR ET ONDAN SONRA İÇİNDE MUHASEBENİ YAP EĞER HALA BİŞEY ANLAMAMIŞSAN DİYECEĞİM KARDEŞİM ALLAH SENİ AFFETSİN VE ALLAH TEALA'NIN HİDAYETTEN NASİP VERMEDİĞİ KİMSELERİ DOĞRU YOLA BEN İLETEMEM BENİM İŞLİM DEĞİL MEVLA DİLEDİĞİNİ DOĞRU YOLUNA KOYAR VE SABİT KILAR DİLEMEDİĞİNİ KOYMAZ KİMSEDE BİŞEY YAPAMAZ ...

SELAMETLE KALIN
ehliislam isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 10-07-2007, 07:09 AM   #5 (permalink)
Yeni Üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1085
Mesajlar: 1
Konular: 0
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : dervis is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
selamünaleykum Hz.ömer(RA)söyle buyuruyor eger birkisi cennete gidecek deseler acaba o benmiyim diye umut ederim bir kisi cehenneme gidecek deseler acaba o benmiyim diye terettüt ederim diyor adalet timsali adalet deyince aklimiza Hz.Ömer gelir ALLAH bizleride onun gibi düsünenler´den eylesin AMIN---
dervis isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 10-08-2007, 09:49 PM   #6 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.883
Konular: 1820
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
hangi ayet yanlis

burada yazılanlar sadece kuranı kerım ayetlerıdır eger okursanız da ayetlerle cok guzel sekılde konu acıklanmıstır...yok hala bana sen ayetlerı yanlıs kullanıyorsun dıyorsan kuranı kerım mealı okumanızı tavsıye ederım...eger kı dedıgınız gıbı dogru yolda olsaydık bugun dunyayı yoneten ıslam olurdu...bugun dunyayı yoneten ıslam olmadıgına gore nerde hata yaptıgımıza bakmalıyız...

burda yazılan ayetlerdır...benı su sekılde suclayabılırsınız sen ayetlerı yanlıs yazmısın dıyın....ve yanlıs yazdıgım ayetı gosterın dusuncelrınızle degıl ayetlerle yorumlayalım

BUNLAR AYET

“İnananlar ve imanlarını şirkle bulandırmayanlar var ya işte güven onların hakkıdır; doğru yolu tutturanlar da onlardır.” (En’am 6/82)(İŞDE BIZDE BUNU YAPMAYA CALISIYORUZ BIZ MUSLUMANLAR SADECE ALLAH CC NUN HUZURUNDA EL BAGLAR SADECE O'NUN HUZURUNDA KIYAMDA DURURUZ...


"De ki: "Ben size, Allah'ın ha¬zineleri yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmem. Size, "İşte ben bir meleğim." de demiyorum. Ben bana vahyolunandan başkasına uymam." De ki: "Görenle görmeyen bir olur mu? Hiç zihninizi yormaz mısınız?" (En'am 6/50)
"De ki: "Eğer gaybı bilseydim, daha çok iyilik yapmak isterdim ve bana kötülük de gelmezdi. Ben, inanan kesim için bir uyarıcı ve bir müjdeciden başka bir şey değilim." (Araf 7/188)


İSRA 79-Gecenin bir bölümünde de sana mahsus fazla bir namaz olarak uykudan kalk. Kur'an ile teheccüd kıl; yakındır ki Rabbin seni övgüye değer bir makarna ulaştıra. 111-Ve şöyle de: "Hamd o Allah'a ki, hiçbir çocuk edinmedi; O'na mülkte bir ortak da olmadı; O'na aczi yüzünden bir yardımcı da olmadı." O'nu tekbir ile büyükle de büyükle!

“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu gösterir.
Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır. Her kim Allah’a dayanırsa o ona yeter. Çünkü Allah işini tastamam yapar. Allah her şeye, muhakkak bir ölçü koymuştur. “ (Talâq 65/2-3)

Kaf 21-Herkes gelecektir, yanında bir sevk memuru ve bir şahit olduğu halde.


