 |
Allah korkusu ve Allahtan korkmak nedir ? Biz Müslümanlar En çok Allahı sevdiğimiz gibi en çok ta ondan korkarız. Peki nasıl oluyorda Hem sevgi ve hem de korkumuzu aynı anda kalbimizde barındırabiliyoruz ?
Müslümanın Allahtan korkması nasıl olur ?Siz şöyle düşünebiliyor musunuz ! Çevremizdeki, Herhangi bir şeyden hem korkacaksınız ve hem de ona çok büyük bir sevgi bağı ile bağlanacaksınız. Bu olası mı ? İnsan korktuğu bir şeyden ve bu korkuyu devamlı yaşadığı sürece ancak nefret eder ve ona gönülden bağlanamaz.
Ama bu benzetme Allah korkusu için geçerli değildir. Çünkü İnsanda Allah sevgisi, Allah korkusundan daha baskındır : Şimdi size sorarım Hangi birimiz Allaha korkumuzdan iman ettik ve hangi birimiz sırf Kalbimizdeki Allah aşkı ile ona bağlandık ve ona iman ettik ?
İnsan sevdiği ve ona gönülden bağlandığı sevgilisinden nasıl korkar ?
İnsan sevdiği ve ona gönülden bağlandığı sevgilisinden ancak, onun sevgisinin yitiremesinden korkar.Bu korkuyu aramızda beşeri aşka sahip olanlar en iyi şekilde idrak eder ve anlarlar. Leyla mecnun aşıkını yaşayanlar ………Yani bu sevgiyi kaybetmesinden ve sevgilisin de kendisine sevgisinin azalmasından hatta bu sevgisinin tamaman yok olmasından korkar. İşte müminlerin Allahtan korkması ve kalblerindeki taşıdığı Allah korkusu budur. Bu korku Allahın kulunu terk etmesi korkusudur.
Bu korku Allaha karşı gelme ve ona isyan etme ve kafir olmak korkusudur. Bu korku gönüllerdeki Allah aşkını kaybetme korksudur. Bu korku imanı kaybetme korkusudur. Bu korku Allahın rızasını kazanamama ve onun nefretini kazanma korkusudur.
Kur'an bize şu duayı öğretiyor: 'Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalblerimizi kaydırma. Bize katından bir rahmet ver, şüphesiz Sen çok bağış yapansın.' (Âl-i İmran, 3/8İşte bu yüzden ki, Müslüman Allah sevgini kaybetmek istemez, Daima ve sürekli olarak Allah sevgisini kazanmak ister ve bu sevgisini ona zikir ile, Ona sürekli itaat ve emirlerine bağlılık ile gösterir ki, O zaman en büyük korku onları tasalandırmaz. Korktukları tek şey Allaha karşı gelme korkusudur ki, bu durumda Allahın hiç sevmediği en aşağı kul olacağını bilirler ve bunun sonucu cehennemde de yanacağını bilirler.
'Allah onları, onlarda Allah'ı severler.' (Maide;54)
Allahu Zülcelal başka bir ayet-i kerime de şöyle buyurmuştur;
'İman edenlerin Allah'a sevgisi (her şeyden) üstündür,( sağlamdır.') (Bakara;165
Tekrar ve ısrarla söylüyorum. Müslümanın korkusu cehennem korkusu değildir. Allah sevgisini kaybetme korkusudur, o sevgiyi kaybettiklerinde her şeyi kaybetmişlerdir ve artık yaşamlarının da bir öneminin oılmadığını bilirler ancak Hayvanca hatta daha aşağı bir yaşam yaşayacaklarını bilirler hem ahiret hem de dünya hayatını kaybettiklerini bilirler
27/9. "Ey Musa! Gercek su ki, Ben, guclu ve Hakim olan Allah'im"
27/10-2. "Degnegini at!" Musa, degneginin yilan gibi
hareketler yaptigini gorunce, arkasina bakmadan donup
kacti. "Ey Musa! Korkma; Benim katimda peygamberler
korkmaz; yalniz haksizlik eden bunun disindadir. Kotu
hali iyilige ceviren kimse bilsin ki Ben suphesiz
bagslarim, merhamet ederim
Musa’nın asa mucizesinin
anlatıldığı başka bir bağlamda, asasının yılana dönüştüğünü gördüğünde arkasına
bakmadan kaçtığı ve bunun üzerinde de Allah’ın kendisine “korkma; çünkü benim
katımda peygamberler korkmaz”dediği anlatılmaktadır. Bu anlatımda onun korku
psikolojisine işaret edilmekte ve bu psikolojisi nedeniyle Allah tarafından
korkmaması noktasında uyarılmaktadır. Kur’an onun bu korkusuna işaret ettiği gibi,
kaçma eylemi de korku psikolojisinin ortaya çıkardığı bir tepkidir.
