Geri git   > ISLAM ILIMLERI > Tefekkür
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et



İs arayanlar
Ek iş-ek işler-para kazanmak
evden iş ve kendi işinizi buldunuz
üye olup para kazanmak için TIKLAYINIZ
Dizi İzle
Diziler-Filimler-Fragmanlar
en son filimler-en son diziler
hepsini seyretmek için TIKLAYINIZ



Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-20-2008, 01:38 PM   #1 (permalink)
Banned

Profilime Git


Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 384
Mesajlar: 413
Konular: 72
Teşekkür Grafikleri
:
Rep Bilgisi
REP Gücü : 0
REP Puanı : 67
REP Seviyesi : ihvann will become famous soon enough
İletişim
Takımı
Saat
Fitri özelliklerimiz Ve Biz!


Sadece analizdir itiraza muhal olabilir abiler.Şimdiden hakkınızı helale din inş

İnsanlığın ilk yaratılışından itibaren kendi varlığı sebebiyle insanoğlu daimi olarak hep olağandan farklı bir arayış içine girmiştir. Bu belki de insanoğlunun yaratılışıyla gelen bir özellik olsa gerek. Tabi ki bu istek ve arzular belli dönemlere göre insanların belirli yaşam şekillerine göre değişiklik arz etmiştir.

Yaratılışındaki hikmetleri çözemeyen insan, kendisinde olan bu istek ve arzunun ne şekilde nereye yönlendireceğini bilememiştir. Hiç bir zaman kaybolmayan bu hevesi her zaman için ölçü aldığı şeyler doğrultusunda hareket ettirmiştir.Farklı konularda kariyer sahibi veya da yaşadığı toplum bakımından farklılıklar gösteren insan tipleri,her zaman için o arzu ve isteklerini bulunduğu konuma göre yaşadığı topluma veya da yaşamak istediği gibi yönlendirmiştir.

Dediğimiz gibi insanoğlunun yaratılış itibariyle gelen meşrepleri yok olmak değil de sadece bulunduğu veya da önem verdiği ölçüde ya yontulmuştur,Yada olumsuz gibi gözüken o fıtri özelliğini yüce Allah’ın emirleri doğrultusunda güzel hasletlere çevirmesini bilmiştir.Asıl üzerinde duracağımız nokta ise vaiz konumunda olan imamların veya herhangi bir mecliste hutbe irat eden bir hatip’in insanları kendi yaratılış itibariyle gelen fıtratındaki hasletleri terk etmesini istemesidir.onun yok edilmesini istemesidir.
Evet gerçekten hatip, ahiret saadeti açısından haklıdır. Bu gibi şeylerin bir şekilde silinmesi yönlendirilmesi lazım gelir.

Pekala nedir bu kişinin yaratılışı itibariyle kötü gibi gözüken halbuki mana dilinde bir çok hikmetler ile donatılan şey!bunları maddeler halinde verecek olursak
1)ADAVET(düşmanlık) 2)KİN 3)KAN AKITMAK 4)KISKANCLIK.Evet insanoğlunun yaratılışıyla birlikte gelen bu hasletler ne şekilde yok edilebilir veya da ne şekilde farklı yönlere yönlendirilebilir?

İşte dediğimiz gibi buğün hatipler çıkıp drahşan nasiyeleri oynatarak en iyi şekilde hutbe irad ederken ‘düşmanlık etmeyin, kin beslemeyin,kan akıtmayın,kıskançlık yapmayın gibi bir takım ifadeler kullanırlar.Pekala madem bu söylenilenler insanın meşrebinde olan şeyler ise nasıl engel olunabilir ki! Ne şekilde bu hasletler insanlardan terk ettirilebilir ki! Çünkü meşrep yaratılışla gelen bir olgu olduğu için,nasıl ki insanda yaratılışıyla ilgili olarak belirli aralıklar ile yemek yemeye muhtaç ise yani bu yemek yeme hasleti yaratılışının gereği olan bu zaruri durumu nasıl ki ona yemek yemeği gerektiriyorsa ve de bunu yok etmek veya da belli bir zaman bundan feragat etmek kişinin istikbalde ölümüne sebebiyet verebiliyorsa,insanla beraber yaratılan bu hasletlerde yaratılış itibari ile var olduğundan dolayı daha sonra ki yaşam evresinde bunlar sız düşünülemez .Çünkü insan olma işlevini bir nevi kaybeder. Çünkü yaratılışı o hal üzeredir.

Pekala bu durum böyle iken diyebilir miyiz ki;kişi mizacına ters bir işlevi yerine getir. Hayır diyemeyiz. Pekala kul mizacına ters düşmemesi açısından Allaha asi gelen durumlarda olsa onuda mı yapacak. Örneğin gidip meşrebi itibariyle olduğu için bir insanı mı öldürecek sorusu akla gelebilir.

