Geri git   > ISLAM ILIMLERI > Tasavvuf
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Tasavvuf Tasavvuf Üzerine Hersey.





Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-08-2007, 05:48 AM   #1 (permalink)
Super Moderator

Profilime Git


Kullanıcı Profili
 
dilektasi66 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 28
Mesajlar: 6.088
Konular: 715
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 8
REP Puanı : 77
REP Seviyesi : dilektasi66 will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Arrow Hekimoğlu Ismail Ne Dedi?

HEKİMOĞLU İSMAİL NE DEDİ?(gönüller sultanı)
ARAŞTIRMACI-YAZAR:ALPEREN GÜRBÜZER

GÖNÜLLER SULTANI

Vazife:
Allah indinde din, İslâmiyettir. Gerçek müslümanlar bulunduğu müddetçe kıyamet kopmayacaktır. Demek ki İslâmiyet kıyamete kadar yaşayacak. Yaşanan bir din için Allah dine hizmetkâr olacak kullarını göndermektedir. İslâmiyete hizmet eden herkes, Allah'ın memurları hükmündedir. Görünmemekle beraber her birinin rütbesi vardır.
Keramet:
İslâmiyete hizmet edenlerin en belli vasfı keramettir. İslâmi ahlaka sahip olmak, İslâmi ilimleri bilmek bir bakıma keramet gibi görünse de, alışılmışın dışında bazı işlerin yapılabilmesi de kerametin en mühim şekli. İnsanlara, İslâmca yaşamayı verebilmektir.
Ayyaşların tevbesi:
İki ayyaş bir taraftan kadehleri boşaltırken, bir taraftan da çene çalıyorlardı:
-Seninki artık içmez oldu.
-Sorma yahu, bir hoca görmüş, kendisi hoca kesilmiş.
Kahkahayı bastıktan sonra:
-Adam hem içiyor, hem sakal bırakmış, hem de camiye gidiyor. Ha babam ha!..
-Görmesem inanmazdım.
Biraz sustular. İkisi de kadehlerini tutuyor, ikisi de sigarayı tellendiriyordu.
-Biz de gitsek mi?
-Anlamadım?
-Kafayı iyice çekelim, ceplere de birer tane yerleştirelim. Bagaja da dolduralım. Bakalım hoca ne yapacak?
Yine güldüler. Kadeh tokuşturdular. Bu karara sevinmişlerdi.
Bir hafta sonra sarıklı, cübbeli, entarili bir şahsın karşısına dikildiler. Ayakta duramayacak kadar sarhoştular.
-Para verdiniz, gidip için...
Onların hayatları ''içmek''ti. Hoca da için diyor. Hemen ayrılıp, arabanın yanına döndüler. Kendi tabirleriyle çilingir sofralarını kurup, içmek istediler. Mümkün değil. Tek yudum alamadılar. O zaman şişeleri taşa çaldı.
Tevbe:
Yarabbi, işlediğim günahlara tevbe ediyorum. Keşke işlemeseydim. Bir daha işlemeyeceğim...
Keramet mi?
Namaz kılmayan, namaza belki düşman olan kimseler abdest almaya başlıyor. İslâm okyanusuna giren bu adamlar titriyor, ürperiyor. Allah diye bağırıyor. Şubat ayındayız, mevsim kış. Soğuktan değil, hayatın değişmesinden dolayı titreyenler, rengi kireç gibi olanlar, yeni bir hayata geçenler, içkiye, kumara veda edenler,