Kur’an-ı Kerim’in mucizeliği süreklidir. Onu dün¬ya¬nın neresinde, kim ne zaman okur ve manasını anlarsa onun bir mucize olduğunu ve onu geti¬ren kişinin Allah'ın elçisi ol¬ması gerek¬tiğini kavrar. Al¬lah Teâlâ Kur’an'ı koru¬mayı bizzat üst¬lendiği için onun mucizeliği kıya¬mete kadar devam edecektir. Kur’an var oldukça Hz. Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna inanma mecburi¬yeti de var olacak ve yeni bir elçiye ihtiyaç kal¬mayacaktır.



Kerâmet Allah’ın bir nimetidir; bütün nimetler gibi ona da şükretmek gerekir. Mal, mülk, mevki ve makam gibi kerâmet de insanı saptırabilir. İnsan kerâmeti değil, Allah’ın rızasını aramalıdır.
Allah Teâlâ sıkışık zamanlarda mü‘min kullarına, şu veya bu şekilde mutlaka ikramda bulunur.


Alıntı:
ehliislam´isimli üyeden Alıntı
SORUYORUM SANA BİR KULUN KALBİNDE ALLAH'TAN BAŞKA HİÇ BİR ŞEY OLMAMALI HER ZİKİRDE MEVLAYI İNDİRMELİ KALBİNE AMA ADAMIN BİRİ KALBİNE GÜZEL BİR ARABA GÖRÜP ONU İNDİRİYOR GÜZEL BİR EV GÖRĞYOR ONU İNDİRİYOR SÜREKLİ PARA HIRSINI KALBİNDE BULUNDURUYOR ZİNAYI KALBİNDE BULUNDURUYOR BUNLARI DÜŞÜNMEK ŞİRK OLMUYORDA bİR ALLAH DOSTUNU DÜŞÜNMEKMİ MEVLAYA ULAŞTIRMAK İÇİN ONU VESİLE EDİNMEK Mİ ŞİRK OLUYOR ?

YA BUNUN SIRK OLMADIGINI KIM SOYLEDIKI BEN YAZMISIM GIBI YAZISIYORSUN....BAK KARDESIM BIZ MUSLUMANLAR SADECE ALLAH CC'NUN HUZURUNDA EL BAGLAR VE SADECE O'NUN HUZURUNDA KIYAMDA DURURUZ....KONUNUN BASLIGI KURAN ISIGINDA TARIKATA BAKIS...EGER YANLIS YAZILAN BIR AYET VE YANLIS MANADA KULLANILAN BIR AYET VARSA ONU SOYLEYIN BANA ...KENDI DUSUNCELERINIZI DEGIL....BUYRUN AYETLERLE KONUYU TARTISALIM....AMA DUSUNCELERINIZLE DEGIL...i


Alıntı:
ehliislam´isimli üyeden Alıntı
KARDEŞİM SEN PEYGAMBER EFENDİMİZ HAYATINI HAKKIYLA BİLSEYDİN İNANKİ BUNLARI YAZMAYA CESARET EDEMEZDİN ...sEN ONUN GÖSTERDİĞİ GİBİ YAŞASAYDIN ONUN GÖSTERDİĞİ BU YAŞANTIYI KUR-ANA AYKIRI DİYE TANIMLAMA CAHİLLLİĞİNİ VE GAFLETİNİ YAPAMAZDIN.

KARDES BEN AYET YAZDIM BASKA BISEY YAZMADIM...HANGI AYETI YANLIS YAZMISIM VEYA YANLIS YORUMLANMIS ONU YAZ....AYET YAZMAKTANDA HIC BIRZAMAN CEKINMEM BUYUR SIZDE AYETLERLE RABITAYI ,CEBRAIL A.S GOREN ONLARLA SOHBET EDEN SEYHLERINIZI SAVUNUN...RESIMLERINE ZIKIR CEKDIREN SEYHLERINIZI SAVUNUN....ALLAH CC NE YAKLASMAK ICIN O KADAR COK VESILE VARKI..NEYSE HANGI AYET YANLIS ONU SOYLEYIN

ALLAH CC'NE YAKLASMAK İÇİN VESİLE BUYRUN

Kur'an, kalplerde olan hastalıklara şifadır.