Korku ve endişe, canlı organizmaların duygusal nitelikleridir ve gerçek bir
tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında insandan oluşan kaygı duygusuna işaretederler. Korku ve endişenin ileri düzeyde oluşu, davranış bozukluklarına işaret eder,ki bu bozukluklar psikiyatri biliminin inceleme ve iyileştirme alanında kabul edilmektedir. Bununla birlikte, korku duygusu tehlikeden uzaklaşarak güvenli alana
kaçma eylemini oluşturur ki bu her insanda var olan savunma mekanizmalarından
biridir. İnsanda korku ve endişeyi oluşturan nedenler, nesne ve olayların tehlike ve zararları konusunda bilgi sahibi olmasıdır.
Müminler ahirette kendilerine güvende gelirler ve hem de Allahın gazabından güvende olarak, telaşsız ve korkusuz bir şekilde emin olarak gelirler ve yüzleri de nur saçar.
ENAM-82- İman edenler ve bu imanlarına zulüm karıştırmayanlar var ya, güven işte onlar içindir, doğru yolda olanlar onlardır
İnananlar ve kendilerini bütünüyle Allah'a adayanlar, Allaha isyan etmeyenler, Dosdoğru namaz kılan ve zekatını verenler, Namazlarında huşu içinde olanlar, inançlarına şirki bulaştırmayanlar... İşte güvencede olma bunların hakkıdır, doğru yolda olanlar da bunlardır.
Enbiya 102: 102- Onlar cehennem ateşinin uğultusunu duymazlar ve ebedi olarak canlarının çektiği nimetler içinde kalırlar
Enbiya - 103 O en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılarlar: "Bu size o vaat edilen gününüzdürOnlar cehennem ateşinin uğultusunu duymazlar ve ebedi olarak canlarının çektiği nimetler içinde kalırlar."
Ayette geçen "hasiseha" uğultusu kelimesi, musiki vurgusu ile anlamını tasvir eden kelimelerdendir. Bu kelime vurgusu ile ateşin alev alev yanarken çıkardığı sesi aktarmaktadır. O korkunç sesi canlandırmaktadır. Hiç kuşkusuz bu, insanı ürperten, tüyleri diken diken eden bir sestir. Müminler, fiilen bu ateşi tatmak bir yana, yanarken çıkardığı sesten, müşrikleri dehşete düşüren bu büyük panikten kurtulmuşlardır. güvenli bir ortamdadırlar ve Melekler onları sevgi ile karşılıyorlar. Bu korkunç ve dehşet verici ortamda içlerine güven duygusunu akıtmak için onlara eşlik ediyorlar.
"Onları o en büyük korku ürkütmez. Melekler kendilerini `Bugün, size vaktiyle vaadedilen gündür' diyerek karşılarlar."Bilindiği gibi, ahirette insanların en mutluları, Allah'ı en çok sevenlerdir. Ancak bu nimetler sevginin kuvvetiyle ölçülür. Kul Allah sevgisini ancak dünya da kazanır. Sevginin aslından mümin ayrılmaz. Allahu Zülcelal bir ayet-i kerime de şöyle buyurmuştur;
'Allah insanın içine iki kalb koymamıştır.' (Ahzab;4)
|
|