meyhaneyi kapatanlar, namaza başlayanlar, sakal bırakanlar...
Gong!
Olup bitenleri anlamaya çalış. Bunlar akılla, kitapla izah edilemez. Şu ayyaşın abdest alışına bak! Şu komünistin Allah deyişini dinle! Şu kumarbazın maddeten ve manen ellerini yıkamasını seyret! Artık modern hayatın çölünde vaha kurulmuş. Artık İslami bir hayatın çizgileri çizilmiş. Artık ferman ferman üstüne inmiş, boyunlar bükülmüş, eller bağlanmış...
Çorba:
Müslümanlar para kazanın zengin olmayın, cümlesinin tatbikatı burada. Gönüller Sultanı, Asr-ı Saadeti, yirminci asra getirmeye çalışıyor. Yüzlerce, binlerce insana kendi kazancından çorba içiriyor, ekmek veriyor. Kimseden birşey almıyor. Herkese birşeyler veriliyor. Çorba ve ekmek bugünkü standartların dışında. Fakat sahabe çorbasına ve ekmeğine çok yakın.
Camiler yaptırmış tıklım tıklım dolu. Yatsı namazında üst üste secde ettik, imam kendisi...
Sonra camide halı üstünde uyuyanlar. Mevsim kış. Soğuk şiddetli. Üşüyen var, hasta olan yok... Dedim ya akıl üstü, kitap dışı şeyler... Hatta dışarıda, beton üzerinde yatanlar olmuş, yine hastalanan yok. Hastalıkları iyileşenlere de rastladım.
Kuyruk:
Yatsıdan sonra tekrar abdest aldım. Talimata göre artık konuşmak, yemek, içmek yok. Saat dokuz, üstü açık dört banyonun önünde, gusül abdesti için kuyruğa girmişler. Bekleyenlere dikkat ettim. Bunlara el yıkatmak mümkün değilken bu gece vakti, kar serpiştirirken, soğuk su ile gusül aldıran güç nedir?
Bekleyen çok diye, gittim gece yarısı saat birde geldim. Yine kuyruk var. Bu iş başka... Ben de gusül aldım söylenenleri gücüm yettiğim kadarıyla yapmaya çalıştım.
Mehenk:
Gördüğüm, duyduğum herşeyi İslâmın mehengine vurmaya çalıştım. Bildiğim kadarıyla İslâma aykırı bir hal yok. İslâmiyeti yaşama gayreti bir kısım kabahatlerin de üstünü örtüyor. Bir fakih, Allah diye bağırılmasını hoş karşılamadı. Halbuki bir kısım insanların vücut şehrinde değişmeler oluyor. Büyük fırtınalar içinde, en güzel feryad, yine Allah demektir.
Sürgün:
Düşünüyorum, bir kısım insanları devlet sürgün ediyor. Gönüller Sultanı kendi kendini sürgün etmiş. Şehirlerden uzaklaşmış. Tepeler üzerinde en basitinden yerler yapmış. Evler basit, cami büyük!.. Televizyon, radyo, gazete yok. Siyaset, parti iktidar hırsı yok. Şehirlerin günaha akan caddeleri, hileli hurdalı ticaretleri yok. Gayri ihtiyari zaman zaman kendi kendime sordum: ''Türkiye'de miyim?''
Irklar, kavimler kaynaşmış. Diller bir kelimede ittifak etmiş: Allah!
Su:
Dikkatle bakınca İslâmiyetin keramet gerçeği burada oldukça bol. Mesela asırlardır susuz olan bu topraklarda, bir yer kazılmış, su çıkmış. Bu sudan hergün binlerce kişi abdest alıyor, içiyor, yıkanıyor ve bahçeler sulanıyor. Kıraç topraklarda güzel bahçeler kurulmuş...
İlim Allah'ın, İslâm Allah'ın ve hepimizi yaratan Allah! Gönüller Sultanı bir insandır, Allah'ın askeridir. Emir almış, vazifesini yapıyor.
Falan köyün camisi cemaatsizmiş. Şimdi gençlerle dolu. Çünkü gönüller sultanını görmüşler.
Öğle tatilinde camiye koşan işçiler onu görmüşler.
Çantasını kenara bırakıp namaz kılan gençler, onu görmüşler.
İslâmiyetin Hak din olduğuna binler delil var. Biri de Gönüller Sultanının icraatı...
MENZİL'DE BİR GÜNEŞ BATTI