BENIM AMACIM BU....VE HATA VAR ISEDE AYETI SOYLEYIN HANGI AYET ISE INSALLAH


Mealden yanlış anlama ve uygulamaların ortaya çıkması mümkündür. Ancak dinin kaynağından bihaber bir hayat yaşamak daha büyük bir yanılgıdır. Vahyi anlama ibadetini yerine getirirken elde edilen sonuçlar mutlak hakikatlermiş gibi düşünülmemeli diğer müminler ile hakkı sabrı tavsiye bağlamında yanlış anlamalar giderilmeli ve vahyi (doğru) anlama çabası kesintisiz sürdürülmelidir.
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 10-21-2007, 10:15 PM   #7 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.883
Konular: 1820
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
1 – Tasavvuf

MÜRİT -Her şeyden önce şunu öğrenelim. Sen tasavvufu kabul ediyor musun, etmiyormusun?
BAYINDIR -Bu, tasavvuftan ne kastedildiğine bağlıdır. Tasavvuf, Kur’an ve Sünnete uygun olarak müslümanlığı yaşamak için bir hocanın etrafında bir araya gelmekse bunu güzel ve faydalı bulurum.
Şeyh Efendi bir öğretmen,bir yol gösterici, örnek bir insan olmaya çalışmalıdır. Ama tutar onu Allah ile kul arasında bir yere yerleştirmeye, onu bir vesile ve vasıta kılmaya, onun ruhaniyetinden yardım istemeye, manevi himmetinden yararlanmaya kalkışırsanız aşırıya kaçmış olursunuz. Bizim karşı çıktığımız bu aşırılıklardır. Kur’an ve sünnetin çizgisi dışına taşan aşırılıkları kim,hangi ad altında yaparsa yapsın kabul etmemiz söz konusu olamaz.
MÜRİT -Bizim tasavvuf anlayışımızı sana okuyayım.İmam Rabbanî Hazretleri Mektûbât’ında şöyle buyuruyor:
“Şunu bil ki, şeriatın üç bölümü vardır; ilim, amel ve ihlas. Bu üç bölümün hepsi gerçekleşmedikçe şeriat gerçekleşmez. Şeriat gerçekleşti mi, Hak Sübhanehû ve Teâlâ’nın rızasının kazanılması da gerçekleşir. Bu rıza öyle bir şeydir ki, dünya ve ahiret mutluluklarının tamamından üstündür. “Allah’ın bir rızası her şeyden büyüktür.” (Tevbe 9/72).Şeriat, dünya ve ahiretin tüm mutluluklarını garantilemiş olmaktadır.Şeriatın ötesinde ihtiyaç karşılayacak bir istek kalmaz.
Tarikat ve hakikat ki, sufilerbunlarla öne çıkmışlardır, üçüncü bölümü oluşturan ihlası olgunlaştırma hususunda şeriatın emrindedirler. Bu iki şeyden her birinin gayesi şeriatı mükemmelleştirmektir. Şeriatın ötesinde bir şey yoktur. ”
BAYINDIR - Bu tasavvuf anlayışını kabul edebiliriz. Ama sizin ortaya koyduğunuz şeyler buna aykırıdır.
MÜRİT - Bizim ona aykırı bir şeyimiz yoktur.
BAYINDIR -Bizim karşı çıktığımız, sadece Kur'an'a açıkca aykırı olan şeylerdir. Eğer bunlar Hanefî, Şafiî, Mâlikî, Eş‘ârî, Maturîdî gibi herhangi bir mezhebin görüşüne aykırı olsaydı bunu gözümüzde büyütüp sert tavır ortaya koymazdık. Mütevâtir olmayan hadis-i şeriflere aykırı bulsaydık üzerinde bu kadar durmazdık. Siz Kur‘an-ı Kerim’in çok açık ifadelerine aykırı şeyler söylüyorsunuz. Bunlar karşısında susarsak hesap gününün tek yetkilisi olan Allah’a, bunun hesabını veremeyiz.
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 10-21-2007, 10:17 PM   #8 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.883
Konular: 1820
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
2- Kabir Ehlinden Yardim

