 |
devami...
“Rehberiolmayanın, tek başına kalanın rehberi şeytandır” sözü, bir çok hadis-işerifin ortak manasını da ifadeetmektedir. Şöyle ki, Resulullah (A.S.)Efendimiz, Şeytanın insan kurdu olduğunu, herkese pusu kurduğunu ve cemaatten ayrılan, tek başına kalan kimseyi kolayca yuttuğunu haberveriyor. İşte Rahmet Peygamberi’nin uyarıları:
"Şeytan insan kurdudur; sürüden ayrılan, tek başına kalan koyunu dağdaki kurtnasıl kaparsa,cemaatten ayrılan kimseyi de şeytan öylece kapar.”(Ahmed,müsned,v,232-233Tabaranî el,kebir,no.345)
“Sizin cemaat halinde bulunmanız gerekir. Ayrılıktan, tek başına kalmaktansakının. Şüphesiz şeytan tek başına kalanla beraberdir. O, (Allah içinberaber olan) iki kişiden uzak durur.”(Tirmizî,fiten,7Ahmed,müsned1,18, Hakim,müstedrek,1,114)
“Şüphesiz Allahu Tealâ, ümmetimi sapık fikir ve fitne üzerinde bir araya getirmez.Allah’ın eli (rahmet ve desteği)cemaatin üzerindedir. Kim cemaattanayrılırsa ateşe düşer.” (Tirmizî,fiten,7,Tabaranî,el kebir Xll,342 )
Bu mealdeki hadislerin ortak manası ve uyarısı şudur: Dini tek başına yaşamaya kalkmayın. Allah yolunda birlik olun,alimlere uyun, takvaüzere giden cemaata sımsıkı yapışın. Tek başına kalanın kalbini şeytansarar, yolundan alıkoyar ve kolayca zarara sokar. Bu düşmanakarşıbirlik kalesine girin, Allah sevgisini siper edinin ve ölene kadarböylegidin. Emniyetiniz budur. Şu halde “başında bir rehberi olmayanınrehberi şeytandır” sözü Kur’an ve Sünnet’e aykırı değildir.
Tecrübelerde onu desteklemektedir. Bir üstada gitmeden, alim bir rehberi bulunmadan, peygamberlerden başka kâmil olan kimse yoktur. Maddi sanatve fenlerde de durum aynıdır. Başında bir usta olmadan hiçbir çırak,kolay kolay usta olamaz. Arifler demişlerdir ki: “Kendi başına büyüyenağaç yaprak açar, fakat meyve vermez. Verse de meyvesi yenmez.Bir edebehlini görmeyen gerçek edeb nedir bilmez. Bildikleri dekendisine yetmez.”
Kur’an ve Sünnet’i rehberleyaşamak:
Bazıları,“Biz Kur’an ve sünnete uyduktan sonra niye sapıtalım ki? Bizim emniyetimiz mürşide değil, Kur’an veSünnet’e uymaktır. Mürşide vemüridlerine lazım olan da bu değil mi?” diye soruyorlar.
Evet,hepimiz içimiz ve dışımızla ilahi hükümlere uymakla mükellefiz. Kâmil mürşidlerin bundan başka bir hedefi yoktur.Bütün mesele, her durumdaKur’an ve Sünnet çizgisinde giden Allah adamı olabilmektir. Buna ihsan makamında kulluk denir. Acaba bunun en güzel yolunedir? Sadece okumakmı, yoksa yolu bilene uymak mı? Mesafesi uzun, engelleri çok,tehlikeleri fazla, her yanı gizli düşmanlarla çevrili bir yolu,sadece tarifle mi gitmek emniyetlidir, yoksa yolu bilen bir rehberle mi?
Buyol, insanın benliğini aşıp hakikatına ulaşma yoludur. Bu yoldaki enbüyük engel insanın nefsidir. Bu yol,Alemlerin Rabbi’ne gerçekten kulolma yoludur. Onun etrafı düşmanlarla doludur. Yalnız gidilmez, yol çok uzundur.
Şeytandan yakayı sıyırmak mümkün mü?
Allah(C.C.) şöyle dedi: "Seno bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin. İblis,"Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbetteonların hepsini azdıracağım" dedi.(Sa’d,80-81-82-83).
Kur’an-ı Hakim bildiriyor ki, şeytan,ölene kadar hiç kimseden elini çekmez, ümidini kesmez, Bunun için yemini vardır.
O peygamberlere bile hile yapmak ister, ancak Allah’ın nuru onu engeller (Hac,52).
Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.(Nahl,99)
Rabbiniz,lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir.Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.( İsra,65)
Kâmilmürşidler şeytanın baş düşmanıdır; onlara yanaşmak ister, karşısındayine ilahi nuru bulur; siner,kaçar. Çünkü, onlar Alemlerin Rabbi’neteslim olmuşlardır. O da onları özel himayesine almıştır
Şeytanın şerrinden peygamberler ve veliler ancak Allah’ın yardımıyla eminoldular. Yolu bir kere Mekke’ye, beş defa tekkeye uğrayan bir müslümanondan kurtulduğunu nasıl düşünebilir?
Mürid,Allah’a yönelen kimse demektir.Şeytan en fazla bu kimselerle uğraşır.Bunun için her yolu dener. En iyi yaptığı iş vesvese vermektir. Açıkçagünaha sokamadığı müridi, yaptığı hayırlı amelleri ile azdırmayaçalışır. Ancak, mürşidine ve cemaatine bağlı sadık bir müridin bir taneşeytanı varsa, binlerce dostu ve yardımcısı mevcuttur.Onların bereketiyle hastalığını anlar, ilacına koşar. Ancak, kalbinideğil cebini düşünen, din değil dünya derdine düşen, niyeti sakat olduğuhalde sadık görünen kimseler, şeytanın maskarası, müslümanların yüz karasıdır. Bunlar mürşid değil şeytandır, mürid değil, münafıktır. Veonlar bizim konumuz dışındadır. Tek başına hakikatı arayan kimseyorulur, çoğu zaman şeytanın oyuncağı olur. Şeytan bu insana açıktangünah işletemez ise, yaptığı hayırlara yönelir. Bu yolla mümini zarara sokmaya çalışır, bunu da genelde başarır. Şeytan ilim sahiplerine dahaçok gizli günahları işletir. Onu gösteriş, kin, kibir, hased,gaflet,eşyaya aşırı muhabbet, makam hırsı, kendini beğenme, ameli ileövünme,insanları küçük görme gibi tesbiti güç, tedavisi zor günahlara daldırır.Başında bir mürşidi, çevresinde kendisini uyaracak kardeşleri olmayan kimse,asıl halini anlamadan ve bir çaresine bakamadan ölürgider. Sonuçta insan ağlar, şeytan güler.
Kaynaklar:
TÜRKÇE KUR'AN-I KERİM (DİYANETMEALİ)
İntisab ve Cemaat
Kaynakları ile Tasavvuf
|
|