Menzil, varılacak yer demektir. Hiç kimse ''Falan yere gidin'' demedi, herkes oraya akın akın gitti. Evvela devlet gözetledi: ''Ne oluyor?'' diye, sonra Muhammed Raşid Efendi'yi gözetim altına aldı, sorgulaması yapıldı:
- Biz, kimseye gelin demiyoruz, onlar kendi istekleriyle geliyorlar. Onlara birşey de söylemiyoruz...
Şekilnde ifade verdi fakat, yakasını bir türlü bırakmadılar. Neticede o bizi bıraktı, dünya yurdundan ahiret yurduna göçtü.
''Allah indinde din İslâmiyettir'' buyuruluyor, ''Allah dinini kıyamete kadar koruyacaktır'' deniyor. Halbuki İslâmî eğitim hemen hemen yok edilmiş, günah selleri sevapları da alıp götürmüş, ortada ismi Müslüman fakat Avrupa hayatı yaşayan insanlar kalmış... Bu durumda İslâmiyet nasıl devam edecek?
Sebepleri yaratan Allah, bazen sebepleri aşarak icraatını sürdürüyor. Menzil'de bunun tatbikatını gördük.
Menzil Urfa yolu üzerinde, Urfa'ya yakın bir yer. Eskiden burası bir bozkırmış. Raşid Efendi'nin dedesi buraya gelip, gayet basit evler yapmışlar, birkaç haneden ibaret bir belde kurmuşlar. İşin en önemli yanı buradan bir su çıkmış, tadı değişik amma güzel. İçmeye, temizliğe bahçe sulamasına yetecek kadar. Sanki kendi kendilerini sürgün etmişler, şehirlerden kaçıp, ıssız bir yerde ikamete başlamışlar. Fakat milyonlarca insanın bulunduğu şehirlerde kendilerini yalnız hissedenlere inat, bunlara hergün binlerce insan akın akın ziyarete gelmiş. Evet, orada bulunduğum üç gün içinde hergün otobüsler, taksiler, minibüsler dolu insan gelirdi. Mahşeri bir kalabalık vardı. Bu insanları oraya çekip getiren neydi? Niçin geliyorlardı? Yaz, kış demeden, yorgansız, yataksız camide veya şurda burda nasıl yatıyorlardı? Ne yiyip ne içiyorlardı?
Evet, İslâmi öğretim ve eğitim yok edilirken, Müslümanlar sebeplerin dışında, İslâmiyet'le müşerref olup, İslâmiyet'in hakkaniyetine alenen inanıyorlardı.
Raşid Efendi, pek konuşmazdı, vaz-u nasihatte bulunmazdı. Sadece imamlık ederdi. Amma onu gören kötü alışkanlıklarını terk eder, bazıları sakal bırakır, dinî kıyafetler içinde işine bakardı. Nasıl ki, mıknatıs, demir cinsinden şeyleri mıknatıslandırırsa, o da yanına yaklaşana İslâmi hayatı aşılardı. Bu, elbette Allah vergisiydi. İslâm'dan uzaklaşan bir kısım kullarını Allah, bu şekilde İslâm'a çekiyordu. Her ırktan, her mezhepten, hatta her dinden insanlar gelirdi, bunları getiren sebebi anlamak mmükün değil, amma giden bir daha gitmek ister, sevdiklerini de götürürdü.
O, seyyiddi, ali beyttendi. Bu noktada düşünüyorum: Hazreti Ali'yi sevdiğini söyleyen, onun soyuna hürmetkâr ve bağlı olan Aleviler, bu seyyidden kervanına tâbi olsalar gerçek mânâda Hazreti Ali'ye de tabi olurlar. Seyyidler çok önemlidir, onlardaki hal ve tesir daha başkadır.
Raşid Efendi Arapça, Türkçe ve Kürtçe bilirdi. Menzil'de Kürt'ü, Türk'ü Arap'ı, kardeş kesilirdi. Böylece milli derdimizin dermanı idi, bir kısım bürokratlar kadrini bilmedi. Osmanlı Devleti'ni asırlarca ayakta tutanlar, Raşid Efendi gibi kimselerdi. Türkiye, bunların kıymetini bilmediği için şimdi başımıza PKK olayları çıktı. Çünkü İslâmiyet'i yaşamaktan başka bir gayesi olmayan Raşid Efendi ve onun gibiler sürekli gözetim altında bulunduruldu, sürgün edildi, ifadesi alındı, kısacası rahat bırakılmadı, olaylar PKK'lılara malzeme oldu. İslâmiyet her ırkı, her mezhebi, kısacası Müslümanlar'ı kardeş ederken bugünkü kavmiyetçilik, kardeşi kardeşe düşman etti. Raşid Efendi gibilere imkân tanınsaydı Güneydoğu hadiseleri olmazdı.
Dedik ya, ''O, seyyiddi''. Seyyidler kervanı yollara devam edecek, bu kervana katılanların dünya ve ahiretleri cennet olacaktır inşallah.





Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

dilektasi66 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 11-08-2007, 06:23 AM   #2 (permalink)
IslamGuL Ustasi

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Nerden: Kadirli'li
Yaş: 27
Üye No: 12
Mesajlar: 6.784
Konular: 1733
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 9
REP Puanı : 169
REP Seviyesi : CANSEVER will become famous soon enoughCANSEVER will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
BEN SAHSEN KERAMET ARAMIYORUM CUNKU YAPDIGIM IBADETLERI BIR BORC BILIYOR VE MUKAFATININ AHIRETTE VERILECEGINE INANIYORUM...ALLAHU TEALA SEVDIGI KULLARINA BU DUNYADA DA YARDIM EDER...BAZI SEYLERE INANMAMIN SEBEBIDE DIGER DINLERDEKI INSANLARIN KERAMETLER OLDUGUNU SOYLEMELERI VEYA BAZI GRUPLARIN SIRKLE SUCLADIKLARI GRUPLARINDA BEN BURDA KERAMET GORMESEM DURACAK KADAR SALAKMIYIM DEMELERI....YANI KENDINE GORE HERKES MUTLU...ORNEGIN BEN BUNLARIN HEPSINE KARSI CIKARKEN BENDE HUZURLUYUM MUTLUYUM DIYORUM....BU KISILERIN SAYESINDE BIRCOK KOTU YOLDA OLAN INSAN DOGRU YOLU BULDU DIYORSUNUZ...BENDE O KOTU YOLDA OLANLAR GIBIYDIM AMA BEN ALLAH CC VE EFENDIMIZIN SEVGISI KALBIME NASIL YERLESDI BEN BILE ANLAYAMADIM....VE BU INSANLAR DOGRU YOLDA ISE VE BU KADAR COK KERAMET GOSTEREBILILYORLARSA BUGUN KU MUSLUMANLARIN DURUMU NEDEN ICLER ACISI...