Kabir ehli, kabirlerinde yatan ölülerdir
MÜRİT -Şu hadisi kabul etmediğini söylemişsin:
“İşlerinizde ne yapacağınızı şaşırdığınızda kabir ehlinden yardım isteyiniz. ”
Bunun nesine karşı çıkıyorsun. Kabir ehlinden yardım istemek onlardan ibret almak demektir.
BAYINDIR -Öyleyse neden kabir ehlinden ibret alın, denmiyor da onlardan yardım isteyin deniyor. Hadis diye uydurulmuş o sözün Arapçasında “ ”istiânede bulunun, yani yardım isteyin, ifadesi geçer. Halbuki Fatiha suresinde "Yalnız senden istiânede bulunuruz." anlamında “iyyâke nestaîn ” âyeti vardır. Bu âyet, yardımı tek bir yerden, yani yalnız
Allah’tan dilememiz gereğini ifade eder. O zaman yukarıdaki sözle bu âyet açıkça çatışmıyor mu?
Fatihayı her namazda okuyup bu anlamı hep zihnimizde diri tutmamızın bir sebebi yok mudur?
Yukarıdaki sözü Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem' e mal edenlerin yanında yer almak size ağır gelmiyor mu? Hiç düşünmez misiniz, temel görevi Kur'an'ı anlatmak olan Hz. Muhammed'in Kur'an'a aykırı bir sözü olur mu? Sonra bu sözü Hz. Muhammed'den duyan yok.Onunla birlikte ya da ondan sonra yaşayanlardan böyle bir söz söylemiş olanyok. Bunu nakletmiş sahih bir hadis kitabı da yok. Bunların hiç biri yok.
Bunu size duyuralı çok oldu ama bu konuda siz de bir şey getiremediniz. Çünkü olmayan şey getirilemez.
MÜRİT - Aclûnî'nin Keşf'ül-Hafâ adlı kitabında var ya. Onun kitabında olması bizim için yeterlidir. Aclûnî büyük bir hadis alimidir. O da İbn-i Kemâl'in el-Erbaîn'inden almış.
BAYINDIR - Aclûnî bu eserini, halk arasında hadis diye bilinen sözlerin doğrusu ile asılsız olanını ortaya koymak için yazmıştır. Bu sebeple o kitapta çok sayıda uydurma hadis vardır. Aclûnî,kitabının başında Hafız ibn-i Hacer'in şu sözünü naklediyor: "Aslı olmayan hadisi kim nakletmişse Buhârî'nin Sülasiyyat'ında rivayet ettiği,Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin şu sözünün kapsamına girer : "Kim benden söylemediğim bir şeyi naklederse Cehennem'de oturacağı yere hazırlansın. "
Sonra alfabetik olarak hazırladığı kitabında hadislerin kaynaklarını veriyor. Ama bu sözle ilgili olarak sadece "İbn-i Kemal Paşa'nın el-Erbaîn'inde böyle geçmiştir."ifadesini kullanıyor. İbn-i Kemal Paşa'nın bu eserine baktığımızda da hadis diye söylediği o söz için hiçbir kaynak göstermediğini görüyoruz .Bu sebeple aslı astarı olmayan bu sözü hadis diye nakledenlerin "Cehennem'de oturacakları yere hazırlanmaları" gerekir.
MÜRİT - Yaşayan bir insandan yardım istemiyor muyuz? Bir veli ölünce ruhu, kınından çıkmış kılınç gibi olup ve daha çok yardım yapma imkanı elde eder. Bunlar bir çok tasarruflarda bulunurlar.
BAYINDIR - Yaşayan insandan yardım isteme konusuna biraz sonra geleceğiz. Ama veli ölünce ruhunun kınından çıkmış kılınç gibi olduğunun Kur’an’dan ve Sünnetten bir dayanağı var mıdır? Hz. Muhammed de ölmüştür. Onu hatırladığımızda ve kabrini ziyaret ettiğimizde ona salat ve selam getiririz. Yani Allah’ın rahmeti ve ebedi mutluluk onun olsun deriz. Böylece Allah’tan, Peygamberimize olan ikramını daha da artırmasını isteriz.Ama hiç bir duamızda Hz. Muhammed'den bir isteğimiz olmaz. Çünkü o zaman Hıristiyanların Hz. İsa’ya yaptığını biz Hz. Muhammed'e yapmış oluruz ki; bu, yoldan çıkmaktan başka bir şey olmaz.