İşte asıl nokta budur ki ‘DÜŞMANLIK ET.(kafire karşı)KİN BESLE(Allah’ın düşmanına)KAN AKIT(Allah için kurban kes)KISKANÇLIK YAP(ilim konusunda)

İşte Allah u zülcelal bu gibi yarattığı fıtri özeliğide bu şekilde yönlendirmemizi kullanmamızı istemiştir. Düşünsenize o hasletler bizlerde yaratılış itibari ile olmasaydı hak olan davamız adına kimseye düşmanlık besleyemeyecektik. İlimde yarışa girmeyecektik. Yapılan araştırmaya göre her insanda kan akıtma güdüsü vardır. Allah u Zülcelal de insanın bu durumunu bizlere kurban vererek gidermemizi bir nevi sağlamıştır. Yani bir hükmünde yatan binlerce onlarca hikmetinin olması bizlerinde İslam ı noktasında kolaylık sağlamıştır.

O yüzdendir ki bugün camilerde hatiplik yapan hocaların veya vaizlerin ve yada haftalık Cuma sohbetlerini hazırlayan müftülerimizin bu konuları iyi irdeleyip o şekilde bir yönlendirmeyle bu hasletlerimizi o şekilde bir nizama çekmemiz konusundan bizleri yönlendirebilirler.

Dediğimiz gibi kişi yaratılışı itibari ile bazı istek ve arzularla donatılmıştır. Buda kişinin bulunduğu yaş evresine veya da bulunduğu konum itibariyle değişkenlik gösterebiliyor. Örneğin ufak bir çocukta istekler ile donatılmıştır. Aynı ölçüde yetişkin olan bir insanda aynı istek ve arzular ile donatılmıştır. Çocuğun çocuk olması itibari ile istekleri o an ki aklının algıladıkları ölçüsünde değiştiği gibi yetişkin insanında aklının algıladıkları ölçüsünde istek ve arzularını yönlendirmiş olurlar.

Tabi ki aklında bu istek ve arzuları yerine getirmesi noktasında hangi sebepleri baz aldığına bakmamız lazımdır. Akıl bir olaya kara verir iken o konu ile ilgili belleğinde doğru veya yanlış eksik veya tam olan salt bilgileri alır, ve o bilgiler ışığında doğru olan kararı verir. Eğer ki aklın, hüküm verme noktasındaki o sebepleri yanlış algılanmış ise kişi tarafından o zamanda aklın hatalı bir karar vermesi tabidir. Akıl aslında yaratılış itibari ile hata yapmaz. Akıl a hata yaptıran sebepler zincirindeki ön bilgileridir.

O yüzden kişinin istek ve arzuları da o aklın karar vermesi ile gerçekleşmiş olur. Ve ortaya iki netice çıkmış olur.Birincisi doğru bilgilerle donatılan aklın istekleri karşısında doğru kararlar vermesi,ikincisi ise yanlış veya eksik bilgiler ile donatılan aklın yanlış kararlar vermesidir. Bu verilen kararlarda arzu ve istek noktasında olduğu için kişiyi orta halli değil de, ya çok doğru bir çizgide ilerlemesini sağlıyor veya da o istek ve arzularını yanlış yönlendirmeler sonucu önüne geçilemeyecek bir hal alabiliyor.

Aklın temayül ettiği her şey istekler doğrultusunda gerçekleşir. Eğer ki o istek dinsel ve toplumsal olarak aykırı bir şey ise o insanın o konuda yanlış veya eksik salt bilgiler ile dolu olduğunu göstererek ve böylece kendi aklına da hata yaptırmış olur. Buda kişinin ölçü aldığı veya da almak zorunda olduğu bu kavramları iyi algılamadığına veya bu konular ile ilgili eksik düşüncelerin onda hasıl olduğunu gösterir.

Her çağda veya günümüzde ki tüm yanlışlıklarda kişinin yanlış bilgiler ile donatılması veya da vakıf olduğu konuya eksik vakıf olmasıyla meydana gelmiştir.Tabi bir de buna yönledirmeyi bilmediği bazı istek ve arzuları da karışınca doğru olan bilgisini bile o istek e arzuları onu bulandırmış olur. O yüzden hakikate ulaşmasıda zorlaşır.

Bunun altında yatan temel neden ise kişinin özellikle dini konularda yaşamak istediği gibi algılamasına bağlıdır.işte bunada isetk ve arzu denir bu istek ve arzularını ölçü aldığı şeylerin içine koyarak benimsemesi ortaya hakkın içinde batılın var olmasına sebebiyet veriyor.Resulullah efendimizin de 1400 yıl önce dikkat çekmek istediği bir konudur.batılın hakka karışması veya da hakkın batıla karıştırılmak istenmesidir. Tabi bilinçlide olsa bilinçsizde olsa bir şekilde hasıl oluyor.veya da bunu bilinçsiz yapan avamın bilinçli yapan düşmalara bir öğrenci bir yardımcı hatta ki farkında olmadıkları halde onların yani İslam düşmanlarının en büyük silahı haline gelebiliyorlar.

silahınızla kuşanın ve kuşatın inşallah

(((Faniyim,fani olanı istemem. Acizim aciz olanı istemem. Ruhumu rahmana teslim eyledim,gayri istemem.İsterim fakat bir yar-i baki isterim.İsterim fakat bir şems-i sermed isterim.Hiç ender hiçim,fakat bu mevcudatı umumen isterim)))))))))))))))))))))))))
ihvann isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş :)
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4.5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:36 AM .


vBulletin v3.7.1 Patch Level 1, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd


 

» Bize ulasmak için affeyle@gmail.com adresine mail atin )
sitemap Tags ilahi indir ek isler ek isler memurlar kranke

ValidRank Button