KURANI KERIMDE BIZLERIN IBRET ALMASI ICIN BIZLERIN DOGRU YOLU BULMASI ICIN O KADAR COK KISSA VAR KI AMA HIC BIRI BUNUN GIBI DEGIL...

“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu gösterir.
Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır. Her kim Allah’a dayanırsa o ona yeter. Çünkü Allah işini tastamam yapar. Allah her şeye, muhakkak bir ölçü koymuştur. “ (Talâq 65/2-3)
Yardım eden Allah olduğuna göre yardımı olağan yollarla da yapar olağan dışı yollarla da. İşte Allah’ın olağan dışı yollarla yaptığı yardıma kerâmet denir.
Kerâmet Allah’ın bir nimetidir; bütün nimetler gibi ona da şükretmek gerekir. Mal, mülk, mevki ve makam gibi kerâmet de insanı saptırabilir. İnsan kerâmeti değil, Allah’ın rızasını aramalıdır.
Allah Teâlâ sıkışık zamanlarda mü‘min kullarına, şu veya bu şekilde mutlaka ikramda bulunur. Yukarıdaki ayet bunu göstermektedir. İnsan bu ikramı kendinden değil, Allah’tan bilmelidir. Mal ve mülkle övünmek nasıl çirkinse kerâmetle övünmek de çirkindir.
Bedir Savaşı'nda sıkışan Müslümanların yardımına Allah Teâlâ melekleri göndermiş ama zaferin meleklerin yardımıyla değil Allah katından verildiğini de vurgulamıştır. Onu açıklayan âyet zihinlerimizde hep yankılanmalıdır.
“Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da; “İşte ben size birbiri ardınca gelen bin melekle yardım gönderiyorum” diyerek isteğinizi kabul etmişti.
Allah bunu, sadece size müjde olsun ve gönlünüz bununla rahatlasın diye yapmıştı. Yoksa zafer (meleklerden değil) yalnız Allah katındandır. Allah güçlüdür ve her şeyi yerli yerinde yapar.“ (Enfal 8/9-10)
Kendisinde kerâmetler görülen kimse kurtuluşa erdiğini zannetmemelidir. Dünya hayatı engebeli bir koşudur. Her an bir şeye takılıp düşebiliriz.
Ölünceye kadar kulluğa devam etmek gerekir. “Ölünceye kadar Rabbine ibadet et.” (Hicr 15/99)

Kadın vücudu üzerinden para kazanan, din deyince tüyleri ürperen her gün dini hareketler uygulamalar örgütler ve hizmetler aleyhinde yayın yapan işi gücü Kur’an Kursları İmam Hatip Okulları başörtüsü, tarikatlar, din hizmeti için kurulmuş dernekler ve vakıflarla uğraşmak olan dedektif gibi bunları takip eden yalan yanlış haberler yapan gazeteleri ve kanalları evlerinize sokmayın satın alarak ve reklam vererek desteklemeyin aksi halde manevi sorumluluğunuzun ağır olacağını unutmayın
CANSEVER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 11-08-2007, 04:00 PM   #3 (permalink)
Banned

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 249
Mesajlar: 5.381
Konular: 626
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 66
REP Seviyesi : ennur will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Yahu cansever bu günkü müslümanlarin halinin neden icler acisi oldugu yukardaki konuda cok güzel anlatilmis iyi oku konuyu...



Allah razi olsun bacim bu konu cok güzel menzili okadar güzel anlatmiski üstüne söyleyecek söz bulamiyorum...



Konu ennur tarafından (11-08-2007 Saat 04:04 PM ) değiştirilmiştir..
ennur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 03-31-2008, 06:44 PM   #4 (permalink)
Yeni Üye

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1684
Mesajlar: 15
Konular: 0
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 10
REP Seviyesi : GOOGLE is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
dusunmeliyiz
GOOGLE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 03-31-2008, 07:28 PM   #5 (permalink)
Banned

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1339
Mesajlar: 2.136
Konular: 514
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 46
REP Seviyesi : zeliha06 is on a distinguished road
İletişim
Takımı
Saat
''O, seyyiddi''. Seyyidler kervanı yollara devam edecek, bu kervana katılanların dünya ve ahiretleri cennet olacaktır inşallah.
zeliha06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:55 AM .


vBulletin v3.7.1 Patch Level 1, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd


 

» Bize ulasmak için affeyle@gmail.com adresine mail atin )
sitemap Tags ilahiler program indir