Ölmüş bir velinin daha çok tasarrufta bulunduğunu, yani daha çok iş çevirebildiğini ifade ettiniz. Bu konuda dayanağınız nedir?
MÜRİT - Bir veli ölünce ruhunun kınından çıkmış kılınç gibi olduğunu söyleyen bazı büyük alimler var.
BAYINDIR - Ama her şeyi bilen Allah’ın kitabında bunun böyle olmadığına dair açık âyetler vardır.
“Allah ölüm esnasında ruhları alır, ölmeyenlerinkini de uykuda alır.Ölümüne hükmettiğini tutar, ötekileri belli bir vakte kadar salıverir.” (Zümer39/42)
Bu âyete göre Allah, ölülerin ruhunu, belli bir yerde, berzah aleminde tutmaktadır.
Kabirdekilerle ilgili olarak Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Dirilerle ölüler bir olmaz. Şüphesiz Allah dilediğine işittirir. Ama sen kabirdekilere bir şey işittiremezsin. ”(Fatır 35/22 )
Hz. İsa aleyhisselamın ahirette yapacağı konuşmayı veren şu âyet üzerinde düşünmek gerekir.
“...İçlerinde bulunduğum sürece onlara şahittim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun.Sen her şeyi görüp gözetirsin. ”(Mâide 5/117)
Büyük Peygamber Hz. İsa öldükten sonra ümmetinden habersiz oluyorsa, ölen bir velinin ruhunun kınından çıkmış kılınç gibi olması nasıl kabul edilebilir?
Herhalde şu âyet konuya nokta koyacaktır.
“Allah’ın berisinden Kıyamete kadar kendisine cevap veremeyecek olana dua edenden daha sapık kim olabilir? Oysaki bunlar onların duasından habersizdirler. (Ahqâf46/5)
Bazı meâller, âyetlerde geçen dua kelimesini ibadet diye tercüme ederek garip bir tutum içine girmişlerdir. Mesela bu âyette dua manasına iki ifade vardır. Bunlar ve kelimeleridir. Bu kelimeleri (ya'budu)ve (ibadet) diye tercüme etmek doğru olmaz.Çünkü Kur'an-ı Kerim'de o iki kelime de geçer. Her şeyi bilen ve yerli yerinekoyan Allah dileseydi burada o kelimeleri kullanırdı. Örnek olarak Hasan Basri ÇANTAY 'ın ayete nasıl meal verdiğine bakalım.
"Allah'ı bırakıp da kendisine kıyâmete kadar cevap veremeyecek kişiye (nesneye) tapmakta olan kimseden daha sapık kimdir? Halbuki bunlar, onların tapmalarından da habersizdirler. "
Bu gibi mealleri okuyanlar,âyeti puta tapanlarla sınırlayacak ve yaşadığı hayatla ilgilendirmeyecektir.
Arapça tefsirlerde duanın ibadet manasına olduğu ifade edilir.Bir Arap için böyle bir açıklamaya ihtiyaç vardır. Çünkü Hz. Muhammed sallalahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Dua ibadetin kendisidir.” “Dua ibadetin iliğidir, özüdür.” Arap o açıklamayı okuyunca duanın ibadet demek olduğunu öğrenmiş olur. Ama yukarıdaki meali okuyan bir Türk'ün böyle bir şeyi öğrenmesi imkansızdır. Bu bakımından Türkçe meal yapanların bu gibi hususlara dikkat etmesi gerekir.
Bu mealde, âyet metninde geçen " Allah'ın dunundan" ifadesi "Allah'I bırakıp da..." şeklinde tercüme edilmiştir. Bu tercüme de yanlış anlamalara yol açar. Yani bu tercümeden Allah'tan başkasına dua edenlerin Allah'ı büsbütün devre dışı bıraktıkları anlaşılabilir. Halbuki Allah'tan başka velilere tutunanlar, onların hep Allah'a çok yakın olduğuna inanmışlardır. Hiç bir kâfir veya müşrik, hiç bir gayrimüslim Allah'ın varlığını inkâr etmez. Ama Allah ile kendi arasında, yetkisi Allah tarafından verilmiş bir kısım aracıların olduğunu kabul ederek Allah'a boyun eğer gibi onlara da boyun eğerler.
Ateistler Allah'ı inkar ettiklerini söylerler ama başları daralınca Allah'a sığınırlar. Bu, onların inkarda samimi olmadıklarını gösterir.
MÜRİT- Kabirlere giderek hastalıklarına şifa bulanlar var. Bunlar en güvenilir zatların ağzından anlatılıyor, ona ne diyeceksin?
BAYINDIR- Benim bu gibi konularda bir şey söylememe gerek yok. Çünkü okuduğumuz ayetler bunun olamayacağını haykırıyor.
MÜRİT- Bir değerli büyüğümüz bayram sohbetinde şöyle demiş:
"Benim bir hemşirem(kız kardeşim) vardı, yürüyemezdi. Adana'da o zaman bulunan bütün doktorlara gittik, dışarıda hepsine gösterdik çare bulamadılar. Nihayet bize dediler ki, Toroslar’da bir zatın türbesi var, hastayı götürün orada bir gece durdurun.Allah'ın izniyle o zatın dua ve ruhaniyeti şifa vesilesi olur. Biz artık her türlü tıbbî ümidimiz kesildikten sonra oraya annemle birlikte hemşiremi sırtımızda götürdük. Geceleyin hemşirem birden bir feryad etti. Annem, acaba aklına, şuuruna bir şey mi oluyor, korkuyor mu? diye hemen yanına fırladı. Hemşirem halâ bağırıyordu. "İyi oldum, iyi oldum, yürüyorum, aman Allah'ım" diye haykırıyordu. Biz de hayretle yanına vardık. Sabahı beklemeden oradan döndük. Sırtımızda götürdüğümüz hemşirem yürüyerek eve geldi. "
Bu değerli zatın sözü ve tecrübesi bizim için önemlidir. Bu konuda sen ne diyeceksin?
BAYINDIR- Kabir ehlinden yardım istenebileceği kabul edildikten sonra arkasından ister istemez böyle şeyler gelecektir. Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuyor mu ki, "İnsan ölünce ameli yani işi biter. Üç kişi bunun dışındadır. Sadaka-i câriyesi olan, yararlanılan bir ilim bırakan ve kendi için dua eden salih bir evladı olan. "
Sadaka-i câriye, cami, çeşme ve köprü gibi halkın yararlandığı şeylerdir. Bunlardan insanlar yararlandıkça bu şahsın işi devam etmiş olur ve onun sevabından alır.
Yararlanılan ilim de sadaka-icâriye gibidir. Yaptığı bir ilmî çalışmadan insanlar yararlanıyorlarsa bu şahsın işi o konuda devam ediyor demektir ve bunun sevabından yararlanır. Hayırlı evlat da böyledir. Bunların hepsi hayatta iken yaptıkları işlerin birer devamıdır. Yoksa insan ölünce yapacağı bir işi kalmaz.
Anlattığınız olayda "Allah'ın izniyle o zatın dua ve ruhaniyeti şifa vesilesi olur." Diye bir söz geçti. Ölülerin diriler için duacı olmaları diye bir şey yoktur. Bu olabilseydi herkes hastasını Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin kabrinegötürürdü. Her halde onun dua ve ruhaniyeti daha etkili olurdu.
Her türlü tıbbî ümidin kesilmesinden sonra bir ölünün kabrine gidip ondan şifa beklemek akıl kârımıdır? Hiç düşünmez misiniz, dirilerin yapamadığı şeyi ölüler nasıl yapar?
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Dirilerle ölüler bir olmaz. Şüphesiz Allah dilediğine işittirir. Ama sen kabirdekilere bir şey işittiremezsin. ” (Fatır35/22)
Aslı astarı olmayan işleri halkın değer verdiği kişilerin yapması, üstelik iyi bir şey yapmış gibi tutuponu insanlara anlatması ne kötü.
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 10-21-2007, 10:17 PM   #9 (permalink)
IslamGul Dostu

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.883
Konular: 1820
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
MÜRİT- Ben bu zatın doğru söylediğine bütün kalbimle inanıyorum. Sen şimdi bunun olmadığını mı iddia ediyorsun?
BAYINDIR- Benimkisi bir iddia değildir, ayet ve hadislerin hükmüdür.
O hasta orada gerçekten şifa bulmuş olabilir. Ama bir ölünün şifaya vesile sayılması asla kabul edilemez. Dünyada sadece bu olay olmuyor ki, her türlü olaylar oluyor. Önemli olan bunların doğru yorumunu yapmaktır.
Aslında biz sırat köprüsünü bu dünyada geçiyoruz. Yanlış bir yorum ayağımızı kaydırabilir. Mesela Kadirî tarikatına mensup kişiler vücutlarına şiş batırırlar. Bazıları bunu, o tarikata mahsus bir keramet sayar. Diğer taraftan Hintliler özel dini günlerinde vücutlarına kılıç saplarlar. Keser sapı kalınlığındaki kamışları bir yanaklarından sokup diğer yanaklarından çıkarırlar. Eğer Kadirilerinki kerâmet ise bunun mucize sayılması gerekir. Aslında her ikisinin de dinle bir ilgisi yoktur.Yanlış olan onu din ile ilgilendirmektir. Bu bir hipnoz olayıdır. Hipnoz sayesinde bazı ameliyatlar uyuşturulmadan yapılıyor da hasta bundan dolayı bir acı hissetmiyor. Ben televizyonda bu şekilde bir açık beyin ameliyatı gördüm. Doktor ameliyatla meşgul iken hastaya, bir acı duyup duymadığı soruluyor, o da gıdıklanma gibi bir şeyler hissettiğini ama acı duymadığını söylüyordu.
MÜRİT -Öyleyse kabrin başında şifa bulma olayını da izah et.
BAYINDIR -Bakın Kur'an-ı Kerim'de şeytan çarpmasından bahsedilir. Şöyle buyrulur:
"Faiz yiyenler, sersemliklerinden dolayı başka değil, sadece şeytan çarpmış kimseler gibi doğrulurlar." ( Bakara2/275)
Şeytan çarpmış kimselerin nasıl doğrulduğu bilindiği için ayette bunun izahı yapılmamıştır. Şeytan çarpması elektrik çarpması gibi bir şeydir. İnsanı felç edebilir. Bazı organlar çalışamaz hale gelebilir. Tam doğrulamaz, yürüyemez, sersem gibi olur. Tıp bunaçare bulamaz.
O hanımefendiyi de şeytan yani cin çarpmış olabilir. Çünkü şeytan cinlerin kâfir olanıdır.
Şeytan onların, bir kabir başına gelip, ölüden medet umduklarını görünce hastayı bırakmış olabilir.Çünkü şeytan tecrübesiyle bilir ki kabir başları insanların duygu yüklü oldukları yerlerdir.Onlar burada kolayca saptırılabilirler.
Şeytan insanı saptırmak için her yolu kullanır. Zira o, Allah'tan yetki alınca şöyle demişti:
“İşte senin beni azgınlığa uğratmana karşılık andolsun ki, ben desenin doğru yolun üzerinde oturacağım.Sonra önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım. Sen de onların pek çoğunu artık sana şükreder bulamayacaksın." (Araf7/16-17)
Mutlaka böyle olmuştur demiyorum ama bu kuvvetli bir ihtimaldir. Fakat o ölünün dua ve ruhaniyeti ile şifa bulmanın ihtimali yoktur.
Buna benzer konulara sık sık girilecektir. Vesile ve tevessül konusu da bunlardandır.